TikTok, ABD yasağına karşı savunma yaptı: Duruşmadan öne çıkanlar

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Çin merkezli ByteDance çatısı altında faaliyet gösteren TikTok, Ocak ayında yürürlüğe girmesi beklenen ve platformun ABD genelinde kullanımını yasaklama potansiyeli taşıyan bir yasaya itirazı nedeniyle temyiz mahkemesinde görülen bir duruşmada yargıç heyeti önünde sözlü savunma yaptı. Duruşma sırasında TikTok ve ABD Adalet Bakanlığı’na sözlü savunmalarını sunmaları için 25’er dakika süre verildi.
Bir adım geriden: Eski ABD Başkanı Donald Trump, kendi başkanlık döneminde ulusal güvenliğe ilişkin endişeler nedeniyle TikTok’un ABD genelinde yasaklanmasını önermişti. Joe Biden ise bu yıl Nisan ayında aynı gerekçelerle platformu ülke genelinde yasaklayan bir yasa tasarısını onayladı.
Adalet Bakanlığı, TikTok’un Çin hükümetinin ABD aleyhine kullanabileceği hassas kullanıcı verilerini topladığını ileri sürüyor.
Kurum ayrıca, TikTok’un kullanıcıların hangi içerikleri göreceğini belirleyen algoritmalarının Çinli yetkililer tarafından manipüle edilmeye açık olduğuna inanıyor.
TikTok ise ABD’li kullanıcıların verilerini hiçbir zaman Çin hükümetiyle paylaşmadığını ve ABD hükümetinin endişelerinin yersiz olduğunu savunuyor.
Bununla birlikte: Biden tarafından imzalanan yasa, TikTok’un ABD’de kullanıma kapatılmaması için ByteDance’in, platformun yönetimini 19 Ocak’a kadar satış yoluyla başka bir şirkete devretmesini gerektiriyor. Satış işlemlerinin başlatılmış olması durumunda Biden’ın TikTok’a 90 gün ek süre verme hakkı bulunuyor.
Fakat TikTok’un ABD’li bir şirkete satılması, milyarlarca dolarlık bir anlaşma gerektireceği için ByteDance, verilen sürenin yetersiz olduğunu savunuyor.
Ayrıca Çin hükümeti de ByteDance’in TikTok’u mecburi satışına sıcak bakmıyor.
Tepkiler: Yasanın onaylanmasının ardından ABD’de 150 milyondan fazla kullanıcısı bulunan TikTok, çatı şirketi ByteDance ile birlikte Anayasa'ya uygun olmadığını öne sürerek yasaya itiraz etti. Şirket, itirazında imzalanan kararın ABD Anayasası’nın “First Amendment” olarak bilinen ek maddesini ihlal ettiğini dile getirdi.
First Amendment, ABD hükümetinin vatandaşların ifade özgürlüğü hakkını elinden alan yasalar yürürlüğe koymasını yasaklıyor.
ABD yetkilileri ise ulusal güvenliğe ilişkin endişelerin ifade özgürlüğünden daha ağır bastığına işaret ediyor.
Taraflar, itiraza ilişkin davada nihai kararın Aralık ayına kadar verilmesini talep ediyor. Bu sayede Ocak ayından önce Yüksek Mahkeme’ye olası bir temyiz başvurusunda bulunulabileceği ifade ediliyor.
Geniş açı: Başkanlık döneminde TikTok’u yasaklamaya yönelik girişimlerde bulunan Donald Trump ise şu anda, Biden tarafından imzalanan yasaya karşı geliyor ve TikTok’un yasaklanmasını istemeyen herkesi kendisine oy vermeye davet ediyor. Biden’ın rakibi Kamala Harris’in ise yasaya ilişkin görüş beyan etmese de aktif bir TikTok hesabı bulunuyor.
- TikTok, duruşma öncesi mahkemeye sunduğu belgelerde Trump ve Harris’in bu hamlelerinin Adalet Bakanlığı’nın TikTok’un yüksek öncelikli bir ulusal güvenlik tehdidi teşkil ettiğine yönelik tezini zayıflattığını belirtiyor.
TikTok, sözlü savunma yaptı
Açılan itiraz davasında TikTok, 16 Eylül Pazartesi günü yargıç heyeti önünde sözlü savunmasını yaptı. Şirket avukatı Andrew Pincus, ABD Kongresi’nin tarihte ilk kez 170 milyon Amerikan vatandaşının ifade özgürlüğünü hedef aldığına işaret etti. Pincus, hükümetin kanunun anayasaya uygunluğunu ispatlama yükümlülüğü olduğunun da altını çizdi.
Ayrıntılar: Kongrenin bir yürütme kurumu gibi hareket etmesini haklı çıkaracak hiçbir neden bulunmadığını dile getiren Pincus, Adalet Bakanlığı’nın Çin’in istediği zaman TikTok kullanıcılarının verilerine eriştiğine dair hiçbir kanıt sunamadığını sözlerine ekledi. Savunmada ayrıca, yabancı mülkiyet ile yabancı kontrolü arasında fark olduğu vurgulandı.
Pincus, diğer yurt dışı merkezli ve Çin merkezli platformların neden hedef alınmadığını da sorguladı.
Şirket avukatı ayrıca, platform yasağı veya zorunlu bir satış dışında TikTok’un platform politikalarını düzenlemeye yönelik daha hafif yaptırımlar uygulanabileceğine işaret etti.
Ek olarak: Duruşma sırasında yargıçlardan biri, ByteDance’in TikTok’taki hisselerini elden çıkarmayı planlayıp planlamadığını sordu. Pincus, yanıtında bu yaptırımın uygulanabilir olsa bile TikTok’a büyük bir yük olarak geri döneceğini dile getirdi.
TikTok, davayı kaybederse ve yönetimi satış yoluyla devredilmezse, platform ABD’deki uygulama mağazalarından kaldırılacak.
TikTok’u halihazırda telefonuna indirmiş olan kullanıcılar ise olası bir yasaktan etkilenmeyecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, önümüzdeki beş yıl boyunca Avrupa'nın en güçlü kurumuna liderlik edecek olan ekibini belirledi. TikTok, ABD'de kullanımının yasaklanmasını öngören yasaya karşı sözlü savunma yaptı.
17 Eyl 2024

YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş Dünyası ve Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bugün artık pek çok şirket, verilerinin kontrollü bir ortamda kalması için çalışanlarına kurumsal bir yapay zeka hesabı sağlıyor. Fakat çalışanlar, bir sunum hazırlarken ChatGPT'yi, toplantı notlarını toparlarken Claude'u ya da raporlardaki verileri görselleştirirken Gemini’ı kullanmayı tercih edebiliyor. Daha pratik bulunduğu için kişisel bir hesap üzerinden yapay zekaya yüklenen bir dosya, şirket içi finansal veriler ya da müşteri bilgilerini içeriyorsa bir anda şirketin en büyük kör noktalarından birine dönüşebiliyor.

Artırılmış gerçeklik (AR), tüketici pazarında hâlâ kitlesel olarak benimsenmenin yollarını ararken teknolojinin asıl etkisi çok daha kritik kullanım alanlarında ortaya çıkıyor. Duygu Daniels, itfaiyecilerin görüş mesafelerinin sıfıra düştüğü ortamlarda yollarını bulmalarına yardımcı olan AR teknolojileri geliştiren Ömer Hacıömeroğlu ile AR’ın bugünkü kullanım alanlarını, yapay zekayla kesişimini ve geleceğini konuştu.

Güney Kaliforniya’da bir hava kalitesi düzenlemesi, oylama öncesinde kuruma yağan on binlerce muhalefet e-postasının ardından reddedildi; sonradan bu mesajların en az 20 bininin "yapay zeka destekli taban savunuculuğu grubu" CiviClick üzerinden üretildiği ve bazı kimliklerin rızasız kullanıldığı ortaya çıktı. Yapay zeka, kamusal katılım için gereken zaman ve emeği neredeyse sıfıra indirirken sahte kamuoyu üretmeyi de çok daha ucuz ve ikna edici hâle getiriyor. Peki gerçek bir toplumsal tepkiyle sentetik kamuoyunu nasıl ayırt edeceğiz?

Ekran yorgunluğunun zirveye ulaşması ve minimalizmin bir statü göstergesi hâline gelmesi, giyilebilir cihaz alanında yeni bir ürün kategorisinin doğmasına yol açıyor. Bir zamanlar lüks, teknolojiye daha fazla erişebilmek anlamına gelirken bugün bunun antitezi, bir ayrıcalığa dönüşüyor: Teknolojiye sahip olmak ama ona bakmak zorunda olmamak.

OpenAI’ın ChatGPT’yi kullanıma sunmasıyla fitili ateşlenen yapay zeka patlaması, bugüne dek hep pahalı çiplerle dolu devasa veri merkezleri etrafında büyüdü. Apple’ın yakın zamanda yaptığı duyuru ise yapay zekanın yeni adresinin kişisel bilgisayarlar olabileceğini ortaya koydu.





