Rana Uludağ: “Türkiye’de sahnede olmak, beni burada tutmaya yetecek kadar güçlü bir his.”

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İlk sesler: Keşif Sahnesi’nin geleneksel meraklarından biri çocukken evde çalınan müzikler, hafızaya kazınan ilk sesler. Rana’nın büyüdüğü ev bol misafirli, davetleri ve partileriyle neşeli bir yer. Bardağa dolan içki ve buzun cama çarptığında çıkardığı ses, onu çocukluğuna götürüyor. Evdeki sohbetler müziği bastırıyor. Müziğin başrolde olduğu yer, aileyle çıkılan uzun araba yolculukları. Simon & Garfunkel, Cat Stevens, Joan Baez, The Beatles, Kenny Rogers var anılarında. Çoğu hâlâ kulağında.

Rana'yla sonbahar renkleri, yapraklar ve gri gökyüzü
Bir şeylere vurmanın cazibesi: “Çocuğumuz bir enstrüman da çalsın” kontenjanından piyano dersleri alıyor Rana. Ablasının aksine çok hareketli bir çocuk. Evde tencere, tava, masa… Ne bulursa vuruyor. Birkaç ay Boğaziçili bir öğrenciden darbuka dersi alıyor. Piyano derslerinde sıkıldığını fark eden annesi, Rana’yı davula yönlendiriyor ve 6. sınıfta davul macerası başlıyor. Birlikte çalıştığı eğitmenin çizdiği yol, cazdan geçiyor. İlk albümler artık hatıralarda kalan Lale Plak’tan alınıyor; Buddy Rich, Tony Williams, şans eseri Fela Kuti… Kapağını beğenip aldığı Fela Kuti albümü, Rana’nın içinde Afrobeat ateşini yakıyor.
İkili hayat: Rana’nın hayatında lise eğitimiyle müzik dersleri yan yana ilerliyor. Okul orkestrasında çalarken tanıştığı Engin Gürkey'le perküsyon çalışıyor. Birlikte çalıştığı hocalarıyla düzenli olarak Nardis ve Jolly Joker’de sahne alıyor. O dönemki arkadaşlarından çok farklı, kendi deyimiyle “ikili bir hayat” sürüyor. Bu ikili hayat, 2013’te bir dönüm noktasından geçiyor.
Rana'yla kuru yaprak arasında
Ekmek fırınının üstündeki stüdyoda: Takvimler lise son sınıfı gösterirken üniversite sınavına hazırlanmak için dershane rutini giriyor Rana’nın hayatına. Dersten sıkıldığı bir gün, telefonuna bilmediği bir numaradan gelen aramayı sırf sınıftan çıkabilmek için yanıtlıyor. Tarık Töre telefonun diğer ucunda. Mertcan Mertbilek'le (şimdi Palmiyeler olarak tanıdığımız) yeni garage rock gruplarına davulcu aradıklarını söylüyor. Peyote’nin karşısındaki ekmek fırınının en üst katındaki stüdyoda buluşuyorlar. “Bu çocukların her yerinde dövmeler var” diye düşündüğünü hatırlıyor Rana. “Çok cool.” Prova çıkışında sokakta bir hareketlilik var. İnsanlar sloganlar atmaya başlıyor. Az önce yaptıkları müziğin ve kalabalığın heyecanı birbirine karışıyor. Gezi’nin ilk günündeyiz.

Rüzgâra karşı mı yoksa onun desteğiyle mi?
Sahne üstünde / sahne arkasında: Müzik, müzisyenliğin dışındaki alanlarla da Rana’nın ilgisini çekiyor. “Sahnede müzik yapmakla sahne arkasında bu etkinlikleri gerçekleştiren ekibin içinde olmak, bana çok yakın tatminler sağlıyor.” diyor Rana. Çünkü onu mutlu eden şey, “insanlara dokunan deneyimler yaratmak ve insanların kendilerini rahat hissedebileceği, eğlenebileceği, kendisi olabileceği bir atmosferin parçası olmak.” Davulcu olarak yönünü bulmaya başladığını düşündüğünde, Music Business yüksek lisansı yapmaya karar veriyor. İstikamet New York University.

Rana ve udu davulu, bir camın arkasından duyulan sesler
Gitmek mi, kalmak mı? Rana’ya göre New York, “kendi alanında en iyisini yaptığını düşünenlerin buluşma yeri.” Ama adanmış bir çalışma hâli içinde değilsen, şehir seni püskürtüyor. Sonsuz potansiyeliyle özellikle müzik sektöründe çalışan biri için akıl çelici bir yer olsa da Rana’nın kalbi Palmiyeler'le çıktığı sahnelerde atıyor. “Türkiye’de sahnede olmak, beni Türkiye’de tutmaya yetecek kadar güçlü bir his.” diyor. Onu sahnede görmenin, müzik yapmak isteyen genç kadınlar için ayrı bir önemi var.
Davul çalmaya başladığı ilk yıllardan itibaren kendini kanıtlamak için erkek müzisyenlerden daha çok çabalaması gereken bir müzisyen olarak, 18-19 yaşındaki kadınların konserlerden sonra yanına gelip davul çalmaya başladıklarını ya da başlamak istediklerini söylemeleri Rana için paha biçilemez bir mutluluk. Bu noktada bir sorumluluk da hissediyor. İşe sıfırdan başlayan müzisyenlere yol göstermenin, tüm grupların geleceğe ve yeni müzisyenlere borcu olduğunu düşünüyor.

Rana'yla açılan yeni kapılar ve bir veda
Anahtar: Keşif Sahnesi’nin bize yeni kapılar açan anahtarı Rana Uludağ’ın elinde bu hafta. Berklee College of Music’te eğitim alırken kendi köklerinin öneminin farkına varan Yunan sanatçı Marina Satti'yle tanışıyoruz. Geleneksel Yunan müziğine çağdaş dokunuşlar yapan Satti, son bir yıldır Rana’nın yakın takibinde.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Rana’nın büyüdüğü evin seslerine, bir telefonla değişen hayatına, sahne önü ve arkasındaki keşiflerine, New York’taki üretim serüvenine davetlisin.
12 Ara 2021

YAZARLAR

Artemis Günebakanlı
Artemis, 10 yılı aşkın süredir kültür-sanat, müzik ve şehir hayatı üzerine yazıyor; Radyo Eksen'de yayınlanan "Manyetik Bant" adlı radyo programını hazırlayıp sunuyor; sanat kurumları, markalar ve festivaller için içerik üretiyor.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR



