Özel Röportaj: Dilara Pars 🏇🏼

Kuraklık biniciliği etkileyebilir mi?
Özel Röportaj: Dilara Pars 🏇🏼

Ocak/Şubat - BMW - Dünyahali
BMW i ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Bireysel olarak katıldığınız binlerce yarıştan sonra kazandığınız başarıların ardından sırada bu kez hepimizin aynı takımda olduğu bir yarış, bir mücadele var: iklim krizi ile mücadele. Sizce iklim krizinin etkileri binicilik sporunu nasıl etkiliyor? Bu sporun geleceğine dair öngörüleriniz neler?

Dünyamız her geçen gün bir çok krizle karşı karşıya kalıyor. Aslında krizlerin hepsinin temel sebebi biz insanlar olup yarattığımız sorunlara kriz ismini vererek onlara bir çözüm aramaya çalışıyoruz. Bu yarattığımız krizlerden en ciddisi fakat maalesef bir o kadar da en az önemsenen, ciddiye alının kriz de iklim krizi. Her bir bireyi, her bir canlıyı, her bir iş kolunu ve her bir aktiviteyi maalesef uzun vadede ciddi şekilde etkileyen ve etkileyecek olan iklim krizi tabii ki büyük bir tutkuyla yapmakta olduğum binicilik sporunu da etkiliyor. Birçok spor dalı gibi, binicilik her mevsimde yapabildiğimiz ve her mevsim farklı tadı olan bir spor. Karda ata binmenin keyfi başka, yazın at üzerinde ormanda tur atmanın keyfi bambaşka. Profesyonel olarak sporu manej olarak adlandırdığımız sahalarda gerçekleştiriyoruz. Hava soğuk ve yağışlı iken kapalı manejde, diğer zamanlarda açık manejlerde yarışma ve antrenmanlarımızı sürdürüyoruz. 

Bu açıdan yarışma programlarında iklim değişikliğine bağlı olarak son zamanlarda kapalı manej sezonu olarak adlandırdığımız sezon 4-5 aydan 2-3 aya kadar düştü. Artık yarışmaların çoğu açık manejde yapılabilir hale geldi. Bu açıkçası binicilik sporu için olumsuz bir unsur oluşturmamakta çünkü atlar doğaları gereği zaten açık alanda etrafı daha rahat görebildikleri yerlerde daha iyi ve rahat performans sergileyebilmekteler. Bu sebeple sporun profesyonel işleyişi ile ilgili birçok mevsimsel spora göre daha az etkilendiğini düşünüyorum. Fakat maalesef spor partnerlerimiz, yani atlarımız bu krizden çok etkileniyorlar. Bu sebeple de dışarıdan gözükmese de  sporun en temel unsuru bu kriz karşısında aslında oldukça zor bir döngü içerisinde.

Binicilik belki de doğa ile insanın uyumunun en önemli olduğu spor dallarından biri… İklim krizi nedeniyle hızlı değişen ve çok yüksek ya da çok düşük olarak seyreden hava sıcaklıkları binicilik sporunun gelişimine, kültürüne nasıl etki ediyor? 

Bu durum maalesef atların yaşantılarını bir çok açıdan etkiliyor. Hızlı değişen hava sıcaklıkları bizlerin sağlığını etkilediği gibi atların da sağlığını olumsuz yönde etkiliyor. Bir gün sıcak dediğimiz gün ertesi gün bir anda soğuyunca atlarda hastalanma, çeşitli mide problemleri ve daha da kötüsü sancılanmalara sebebiyet veriyor. Bu sebepten at sahipleri, seyisler ve veteriner hekimler hem gıda takviyeleri hem de çeşitli ağır içi sıcaklık sabitleyici sistemler ile atları bu duruma adapte etmeye çalışıyor. 

