Pandemi ve popülizm
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Koronavirüs salgının sağlık krizi boyutunun yanı sıra, yıkıcı ekonomik etkiler yaratması da dünyadaki her hükümetin ciddi bir yönetim sınavı vermesine sebep oldu. Bu sınav henüz bitmiş olmasa da özellikle pandemi öncesinde toplumsal destekleri küresel olarak artma eğiliminde olan popülist parti ve liderlerin performansı önemli bir tartışma yarattı.
- Popülizm nedir? Üzerine uzlaşılmış bir tanım olmasa da son dönemlerde hakkında birçok akademik çalışma yapılan popülizm, “milletle eliti karşı karşıya getirip, milleti kutsayan”, büyük krizlere basit çözümler öneren, suçu "günah keçilerine" yıkan ve toplumsal kutuplaşmadan beslenen bir politika anlayışı olarak tanımlanabilir. The People vs. Tech kitabının yazarı Jamie Bartlett, karşılarındaki her engeli karanlık ve yolsuz olarak tanımlayan popülist politikacıların sorunlara karşı sağa ya da sola kaydırarak “Tinder politikası” izlediklerini, teknoloji ve sosyal medya şirketlerinin algoritmalarının da insanları popülist siyasetçilere sempatik bakmaya ittiğini iddia ediyor.
- Popülizmin yükselişi: Yar. Doç. Yunus Sözen’in özellikle de sağ popülizmi “son yıllar içinde liberal anayasal demokrasiye ve onun kurumlarına karşı ortaya çıkmış en kuvvetli itiraz” olarak tanımladığı 2017 Boğaziçi Üniversitesi-TÜSİAD Dış Politika Forumu Araştırma Raporu, popülizmin revaçta olan politika anlayışı olduğunu ortaya koymaktadır. Ekonomi ve güvenlik krizlerinin yanı sıra dünyanın başka bölgelerindeki sorunlar sebebiyle ortaya çıkan göç dalgaları ABD, Avrupa ve Latin Amerika’da popülist siyasetçilere olan toplumsal desteği artırmıştır. Popülistler her ülkede yönetime gelemeseler de en büyük hükümet alternatifi olarak politik spektrumu sarsmış, hükümetleri popülist politikalar izlemeye sevk etmişlerdir.
- Pandemi vs. popülizm: Gideon Rachman’ın Financial Times’taki Coronavirus could kill off populism başlıklı yazısı, ABD Başkanı Donald Trump ve Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro gibi “popülist” liderlerin koronavirüs salgını ile mücadelede sınıfta kaldıklarını ve onlar anketlerde baş aşağı giderken salgını ciddiye alan ve halk sağlığını korumak için tedbirler alan Almanya Başbakanı Angela Merkel gibi “popülist olmayan” liderlerin halktaki görev onayının arttığını iddia ediyor. Rachman, buna dayanarak popülizmin "küresel bir yenilgiye uğrayabileceğini" ve liberalizmin “geri dönebileceğini”, ancak bunun şu an için koşullara bağlı olduğunu savunuyor. Yuval Noah Harari de küresel bir kriz olan pandemiye ancak küresel dayanışmanın artırılmasıyla yanıt verilebileceğini, “milliyetçi izolasyonizmden” vazgeçilmesi ve yurttaşların güçlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Open Democracy’de yayımlanan yazıda Robert Muggah ve Miguel Lago da Brezilya’da popülist başkan Bolsonaro’nun kutuplaşmadan beslendiğini, ancak kendi yarattığı toplumsal kutuplaşmanın kendisinin başarısız pandemi yönetimine karşı daha sorumlu ve başarılı bir yönetim anlayışını ortaya çıkarabileceğini söylüyor.
- Kültür savaşları: Öte yandan Princeton Üniversitesi'nden Siyaset Bilimi Profesörü Jan-Werner Müller, yine Financial Times'ta yayımlanan The pandemic will strengthen smart populists başlıklı yazısında, Popülist yönetimlerin pandemi gibi karmaşık ve zor bir süreci yönetmekten aciz olacaklarına dair "iyimser" düşüncenin yersiz olduğunu, "akıllı" popülist liderlerin pandemiyle mücadeleyle "kültür savaşlarını" harmanlayarak pandemi sürecini otoriter yönetimlerini derinleştirmek için bir fırsata çevirebildiklerini iddia ediyor. Carnegie Europe’dan Rosa Balfour da popülist hükümetlerin kötü pandemi yönetiminin popülizmi kendiliğinden ortadan kaldıracağına yönelik düşüncenin popülizmi ortaya çıkartan etkenleri göz ardı ettiğini, esas olarak bu etkenlere çözüm bulunması gerektiğini söylüyor.
- Şimdi ne olacak? Dünya siyasetinde büyük değişimler olmasının önünü açan pandeminin küresel düzeyde popülizmi geriletip geriletmemesi, biraz da popülizme karşı mücadele eden “demokrat” siyasetçilerin beceri ve ikna ediciliğine bağlı olacak. 3 Kasım’da ABD’de gerçekleşecek başkanlık seçiminde popülist başkan Donald Trump’a karşı Demokrat Parti’nin adayı Joe Biden’ın alacağı sonucu, tüm dünya bu açıdan da merakla takip edecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
ABD Başkanı Donald Trump, "bir Amerikan şirketi" TikTok'u satın almadıkça Çin merkezli şirketin 15 Eylül'de yasaklanacağını açıkladı.
04 Ağu 2020

YAZARLAR

Bartu Özden
Politics editor @ Aposto

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.




