Sosyal medyada siyasi içerikler: Tamam mı, devam mı?

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Meta, Instagram ve Threads uygulamalarında siyasi içerikleri sınırlama özelliğini varsayılan ayarı aktif olarak kullanıma sundu. Bu özellikle, kullanıcılar ayarlarından siyasi içerikleri görmek istediklerini özel olarak belirtmedikleri sürece, takip etmedikleri insanların siyasetle ilgili paylaşımlarını göremeyecekler. Kullanıcılar ve siyasetçiler, Meta'yı ABD başta olmak üzere pek çok kritik seçimin yapılacağı bir yılda insanların haber alma özgürlüğünü kısıtlamakla suçluyor.
Cumhuriyetçi Parti üyesi Senatör Marsha Blackburn, X hesabından yaptığı paylaşımda Meta'nın demokrasiyi sansürlediğini vurguladı.
Meta'nın hangi konuları "siyasi içerik" olarak tanımladığı ise tam olarak bilinmiyor. CNN'e konuşan bir Meta sözcüsü, algoritmanın hükümetle, seçimlerle ya da sosyal konularla alakalı içerikleri öne çıkarmayacağını açıkladı:
“Siyasi içeriği hükümetle ya da seçimler ile ilgili konular olarak tanımlıyoruz. Buna örnek olarak yasalar, seçimler ya da sosyal konuları içeren paylaşımlar verilebilir. Küresel problemler karmaşık ve dinamik olduğu için siyasi içerik tanımımızı kullanıcılarımızın yorumlarıyla zaman içinde geliştireceğiz."
Detaylar: Şirket, güncellediği algoritma Keşfet, Reels ve Öneriler gibi kullanıcılara içerik önerdiği alanlarda siyasi içerikleri öne çıkarmayacak. Kullanıcılar, takip ettikleri hesapların siyasi paylaşımlarını ise ana sayfalarında görmeye devam edecekler.
Bir adım geriden: Meta, politik içerikleri öne çıkarmayacağını Şubat ayında yayımladığı bir blog postunda duyurmuştu.
Instagram'ın başında bulunan Adam Mosseri, sadece hesabı herkese açık kullanıcıların siyasi olarak profilleneceğini açıkladı. Buna ek olarak Instagram, özelliği ilk duyurduğunda profesyonel ya da şirket hesaplarının son gönderilerinde siyasi içerik paylaşması durumunda politik hesap olarak kategorize edileceklerini ve algoritmanın tavsiye etmeyeceği hesaplar arasına gireceklerini duyurmuştu.
Özelliği kapatmak için yukarıda gösterilen adımları takip etmek gerekiyor. Meta, şu anda Türkiye'de kullanımda olmayan özelliği kapatmayı çok zahmetli hâle getirmekle eleştiriliyor. Kaynak: NPR
Meta ise eleştiriler karşısında kendisini, X rakibi olarak geliştirdiği Threads'in yeni kullanıma sunulan Topics bölümünde siyaset konuşulabileceğini söyleyerek savunuyor. Meta, siyasetin bir topic olduğunu ve kullanıcıların buna ayrılan bölümde istedikleri siyasi konuları kısıtlama olmadan konuşabileceklerini belirtti.
Bir adım sonrası: Bu yeni özelliğin Türkiye'ye ve diğer ülkelere ne zaman geleceği ise henüz bilinmiyor.
Meta, neden siyasi içerikleri sınırlıyor?
Meta CEO'su Mark Zuckerberg, Ocak 2021'de kullanıcılarının sosyal medya platformlarında siyasi tartışmalar görmek istememesinden dolayı bu içerikleri sınırlandırmayı planladıklarını açıklamıştı. Bu doğrultuda Meta, 2021'den beri Facebook'taki siyasi içerikleri kısıtlıyordu.
Öte yandan: Wall Street Journal, 2023'te yayımladığı bir makalede, 6 Ocak Kongre saldısının ardından şirketin yalan haber ve nefret söylemi yaydığı; politik önyargıyı artırdığına dair eleştirilerden yorulduğu için sınırlandırma yoluna gittiğini iddia etmişti.
6 Ocak 2021 ABD Kongresi saldırısı (The Wall Street)
Perde arkası: Meta'nın siyasi içerikleri kısıtlamasında şirketin medya kuruluşlarıyla yaşadığı anlaşmazlığın da bir etkisi olabilir. Threads uygulamasının tanıtılmasının ardından Mosseri, platformda kullanıcılarla takip ettikleri hesapların arasına girmeyeceklerini, yalnızca siyasi içerik ve haberleri özel olarak öne çıkarmayacaklarını paylaşmıştı. Instagram'da da bu yolda ilerleyen şirket, birçok gazeteci ve haber ajansının tepkisine neden oldu.
Instagram ve Threads'in başında bulunan Adam Mosseri'nin haberlerin ve siyasi içeriklerin sınırlanacağına dair yaptığı paylaşım
Tepkiler: The Washington Post'un yayımladığı haberde; birçok siyasi içerik üreticisi ya da gazeteci, Elon Musk'ın X'i satın almasından sonra haberlerini kullanıcılara özgürce verebilmek için Threads'e geçtiklerini vurguladı. Siyasi içeriğin aşılardan sivil haklara, kürtajdan seçimlere birçok konuyu kapsayabileceğini belirten içerik üreticileri, Meta'nın bu hareketinin baskılanmış grupların sesini duyurmasını engelleyeceğinden edişelendiklerini belirttiler.
Detaylar: Meta, Mart ayının başında Facebook'ta yer alan haber bölümünü kaldıracağını açıkladı. ABD'de CNN ve The New York Times ile anlaşmasının bitmesi üzerine lisans yenilemesi yapmayacağını belirten şirket, Avustralya'da da bu adımı atacağını ekledi. 2019'da hizmete sunulan Facebook'un Haberler sekmesi, ABD ve Avustralya'da Nisan'dan itibaren kullanıma sunulmayacak. Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya'da ise özellik zaten kaldırılmıştı.
Dahası: Meta, haberlerin kullanıcıların sayfalarında gördükleri içeriklerin %3'ünü oluşturduğunu belirtip medya kuruluşlarına yüksek miktarlarda para ödemek yerine olanaklarını kullanıcılarının "görmek istediği" içeriklere harcayacaklarını vurgulamıştı.
Tepkiler: Meta, Avustralya'daki haber ajanslarına yıllık 70 milyon dolar ödemeye devam ediyordu. Meta'nın Avustralya'daki haber kurumlarıyla anlaşmasını yenilememeye karar vermesi ülkedeki medya kuruluşları tarafından bir "savaş" olarak tanımlanmıştı.
Öte yandan: Meta, haber ajanslarının uzun zamandır yaşadığı sorunları küresel teknoloji şirketlerinin çözemeyeceğini vurgulayarak haber ajanslarıyla yaşadığı savaştan sıyrıldı.
Meta'nın yeni özelliği neden tepki topluyor?
Şirketin sosyal medya platformlarında siyasi içerikleri kısıtlamasının, sesini duyurmaya çalışanları engellediği tartışılıyor. Aralık ayında Human Rights Watch'ın yayımladığı rapor, Meta platformlarında siyasi içeriklere getirilen kısıtlamaların Filistinlilerin sesi olmaya çalışanları engellediğini iddia ediyor. Grubun insan hakları direktörü Deborah Brown, Filistinlilerin yaşadıkları zaten dünyadan gizlenmeye çalışılırken Meta'nın bu baskıyı daha da artırdığını belirtti.
Bununla birlikte: Şubat ayı sonunda teknoloji haber ajansı The Markup, Instagram'da uygulanan shadowbanning (gölge yasaklama) üstüne bir araştırma yayımladı. Araştırma, Instagram'ın İsrail-Hamas savaşında şiddet içermeyen fotoğrafların kullanıcılara ulaşmasını engellemesi, habersiz bir şekilde paylaşımların altındaki yazıları silmesi, yorumları gizlemesi ve etiketleri baskılamasından dolayı kullanıcıların haber alma özgürlüklerinin engellendiğini açığa çıkardı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Instagram, seçimler öncesinde siyasi içerikleri sınırlandırmaya karar vererek kullanıcılarından tepki toplarken; Samanyolu'nun merkezinde yer alan kara delik Sagittarius A*'nın bu güne kadarki en net fotoğrafı yayımlandı.
29 Mar 2024

