Sürdürülebilir Yaşam

Sadece ihtiyacımız kadarını alalım.
Sürdürülebilir Yaşam

BMW Aralık - Ocak Dünya Hali
BMW ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Ayşe Erenel Margossian

2008 yapımı, Pixiar animasyonu WALL-E, bizlere bugünkü hızımızla üretmeye ve tüketmeye devam edersek, ortaya çıkan atıklarla geleceğin çok da kurgu olmayan ve aslında oldukça gerçekçi tablosunu gözler önüne seriyor. Filmde de insanlık sebep olduğu kirlilik ve atıklar yüzünden yaşanılmaz hale gelen Dünya’yı terk etmek zorunda kalıyor. Bu terk edişten ve yok oluştan sonra Dünya üzerinde hamam böceği dışında bir yaşam kalmıyor. Atıkları toplamak o kadar uzun sürüyor ki bir tek WALL-E bu süreçte kendini tamir etmeyi öğrenip bir şekilde çalışmaya devam ediyor. Dünya’da tekrar yaşam formu oluşması ise yüz yıllar sürüyor. 

Yaşadığımız çevre sorunlarının çözümü soyumuzun tükenmesi ya da gezegeni terk etmemiz olmayacak. Biyoçeşitlilik için oldukça etkili bir rolümüz var. Elbette nüfus kontrolüne ve en önemlisi tüketimi azaltmaya ivedilikle ihtiyacımız var. 

Geri dönüşümün en son çare olduğunun bilinci yükseldikçe; ürünleri dönüştürmek veya tekrar kullanmak çabası ve ikinci ele olan rağbet artıyor. Özellikle Z kuşağı bu konuda oldukça bilinçli; örneğin giyim konusunda tek sezonluk markalar yerine daha sürdürülebilir üretimlerden yana yapıyorlar seçimlerini. Burada sürdürülebilirlik;

  • Üretimin tüm aşamalarında,sonrasında ise dağıtımında, nakliyesinde de uygulanması, 
  • Yerel tedarikçilerin tercih edilmesi, 
  • İnsan ve hayvan hakları göz önünde bulundurulması, 
  • Çalışanlara adil gelir ve iş koşulları sağlanması gibi birçok konuyu kapsıyor.

Tekstil sektörünün, sera gazı oluşumu ve temiz suların kirlenmesi başta olmak üzere çevreye zararı büyük;

  • Sadece bir pamuklu tişörtün üretimi için 2 bin 700 litre temiz su tüketiliyor. 
  • Sektörün 2015 yılında 92 Milyon ton olan atık miktarının, 2030 yılında 148 milyon ton olacağı ön görülüyor. 

Artık bir ürünün her renginden alma zihniyetinden çıkıp, sadece ihtiyacımız olanı almak ve uzun süre kullanmak dışında bir seçeneğimiz olmamalı. Bugün, adil gelir seviyesinde yaşayanlarımızın pek çoğunun dolabında, aslında hayatlarının sonuna kadar bir parça dahi almayı gerektirmeyecek kadar kıyafet bulunuyor. 

Bunun yanında, alacağınız ürün ne kadar sürdürülebilir koşullarda üretilirse üretilsin, Türkiye’de olan bir ürünü dünyanın başka bir yerinden getirtmek sürdürülebilir bir yaklaşım olmuyor. Ülkemiz çay üretiminde oldukça gelişmiş ve çeşitliliğe sahipken yurt dışında üretilip paketlenmiş bir çayı almak ya da yerel kaynaklardan elde edilmiş bir maden suyunu tercih etmektense, İtalya’dan gelmiş bir şişe gazlı suyu tüketmek ne kadar sürdürülebilir? 

Ülkemizde tarımdaki çeşitlilik ve yerel tedarikçilere ulaşım konusunda oldukça şanslıyız. Hemen her mahallede hafta bir ya da birkaç kez kurulan pazarlarımızda yerel üreticilerden taze ürünlere ulaşabiliyoruz. Marketlerden ambalajlı meyve-sebzeleri almak yerine, aynı ürünleri güvenilir pazarlardan alarak atık miktarını da azaltabiliriz. Hatta tüketeceğiniz kadar bazı ürünleri permakültür tasarımlarıyla şehirde, evin balkonunda hatta camında bile yetiştirebilirsiniz. Bunun için illa bir bahçeye ihtiyacımız yok. Atıklarınızı da kompost yaparak tekrar bu tasarım içinde kullanabilirsiniz.

WALL-E, çöp diye atılan çoğu atığın aslında nasıl tekrar kullanabileceğini, nelere dönüşebileceğini ve hatta bir atık bile olmadığını gösteriyor bize. Bir yandan da o koca çöplüğün ortasında bile bir bitkinin yeşerebileceğini. ‘Ben zaten tek başıma ne yapabilirim?’ ya da ‘benim çevreye zaten ne zararım var’ sorularının cevapları oldukça açık ve net. Dünyadaki kaynakları kullandığımız sürece hepimizin az ya da çok çevreye bir etkisi var.  

Bu kaynakların ihtiyacımız olduğu kadarını kullanırsak ve ortaya çıkan atıkları dönüştürmek için çaba gösterirsek ancak sürdürülebilir, yaşanabilir bir geleceğimiz olacak. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

49: Ortak Bir Gelecek

Eşitsizlik Sorunu, Biyoçeşitlilik Kaybı

28 Oca 2022

BMW ile birlikte
49: Ortak Bir Gelecek

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı