Toplumsal dönüşümün aksiyon noktası: Sosyalfon

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Bültenimizde her hafta Aposto! Girişim Programı'na kabul edilen girişimleri tanıtıyoruz. Bu programı hayata geçirmemizin temel sebebi, bütün zorluklarına rağmen girişimcilik yolunu tercih edenlerin desteği hak ettiğine inanıyor olmamız. Bugün "toplumsal dönüşümün aksiyon noktası" Sosyalfon'u paylaşıyoruz.
- Bir cümleyle: Sosyalfon, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda çalışan tüm aktörleri bir araya getiren, destekleyen ve bu aktörler arasında potansiyel iş birlikleri doğmasını sağlayan bir köprü platformdur.
- İş modeli: B2B modelinde sosyal girişimler ile kurumsal firmalar arasındaki iş birliklerini artırmayı ve sistemsel hâle getirmeyi hedefleyen Sosyalfon, B2C modelinde ise çevrim içi platform üzerinden sosyal fayda odaklı projelere maddi ve ayni desteğin toplanmasına yardımcı oluyor.
- Gelecek planları: Şu anda çevrim içi platformu üzerinden ayni ve gönüllü desteği toplayabilen Sosyalfon, kitlesel fonlama platformunun maddi fonlama kısmını 2021 başında aktif hâle getirmeyi planlıyor. Böylece platform üzerinden sosyal fayda odaklı projelere maddi destek de toplanabilecek.
- Sosyal girişimin farkı nedir? Sosyal girişim, toplumdaki sorunları çözmek amacıyla girişimci yaklaşımını kullanan oluşumlardır. Ticari girişimler de toplumsal sorunlara çözümler getirebilir fakat onlar için kârı artırmak ön plandadır. Sivil toplum kuruluşları ise toplumsal fayda sağlarken girişimcilik temelli ticari faaliyetlerini sürdürür.
- Sosyal girişimin farkı nedir? Sosyal girişim, toplumdaki sorunları çözmek amacıyla girişimci yaklaşımını kullanan oluşumlardır. Ticari girişimler de toplumsal sorunlara çözümler getirebilir fakat onlar için kârı artırmak ön plandadır. Sivil toplum kuruluşları ise toplumsal fayda sağlarken girişimcilik temelli ticari faaliyetlerini sürdürür.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
"Bir şey daha" etkinliği, öksürük sesinden Covid-19 testi, şifreleme savaşları 2.0 ve yeni sosyal ağ Parler.
12 Kas 2020

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Bugün şirketler, faaliyet gösterdikleri süre boyunca müşterilerinden çalışanlarına, iş ortaklarından tedarikçilerine kadar milyonlarca kişi ve kuruma ait veri topluyor. Şirket kapandığında ise bu devasa dijital arşiv bir anda ortadan kaybolmuyor. Verilerin bir bölümü yasal yükümlülükler nedeniyle saklanmaya devam ederken bazıları, başka şirketlere devredilebiliyor; hatta iflas sürecinde satışa çıkarılan varlıklar arasında yer alabiliyor.

Algoritmalar artık iş dağıtıyor, çalışanları puanlıyor ve hatta işten çıkarma kararlarında belirleyici oluyor; insan denetimi ise otomasyon yanlılığı ve gig ekonomisinin hukuki boşlukları nedeniyle her zaman gerçek bir güvence sağlamıyor. Kaliforniya, “Robot Patrona Hayır” yasası ile işten çıkarma ve disiplin kararlarının yalnızca yapay zekaya bırakılmasını yasaklayan ilk ABD eyaleti oldu belki ama asıl sorunun kapitalizmin ulaştığı noktayla ilgili olduğunu hatırlamak gerekiyor.

Şirketler yapay zekayı toplantı notu çıkaran araçlardan operasyon yürüten ajanlara dönüştürmek istiyor; ancak bir yandan da güvenilmez veri, eksik bağlam ve belirsiz sorumluluklar kurumların yıllardır kapalı odalarda tuttuğu dağınıklığı da su yüzüne çıkarıyor. Üstelik ajanların gerçekten işe yaradığı bir düzende asıl mesele, onlara hangi işleri devredeceğimiz kadar açılan zamanı insanın muhakemesine, öğrenmesine ve daha nitelikli üretime ayırıp ayıramayacağımız da.