Aynı zamanda atlar havalar soğuduğu zaman genelde ısınmak için daha hareketli oluyorlar. Çok düşük hava sıcaklıklarında biniciler hem çalışmalarda hem de yarışmalarda daha zorlu şartlarda performans sergilemek durumunda kalıyor. Bunun aksi de aşırı sıcak günlerde atlar daha zor, daha isteksiz hareket edip daha çabuk yoruluyorlar. Bu da hem çalışmaları hem de yarışmaları olumsuz yönde etkiliyor.

Esas daha uzun vadede yaşanan en büyük sorun ise atlara yemeleri için temin edilen ot sorunu. Her bir at ayda ortalama 12 balya ot tüketiyor. Bu yaklaşık 300 kg ot demek. Fakat son zamanlarda özellikle ülkemizde yağışın az olması, yazların çok kurak geçmesi ot yetiştiriciliğini olumsuz yönde etkiledi. Hem istenilen miktarda ot bulmamız çok zorlaştı hem de bulduğumuz otların kalitesi ve besin değerleri çok düştü. Bu da maalesef yine bizim spor arkadaşlarımızın yani atlarımızın sağlığını olumsuz yönde etkiledi. Bir diğer taraftan da temin edilmesinin zorlukları fiyatlarda da çok ciddi yükselişlere sebebiyet verdi. Bütün bunlara ek olarak ot miktarının azlığı ve olan ot kalitesinin düşüklüğü at yetiştiriciliğine de olumsuz yönde etkiledi. Doğan taylar yeterli miktarda ve kalitede ot ile beslenemendiklerinden gelişimleri daha yavaş ve zorlu oluyor.

Bir binici olarak iklim krizinin atların ve senin performansın üzerindeki etkilerini dengelemek ya da azaltmak için neler yapıyorsun? Sen iklim krizi ile nasıl mücadele ediyorsun?

Olabildiğince, elimden geldiğince atlarıma iyi ve doğru bakmaya çalışıyorum. Bu krizden en az şekilde etkilenmeleri için gerekli gıda takviyeleri ile bağışıklıklarını kuvvetlendirmeye çalışıyorum. Değişen hava sıcaklıklarına vücutlarının adapte olabilmesi amacıyla birçok farklı kalınlıktaki örtüler arasında geçişler yapıyorum. Atımın performansı demek zaten benim performansım demek. Bir takım olarak çalıştığımız ve yarıştığımız için onun bu krizden en az şekilde etkilenmesine yardımcı olmak birlikte sergileyeceğimiz performansa önemli ve kritik katkı sağlıyor.

İklim krizi ile mücadelede de omuz omuza, aynı takımda mücadele etmek gerekiyor. Binicilik dünyasına ya da daha geniş bir perspektifte spor camiasına bu mücadeleye teşvik etmek için sence nasıl bir görev düşüyor? Bireysel sporculara, kulüplere ve federasyonlara bir çağrın olsa ne söylemek isterdin?

Bu konuda bence her şey bireysel seviyede başlıyor. Önce herkesin bu kriz ile ilgili bilinçlendirilmesi ve daha da önemlisi bu krizin ciddiyetinin farkına varması gerekiyor. Bu krize karşı bireysel olarak nasıl önlemler alabileceğimizi, bu krizi yavaşlatmak için her birimizin üzerine neler düştüğünü anlayabildiğimiz ve ona göre davranabildiğimiz zaman zaten toplum olarak, spor camiası olarak bir çok şeyi birlikte yapabileceğimize, aşabileceğimize inanıyorum. Tek bir dünyamız var ve bu kıymetli yuvamızda diğer canlılar ile birlikte yaşıyoruz. Her birimiz birbirimize karşı ve bizimle bu dünyayı paylaşan diğer canlılara karşı sorumluyuz. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

110: İklim Dostu Spor Hareketi

İklim krizi sporun geleceğini nasıl etkiliyor?

23 Haz 2023

BMW i ile birlikte
110: İklim Dostu Spor Hareketi

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı