Parlayan girişimcilik ekosistemi: Baltık ülkeleri

Litvanya, Estonya ve Letonya'nın girişimcilik ekosistemi gelecek vadediyor.
Parlayan girişimcilik ekosistemi: Baltık ülkeleri

17 Şubat - ShipShack - Quando
ShipShack ile birlikte

İşini büyütmek isteyen işletmeler için yeni nesil lojistik: ShipShack E-alışveriş deneyiminizi düşünün; aradığınız ürünün doğru stok bilgisine erişmek, satın aldığınız ürünün takibini yapabilmek, hızlıca size ulaşması ve ürünün iadesini veya değişimini kolayca tamamlayabilmek…Tüm bu aşamaların problemsiz gerçekleşmesi bir müşteri olarak tam da aradığınız alışveriş deneyimini işaret ediyor değil mi? İşte ShipShack , sizin mükemmel bir alışveriş deneyimi yaşayabilmeniz için e-ticaret sitelerine yeni nesil bir lojistik hizmeti sunarak işletmelerin operasyonel verimliliklerini artırıyor. Gelin tanışalım. ShipShack ; Ürün gönderimi yapan online işletmelere ait operasyonları otomatikleştirmek ve müşteri deneyimini mükemmelleştirmeyi sağlar. Uygun fiyatlarla sunduğu depolama, stok yönetimi, sipariş karşılama, hızlı teslimat ve kusursuz iade fırsatlarıyla kuruluşların satış yaptığı her platformda işlerini büyütmelerine fırsat verir. Operasyonu işletmeler için yönetirken bütün süreci bulut tabanlı web arayüzüyle takip edilebilir kılar; böylece, işletme sorumluları sipariş ve stok yönetimini kolaylıkla uzaktan izleyebilir, kendi işlerine odaklanarak satışlarını artırabilirler. Nasıl? ShipShack, şehir içinde yer alan deposu sayesinde İstanbul siparişlerini aynı gün içerisinde kargoya veriyor, 13.30’a kadar olan İstanbul siparişlerini aynı gün içerisinde teslim ediyor. İşletmeleri depo kirası, fatura ve eleman ücreti gibi sabit giderlerden kurtarırken avantajlı kargo fiyatlarıyla tanıştırıyor. Neden önemli? E-ticaret sektöründe ki birçok kuruluşun uzun ömürlü olamamasının nedeni, operasyonel süreçlerin çok zaman alması sebebiyle işletmelerin markalarını geliştirmek için yeterli vakte ve enerjiye sahip olmaması. Artan çalışan maliyetleri, yorucu ürün hazırlama süreçleri, kargo firmalarının yüksek teklifleri, sürdürülebilir büyüme operasyonunun önüne geçen faktörler de cabası… ShipShack ile işletmeler operasyon faaliyetleri için harcadığı zamanı, yeni pazar ve ürün segmentine odaklanarak değerlendirebiliyor; işlerinde sürdürülebilir büyümeyi yakalayabiliyor. ShipShack'in fulfillment hizmetlerinden yararlanıp operasyon süreçlerinizi iyileştirmek, operasyonel maliyetlerinizi düşürmek ve ürünlerinizi müşterilerinize en hızlı şekilde ulaştırmak için bu bağlantıyı ziyaret ederek ShipShack hakkında detaylı bilgi alabilir, web sitelerindeki hesaplayıcıyı kullanarak maliyetlerinizi hesaplayabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Girişimcilik ekosistemi diyince çoğu insanın aklına Silikon Vadisi veya daha geniş çerçevede ABD geliyor. Ancak dünya genelinde farklı ülke ve bölgeler de girişimcilik ekseninde ön plana çıkmaya başlıyor. Bunlardan biri ise Baltık ülkeleri. Litvanya, Estonya ve Letonya, sadece Avrupa Birliği (AB) içinde değil, tüm dünyada en hızlı büyüyen girişim ekosistemleri arasında yer alıyor.

“Önceleri Baltık ülkelerinde neredeyse hiç girişim yoktu. Şimdiyse en hızlı büyüyen ekosistemlerin birinden bahsediyoruz.” – Jone Vaituleciute, Startup Wise Guys Ortağı

Baltık girişimci ekosistemi

Toplam 6 milyonluk nüfuslarına rağmen 12 unicorn çıkarmayı başaran Baltık ülkeleri, girişimleriyle 2021’in ilk yarısında 649 milyon avroluk yatırım topladı. Bu yatırım bir önceki senenin aynı döneminin neredeyse üç katına denk geliyor. Yatırımların büyük çoğunluğu da bu bölgenin dışından geliyor.

Letonya’daki girişimler, 2021’de 247 milyon avro ile önceki 10 yılın toplamından daha fazla yatırım almış gözüküyor. Öte yandan Letonya, hisse senedi hukukuna getirdiği yeni düzenlemelerle Avrupa Birliği’nin en girişim dostu ülkesi konumuna yükseliyor. Dealroom’un raporunda Estonya, kişi başına en çok startup’ın düştüğü ülke olarak ön plana çıkarken, Invest in Estonia ülkenin aynı zamanda dünyanın kişi başına en fazla unicorn girişim çıkaran ülkesi de olduğunu ifade ediyor.

Peki nasıl?

Startup Wise Guys’ın Pazarlama ve İletişimden Sorumlu Müdürü Zane Bojāre, Baltık girişimlerinin dayanıklı olduğunu ve bu dayanıklılığın nedeninin birkaç ana faktörden oluştuğunu söylüyor. Bojāre, sadece 6 milyonluk bir nüfusa sahip bu bölgenin kendi içinde kısıtlı bir pazar olduğunu ve bu nedenle doğal olarak “küresel bir bakış açısına” sahip olduğunu ifade ediyor. Ayrıca bu küçük hacmin bölgeyi daha çevik bir yapıya büründürdüğünü ve çevre edinmenin ve insan kaynağına erişmenin görece kolay olduğunu da belirtiyor. Teknolojiye hakim ve iyi İngilizce bilen nüfus da yabancı girişimlerin karşılaşabileceği birçok bariyeri ortadan kaldırıyor.

Baltık ülkeleri AB vatandaşı olmayan kurucuların tercih ettiği yerler olarak ön plana çıkıyor. Nitekim bu ülkeler, hayat pahalılığı ve iş yapma kolaylığı açısından oldukça cazip bir alternatif olmanın yanı sıra AB pazarına girmeyi de kolaylaştırıyor. Örneğin Estonya, girişimcilere Litvanya’nın da geçen yıl bir benzerini uygulamaya soktuğu elektronik oturma izni vererek farklı ülkelerdeki girişimcilerin ülkede çevrimiçi olarak şirket kurmasına izin veriyor.

Diğer yandan Baltık ülkelerinin piyasa ekonomisine görece yeni geçmiş olmaları, bu ülkelerin girişimcilik ve ekonomi alanında da gelişime daha açık olmaları için bir ortam hazırlıyor. Baltık ülkeleri, bu bağlamda küresel trendleri yakından takip ediyor. Örneğin Letonya merkezli girişimler yıllardır finans teknolojileri, donanım ve robotik sektörleri üzerine özelleşirken sağlık ve iklim teknolojilerine yatırımı artırıyor. Litvanya ise yaşam bilimleri alanında (biyoteknoloji, biyomühendislik, tarım teknolojileri) yıllık %22 büyüyor ve 2 milyar avroluk bir geliri ağırlıklı olarak ABD, Almanya ve Çin gibi ülkelere ihracat yaparak elde ediyor.

  • Skype etkisi: Bu bölgenin girişim ekosistemi Estonya’dan çıkan Skype gibi şirketlerin önderliğinde canlandı. Skype’ın başarısı, Estonya’daki girişimcilerin sonraki dönemde gerekli fonlara erişmesine imkân sağlayarak bir yatırım ve girişim ekosisteminin önünü açtı. Estonya’nın Skype ile başlayan girişimcilik serüveni finansal teknoloji şirketi Wise ile mobilite şirketi Bolt gibi girişimlerin ortaya çıkmasına da zemin hazırladı.

Google’ın Baltık bölgesindeki iş ve operasyonlarını yöneten Vytautas Kubilius, Estonya’da görülen bu etkinin artık kendi unicorn’larını çıkaran Litvanya ve Letonya’da da görülmeye başladığını ifade ediyor. Yani bu ülkeler girişimcilik ekosistemlerini sağlamlaştırmak adına adımlar atarken büyümeye daha çok alanları var gibi görünüyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando

BÜLTEN SAYISI

🚙 Otonom araçlarda Çin, girişimcilikte Baltık modeli

Çin otonom araç teknolojilerinde Batı’yı nasıl geride bırakmayı hedefliyor, Baltık ülkeleri girişimcilik ekosisteminin parlayan yıldızları hâline nasıl geldi?

17 Şub 2022

ShipShack ile birlikte
Unsplash

YAZARLAR

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando

HİKAYE

Kullandığınız emojiler yaşınızı ele veriyor olabilir: Hangi kuşak nasıl gülüyor?

Emojiler, ilk bakışta internet ekosisteminin evrensel bir dili gibi görünse de hangi emojiyi kullandığınız, sizinle ilgili sandığınızdan çok daha fazla şey söylüyor. Bazen bir emoji, doğum tarihinizi yazmanıza gerek kalmadan hangi kuşağa ait olduğunuzu rahatlıkla ele verebiliyor.

Doğa Yurduneri

·

24 Ağu 2026

Kullandığınız emojiler yaşınızı ele veriyor olabilir: Hangi kuşak nasıl gülüyor?
QuandoQuando

HİKAYE

Yapay Zeka Eylem Planı: Hedefler dönüşümün hızına yetişiyor mu?

Haziran ayında İstanbul’daki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla kamu kurumları için resmî bir yol haritasına dönüştü. Plan, yetkinliklerin yaygınlaştırılmasından işlem gücü yatırımlarına uzanan 16 adımlık bir çerçeve sunuyor ancak sınırlı eğitim hedefleri, özel sektöre yönelik teşvik ihtiyacı, yönetişim ve çevre alanındaki boşluklar, planın geliştirilebilecek yönlerine işaret ediyor.

Umutcan Savcı

·

19 Ağu 2026

Yapay Zeka Eylem Planı: Hedefler dönüşümün hızına yetişiyor mu?
QuandoQuando

HİKAYE

Hız tartışmaları ve etik çatışmalar: Google’ın AI yönetimindeki değişimin perde arkası

Google, yapay zeka alanında bugüne dek her zaman sessiz, istikrarlı, kendini kanıtlamış ve olgun bir şirket imajı çizdi. Fakat Ağustos ayı başlarında şirket, yapay zeka yönetiminde bugüne kadar yaptığı en köklü değişikliklerden birine gitti. Eski şirket çalışanları tarafından yapılan açıklamalar, bu yönetim değişikliğinin ardında şirketin yapay zeka alanında hangi yöne ilerlemesi gerektiğine dair önemli bir fikir ayrılığı olabileceğine işaret etti.

Doğa Yurduneri

·

19 Ağu 2026

Hız tartışmaları ve etik çatışmalar: Google’ın AI yönetimindeki değişimin perde arkası
QuandoQuando

HİKAYE

Güvenlik testleri güvenlik riskine dönüşürken: Kaçak AI modelleri bir prestij meselesi mi oldu?

Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Ağu 2026

Güvenlik testleri güvenlik riskine dönüşürken: Kaçak AI modelleri bir prestij meselesi mi oldu?
QuandoQuando

HİKAYE

Ayırt edilemezlik çağına giriş: Bir içeriğin sahte olması gerçekten önemli olacak mı?

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.

Ümit Alan

·

14 Ağu 2026

Ayırt edilemezlik çağına giriş: Bir içeriğin sahte olması gerçekten önemli olacak mı?