Sinners: Siyah korku sinemasının yükselişi sürüyor

Yönetmen Ryan Coogler ve oyuncu Michael B. Jordan’ın bir kez daha güçlerini birleştirdiği “Sinners”, Jordan Peele sayesinde yeniden yükselişe geçen, siyah korku sinemasının etkileyici bir örneği.
Sinners: Siyah korku sinemasının yükselişi sürüyor

2 Mayıs - Bor sanat - Duende
Bor Sanat ile birlikte

“Zihnin Sınırlarında Bir Rota: Fikret Muallâ” Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi ile Bor Sanat işbirliğiyle düzenlenen, Ebru Nalan Sülün küratörlüğünü üstlendiği “Zihnin Sınırlarında Bir Rota: Fikret Muallâ” sergisi kapsamında hazırlanan sergi kitabı sanatseverlerle buluştu. Ebru Nalan Sülün ve Pelin Okvuran tarafından yayına hazırlanan sergi kitabında; Ebru Nalan Sülün, Zeynep Yasa Yaman, Ayşe Nahide Yılmaz, Necmi Sönmez, Nedim Gürsel, Seda Yavuz ve Youki Desnos’un yazıları yer alıyor. Yazarların katılımıyla gerçekleşen söyleşi ve kitap lansmanı, 26 Nisan 2025 saat 13.00’te Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nde düzenlendi. Konuşmacılar arasında Ebru Nalan Sülün, Zeynep Yasa Yaman, Seda Yavuz, Necmi Sönmez ve Nedim Gürsel yer aldı. Dahası: Hancan Sanat Koleksiyonu’na ait Fikret Muallâ eserlerinden oluşan “Zihnin Sınırlarında Bir Rota: Fikret Muallâ” sergisi, 7 Eylül 2025 tarihine kadar Erimtan Müzesi’nde ziyaret edilebiliyor. Not etmeli: Sergi kitabı, 26 Nisan itibariyle Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nin müze mağazasında satışa sunuldu. “Zihnin Sınırlarında Bir Rota: Fikret Muallâ” sergisine dair ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: Sinners
Yönetmen: Ryan Coogler
Yapım yılı: 2025
Süre: 138 dakika

1990’lar öncesinde toplumsal önyargılar ve politik gerilimler sebebiyle siyahlar tarafından, siyahlar için yapıldığı algısı, siyah sinemanın geniş kitlelere ulaşmasında büyük bir engeldi. Bu nedenle, dönemin şartlarına göre şaşırtıcı bir başarı yakalayan, 1989 tarihli Spike Lee filmi Do the Right Thing siyah sinemanın önündeki engelleri biraz olsun yıkmaya başlayan bir milat olarak kabul edildi. 

1990’larda siyah karakterlerin başrolde yer aldığı, siyahların yaşadığı sorunları dert edinen ya da siyahların hikayelerini anlatan filmler, beyazların da dahil olduğu geniş kitlelere ulaşmaya başladı. Siyah korku sineması da Candyman (1992, Bernard Rose) ve Tales from the Hood (1995, Rusty Cundieff) gibi filmlerle bu değişimden nasibini aldı. 

Get Out (2017, Jordan Peele) | Kaynak: IMDb

Siyah sinemanın korku özelindeki yükselişi ise Obama sonrası ABD’de artan ırkçılık veya onun körüklediği korku ve tedirginlik ortamıyla başladı. Sevgilisinin beyaz ailesiyle tanıştığı hafta sonu ziyareti kabusa dönüşen siyah bir adamın dehşetini konu alan, Jordan Peele’in ilk filmi Get Out, 175 milyon doları aşan gişe hasılatıyla 2017’nin en başarılı 15 filminden biri olmakla kalmadı, En İyi Film dahil 4 kategoride Oscar adaylığı elde etti; En İyi Özgün Senaryo kategorisinde Oscar’a uzandı. 

Peele siyah korku sinemasını Us (2019) ve Nope (2022) ile zenginleştirmeye devam ederken Nia Costa’nın devam filmi Candyman (2021), HBO dizisi Lovecraft Country (2021), Bad Hair (2020), Oscar ödüllü kısa film Two Distant Strangers (2021) ve korku komedisi The Blackening (2023) gibi birçok yapım onun izinden gitti. Bu dizi ve filmlerin birçoğunun ortak özelliği, siyahların kölelik döneminden 20. yüzyılın ayrımcı ve ırkçı politikalarına uzanan geçmiş travmalarını modern toplumda yaşanan güncel olaylarla, halen süren tehdit ve korkularla harmanlamasıydı.

Yönetmen ve senarist Ryan Coogler, Fruitvale Station (2013), Creed (2015) ve Black Panther (2018, 2022) filmlerinde de birlikte çalıştığı oyuncu Michael B. Jordan’ı yanına alarak ilk kez korku sinemasına yöneldiği Sinners ile Jordan Peele’in açtığı bu yeni siyah korku sineması yoluna giriyor. 1930'larda Mississipi deltasında geçen film, 1. Dünya Savaşı gazisi ikiz kardeşler Smoke ve Stack'in savaş sonrası dönemde suça karıştıkları Chicago’dan evlerine dönüşünü ve burada yeni bir başlangıç yapma hayalini konu alıyor. İkiz kardeşleri çifte performansla canlandıran Michael B. Jordan’a Hailee Steinfeld, Miles Caton, Jack O’Connell, Wunmi Mosaku ve Delroy Lindo gibi isimler eşlik ediyor. 

Sinners | Kaynak: Warner Bros. Pictures

Film ilk yarısı boyunca Güney ABD’de, heleki 20. yüzyılda siyah olmanın yalnızca yeni başlangıçlar önünde değil, salt var olmak için dahi ne kadar büyük bir engel olduğunu unutturan bir anlatıyı tercih ediyor. İkizler ellerindeki, Chicago’daki gangsterlerden çaldıkları yüklü miktarda parayla eski bir kereste fabrikasını satın alıyor ve burayı siyahlara özel bir gece kulübüne dönüştürmek üzere harekete geçiyorlar. İlk yarıda gördüğümüz tek tük beyaz insandan biri olan, mekanı satan emlakçının “Artık buralarda (Ku Klux) Klan’dan eser kalmadı” telkininin verdiği sahte bir huzurla doluyoruz. İkizlerin soygun filmleri klişesi “Ekibi yeniden topluyoruz” yolculukları boyunca topluluk ruhuna, kolektif çabayla hayata geçirilen hayallere tanık oluyor ve ikizleri, yan karakterleri ve aralarındaki ilişkileri tanıyoruz. 

  • Yalan yok, oldukça ağır ve sakin ilerleyen bu ilk yarıda, filmin aldığı olağanüstü yorumları ve yüksek puanları sorgulamak kaçınılmaz. Ne olursa, gün battıktan sonra oluyor.

Sinners, görkemli bir açılış gecesine hazırlık yapan topluluktan biraz uzaklaştırdığı kamerasını, günbatımı sahnesiyle beyaz bir vampire çeviriyor. İzleyici, Bong Joon-ho’nun Parasite’ındakileri hatırlatan bu şaşırtıcı, beklenmedik, türlerarası değişime hazırlıksız yakalanıyor. Işık, müzikler, tempo... Her şey bir anda U-dönüşü yapıyor, tüm salon koltuklarında dikilme ihtiyacı hissediyor. 

Hikayenin zekice bulduğum özelliklerinden biri, kolektif hafızaya yerleşmiş geçmiş travmaların misillemesini yapan siyah vampirlerin merkezde olduğu bir intikam pornosu yazmaması. Film bunun yerine, tarihi gerçekleri göz ardı edercesine hayallerini gerçekleştirme cüretini gösteren bir topluluğa gerçekçi sebeplerle yaklaşıp ruhlarını şeytana satmalarını bekleyen beyaz vampirleri devreye sokuyor. Güneşin batışından doğuşuna kadar geçen sürede, kurtulanlar da kurtulamayanlar kadar dönüşüyor. 

Sinners | Kaynak: Warner Bros. Pictures

Ryan Coogler’ın yönetmenlik beceresinin üst düzeyde olduğu film, kusursuz aksiyon sahneleri, hem gündüz hem de gece ışığını beceriyle kullanan görüntü yönetimi ve müzikle iç içe bir filme yakışan ses tasarımıyla yılın teknik anlamdaki en başarılı filmleri arasında anılacak, eminim. Fakat asıl parantezi Coogler’ın önceki filmlerinin de müziklerine imza atmış, İsveç kökenli besteci Ludwig Göransson’un müzikleri için açmak gerekiyor. Filmin yürütücü yapımcıları arasında da yer alan Göransson, ilk Oscar ödülünü kazandığı Black Panther’da Afrika enstrümanlarını keşfe çıkmıştı; Sinners’ın müziklerinde ise filmin karakterlerinden Sammie’nin de taşıdığı ve çaldığı 1932 yapımı Dobro Cyclops bir resonatör gitar kullanmış. Besteci, 1930’ların siyah müziğini ve blues kültürünü temel alan, bir yandan da filmin ilk yarıdaki sükunetiyle de ikinci yarıdaki yüksek düzeydeki aksiyonuyla da uyumlu, bir hayli yaratıcı müziklere imza atmış.

Türlerarası dönüşümüyle sürprizli ve etkileyici bir seyir deneyimi vadeden Sinners, siyah korku sinemasının yükselişinin halen sürdüğünün bir kanıtı gibi. Ne yazık ki azalmak bilmeyen ırkçılığın ve ayrımcılığın etkisiyle, siyahların geçmiş ve güncel travmaları önümüzdeki yıllarda birçok farklı şekilde ve yaratıcı yollarla dışa vurulmaya devam edecek. 

  • Nerede izleyebilirsin? 18 Nisan’da gösterime giren Sinners, halen sinema salonlarında izlenebiliyor. Filmin Ludwig Göransson imzalı müziklerini ise buradan dinleyebilirsin.

Benzer işler:

  • Django Unchained (2012, Quentin Tarantino)
  • Us (2019, Jordan Peele)
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🩸 Ryan Coogler’ın ‘Günahkarlar’ı, Cannes jürisi

Siyah korku sinemasının son temsilcisi “Sinners”ı izledik; “Prens” fragmanına heyecanlandık. Cannes, Berlin ve Madrid’den haberleri derledik.

02 May 2025

Bor Sanat ile birlikte
Sinners | Kaynak: Warner Bros. Pictures

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Altın Koza'nın ardından: Adana'da neler izledik?

33. Adana Altın Koza Film Festivali’ni, ulusal yarışmanın hayal kırıklıkları, Dünya Sineması’nın güçlü filmleri ve sinemanın sınırlarını sorgulatan tartışmalarıyla ele aldık.

Emre Eminoğlu

·

05 Eki 2026

Altın Koza'nın ardından: Adana'da neler izledik?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Gabriele Esposito ile bedenin görsel hafızası üzerine

Çocuk yaşta başladığı dans eğitiminin ardından İtalya’da profesyonel bir dansçı olarak tanınan Gabriele Esposito, zamanla odağını performansın ötesine taşıyarak bedenin bir görüntüyü nasıl şekillendirdiğine yöneldi. Esposito ile bedenin görsel anlatıdaki rolünü, moda ve koreografi arasındaki ilişkiyi ve hareketin yeni teknolojilerle değişen sınırlarını konuştuk.

Bartu Bıçak

·

05 Eki 2026

Gabriele Esposito ile bedenin görsel hafızası üzerine
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Arabesk yeniden: Gençlerin çalma listelerinde neden kara bulutlar geziniyor?

Spotify verileri arabesk müzik dinlenmelerinin 2020’den bu yana yüzde 435 arttığını gösteriyor. Üstelik bu yükselişin merkezinde gençler var ancak yeni kuşağın bir kısmı, dinlediği müziğin arabesk olduğunun farkında bile değil. Türler arasındaki sınırların silindiği, yalnızlık ve gelecek kaygısının arttığı bir dönemde ana akım Türkçe müzik giderek daha karamsar bir tona bürünüyor.

Eda Solmaz

·

05 Eki 2026

Arabesk yeniden: Gençlerin çalma listelerinde neden kara bulutlar geziniyor?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

'Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar': Bir aile arşivinden dünyaya bakmak

“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Elif Bayram

·

02 Eki 2026

'Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar': Bir aile arşivinden dünyaya bakmak
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ela Lee'den 'Ceyda': Kırılınca görünür olanlar

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

Şeyma Ye

·

02 Eki 2026

Ela Lee'den 'Ceyda': Kırılınca görünür olanlar