Twitter, Blue aboneleri için karakter sınırını 10 bine çıkarıyor

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Twitter, ücretli Twitter Blue aboneleri için 4 bin olan karakter sınırını iki katından fazlasına çıkararak web sitesinde 10 bin karaktere kadar olan tweet'ler için destek sunmaya başladı. Buna ek olarak, platform artık Twitter Blue abonelerine kalın ve italik metin biçimlendirme seçenekleri de sunuyor.
Bir adım geriden: Twitter, 280 olan tweet karakter sınırını Şubat ayında 4 bin karaktere çıkarmıştı.
Geniş açı: Yaklaşık 2 bin kelimeye ya da oldukça uzun bir makaleye denk gelen 10 bin karakter desteğinin büyük ihtimalle Twitter paylaşımlarından para kazanmayı amaçlayan içerik oluşturucuları için getirildiği değerlendiriliyor.
- Twitter, dün "Super Follows" özelliğini "Subscriptions" olarak yeniden adlandırmış ve kullanıcıların Spaces'ta yalnızca abonelerine özel sohbetler kurabilmeleri de dahil olmak üzere ürettikleri özel içerikler için takipçilerinden 3, 5 ve 10 dolar ücret talep etmesine olanak tanımıştı.
- Önümüzdeki 12 ay boyunca bu özellik üzerinden para kazanan içerik üreticilerinin kazançlarından hiçbir şey talep etmeyeceğine dair söz veren Twitter'ın bu hamlesi, haber bülteni platformu Substack'in kısa bir süre önce duyurduğu ve platforma Twitter benzeri unsurlar ekleyen "Substack Notes" isimli özelliğine bir tepki olduğu değerlendiriliyor.
Dahası: Blue kullanıcıları için tweet karakter desteğini artırmanın yanında daha uzun videolar yayımlama seçeneği de sunan Twitter, içerik oluşturucuların platformdan para kazanmaları için her geçen gün daha fazla yol sunuyor. Öte yandan, kullanıcıların web sitesinde daha fazla zaman geçirmelerini sağlamak Twitter'ın reklamlardan daha fazla kazanç elde etme fırsatı elde edeceği anlamına geliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Emojiler, ilk bakışta internet ekosisteminin evrensel bir dili gibi görünse de hangi emojiyi kullandığınız, sizinle ilgili sandığınızdan çok daha fazla şey söylüyor. Bazen bir emoji, doğum tarihinizi yazmanıza gerek kalmadan hangi kuşağa ait olduğunuzu rahatlıkla ele verebiliyor.

Haziran ayında İstanbul’daki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla kamu kurumları için resmî bir yol haritasına dönüştü. Plan, yetkinliklerin yaygınlaştırılmasından işlem gücü yatırımlarına uzanan 16 adımlık bir çerçeve sunuyor ancak sınırlı eğitim hedefleri, özel sektöre yönelik teşvik ihtiyacı, yönetişim ve çevre alanındaki boşluklar, planın geliştirilebilecek yönlerine işaret ediyor.

Google, yapay zeka alanında bugüne dek her zaman sessiz, istikrarlı, kendini kanıtlamış ve olgun bir şirket imajı çizdi. Fakat Ağustos ayı başlarında şirket, yapay zeka yönetiminde bugüne kadar yaptığı en köklü değişikliklerden birine gitti. Eski şirket çalışanları tarafından yapılan açıklamalar, bu yönetim değişikliğinin ardında şirketin yapay zeka alanında hangi yöne ilerlemesi gerektiğine dair önemli bir fikir ayrılığı olabileceğine işaret etti.

Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.