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Emojiler, ilk bakışta internet ekosisteminin evrensel bir dili gibi görünse de hangi emojiyi kullandığınız, sizinle ilgili sandığınızdan çok daha fazla şey söylüyor. Bazen bir emoji, doğum tarihinizi yazmanıza gerek kalmadan hangi kuşağa ait olduğunuzu rahatlıkla ele verebiliyor.

Haziran ayında İstanbul’daki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla kamu kurumları için resmî bir yol haritasına dönüştü. Plan, yetkinliklerin yaygınlaştırılmasından işlem gücü yatırımlarına uzanan 16 adımlık bir çerçeve sunuyor ancak sınırlı eğitim hedefleri, özel sektöre yönelik teşvik ihtiyacı, yönetişim ve çevre alanındaki boşluklar, planın geliştirilebilecek yönlerine işaret ediyor.

Google, yapay zeka alanında bugüne dek her zaman sessiz, istikrarlı, kendini kanıtlamış ve olgun bir şirket imajı çizdi. Fakat Ağustos ayı başlarında şirket, yapay zeka yönetiminde bugüne kadar yaptığı en köklü değişikliklerden birine gitti. Eski şirket çalışanları tarafından yapılan açıklamalar, bu yönetim değişikliğinin ardında şirketin yapay zeka alanında hangi yöne ilerlemesi gerektiğine dair önemli bir fikir ayrılığı olabileceğine işaret etti.

Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.



