
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Son dönemin dikkat çeken genç seslerinden biri olan Merve Çalkan, Mabel Matiz imzalı Aşkı Bana Getir şarkısında kendi deyimiyle “renklendi, yükseldi.” Dönsün Dursun’un bu haftaki konuğu, bu aralar en çok dinlediği şarkıyı, hikâyesiyle en özdeşlik kurduğu besteyi Duende’ye anlattı.
Bu ara en çok hangi şarkıyı dinliyorsun?
Onurr’dan Deniz Tuzu. Albümün çıktığı gün tüm şarkıları nakaratlarına sürükleyerek müthiş bir heyecanla dinledim. Yeni bir albümü bu şekilde kurcalayarak incelemeyi çok seviyorum. Deniz Tuzu’nu bir türlü aşamadım. Sürekli başa sarıp durdum. Rüzgâr estirir gibi bir şarkı — bana çok güzel hisler bırakıyor.
Bir kez açtığında defalarca dinlemeden bırakamadığın şarkı nedir?
Laura Marling’den Crawled Out of the Sea. Çok kısa bir şarkı — kendi içinde, kendi tekrarında dönüyor. O sırada şarkı bir mantraya dönüşüyor ve birkaç kere daha dinleme, şarkıyı devam ettirme isteğim oluşuyor.

Gökçeada, 2019, Fotoğraf: Merve Çalkan
Müzik üretiminde kırılım noktası oluşturan bir şarkı var mı?
Aşkı Bana Getir. Bana hayal ettiğim bir aura sundu. Renklendim, yükseldim. Şimdi onun ilhamıyla da üretmeye devam ediyorum. Beni mutlu ediyor.
Hikâyesiyle bağlam kurduğun, sanki ben yazmışım dediğin bir şarkı var mı?
Candan Erçetin’den Her Aşk Bitermiş. Günlüklerimde bu temayı o kadar çok yazmışımdır ki! “Kuytum,” diyerek betimleyebilirim — kendime mektup yazdığım bir şarkıymış gibi dinliyor ve söylüyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Son Keşif sahnesi, yoksa ilk mi? Bükülmüş zaman dilimlerine yerleşmiş bir ses heykeltıraşı Colleen'le tanışıyoruz. Dönsün Dursun'da konuğumuz Merve Çalkan.
03 Ağu 2021

YAZARLAR

İhsan Dindar
Kitap yazarı @ Duende

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

İlkay Şencan, yeni EP’si “Origin”de çocukluğunun müzikal hafızasını elektronik müzikle buluşturuyor. Şencan ile biraraya geldik ve kariyerinin başlangıcından uluslararası başarıya, DJ kabinindeki seyirci beklentilerinden müzik sektöründeki network ilişkilerine uzanan pek çok konuyu konuştuk.

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.




