'X' olmanın bedeli


Yüzde yüz elektrikli sürüş keyfi: BMW %100 elektrikli sürüş keyfi BMW geleceğin mobilitesine yönelik 50 yıldır sürdürdüğü çalışmalarının sonucunda çevreye saygılı ve sürdürülebilir mobiliteyi yaygınlaştırmada öncü bir rol üstleniyor. Nedir? BMW ’in tamamen elektrikli model gamı , çevre dostu sürüş deneyimini farklı yaşam tarzlarına uygun tasarımlarla ve klasik BMW konforuyla buluşturuyor. Neler var? Görkemli duruşu ve konforlu yaşam alanıyla tamamen elektrikli Yeni BMW iX1 , yenilikçi karakterini çok yönlülüğüyle birleştirerek kullanıcılarını gündelik yaşamlarında hayallerinin ötesinde bir yolculuğa çıkarıyor. Modern sanattan ilham alınarak tasarlanan tamamen elektrikli Yeni BMW i7 , geleneksel ruhu fütüristik teknolojiyle harmanlayarak lüks anlayışını yeniden yorumluyor. Tamamen elektrikli BMW iX , fütüristik ve etkileyici dış tasarımı, minimal ve şık iç tasarımı, öncü teknolojileri ve üstün sürüş asistan sistemleriyle sessiz ve benzersiz bir sürüş deneyimi sağlıyor. Tamamen elektrikli ilk Gran Coupé modeli olan Yeni BMW i4 , üst düzey konfor ve günlük kullanım için ideal niteliklerinin yanı sıra olağanüstü dinamik özellikler sunuyor. Ailenin sportif üyesi Yeni BMW i4 M50 , BMW M'in üstün sportif performansını BMW i'nin yenilikçi gücüyle birleştiriyor. Yeni tasarımıyla standart özellik olarak sunulan M Sport donanımı sayesinde BMW iX3 eDrive20 her zamankinden daha sportif görünüyor. Eşsiz sürüş keyfini yaşarken sürdürülebilir bir geleceğe öncülük etmek için size en uygun tamamen elektrikli BMW modelini burada bulabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Ekim 2022’deki devralımından bu yana Twitter’da oldukça köklü değişiklikler yapan Elon Musk, geride bıraktığımız günlerde Twitter tarihindeki en radikal değişikliğe gitti. Musk, platform üzerinden yaptığı paylaşımda “Yakında Twitter markasına ve kademeli olarak tüm kuş logolarına veda edeceğiz,” dedikten bir gün sonra dediğini yaptı ve Twitter’ın hem adını hem de ikonik kuş logosunu değiştirdi.
Değişikliklerin ardından Twitter’ın yeni adı “X” olurken kuş ikonunun yerine de Musk tarafından “minimalist art deco” olarak tanımlanan “X” sembolü geldi; ancak bu değişimi takip eden paylaşımlarında Musk bu ikonun da “muhtemelen” değişeceğinin ve “rafine edileceğinin” sinyallerini verdi.
- Editörün önerisi: Yazının devamını okumadan önce Musk'ın Twitter'ı neden X olarak yeniden markalaştırdığını anlattığımız bu yazımıza göz atabilirsiniz.
Her ne kadar Musk, Twitter'ı bankacılık ve finansal hizmetleri de kapsayan bir "her şey uygulaması"na dönüştürme hayallerini 17 yıllık bir markanın aniden silerek realize etmeye başlamış olsa da uzmanlar bu değişimin hem hukuki hem de maddi açıdan pahalıya patlayabilecek birtakım ciddi sonuçları olabileceğine dair uyarıyor.
Hukuki açıdan bakacak olursak, Musk'ın Twitter'ı X olarak yeniden markalaştırmasının önündeki en büyük potansiyel engel, aralarında Microsoft ve Meta'nın da bulunduğu yaklaşık 900 şirketin "X"in varyasyonları için fikri mülkiyet haklarına sahip olması olarak karşımıza çıkıyor.
- Microsoft'un Xbox video oyun sistemiyle ilgili bir X ticari markası bulunuyor. Meta ise yazılım ve sosyal medya gibi alanlarda kullanmak üzere mavi-beyaz bir "X" harfini içeren federal bir ticari markaya sahip.
Hâl böyle olunca bu, Musk ve X'in yakın gelecekte bir dava ile karşı karşıya kalmasının oldukça olası olduğu anlamına geliyor. Konuya ilişkin olarak ticari marka avukatı Josh Gerben, "Twitter/X'in yeni ismi nedeniyle hem fırsatçı hem de meşru davacılar tarafından dava edilme olasılığı %100" ifadelerini kullanıyor. Gerben, ticari marka tescillerini almaya çalışmak ve yeniden markalaşmadan kaynaklanması muhtemel davalarla uğraşmanın getirdiği yasal ücret ve uzlaşma maliyetlerinin Musk'a çok rahat on milyonlarca dolara mal olabileceğinin de altını çiziyor.
Dahası, Gerben, Twitter'ın yeni markası olarak X'i savunmanın özellikle de uluslararası alanda zor olabileceğini; Musk'ın istediği her ülkede X ticari markasını başarılı bir şekilde tescil ettirme şansının oldukça düşük olduğunu da sözlerine ekliyor.
Öte yandan, Musk'ın yasal zorluklardan kaçmayı veya hafif darbe alarak kurtulmayı başardığı olası senaryolarda dahi X'e dönüşmenin bedeli Twitter için oldukça ağır oluyor. Twitter'ın isim değişikliğini bir "hata" olarak nitelendiren analistler ve marka ajansları, Musk'ın bu hamlesinin Twitter'ın değerinde 4 ila 20 milyar dolar arasında bir kayba yol açtığını değerlendiriyor.
Ekim 2022'de Twitter'ı resmen satın alan Musk'ın platformda gittiği değişiklikler, reklamverenlerin Twitter'dan toplu bir şekilde kaçmasına neden olmuş; ARK Investment'ın tahminlerine göre Twitter'ın değeri, Musk'ın şirketi satın aldığı miktarın yarısından da fazla azalarak 21 milyar dolara kadar düşmüştü. Yeni tahminler ise Twitter'ın yani yeni ismiyle X'in değerinin en iyi senaryoda 18 milyar dolar, en kötü senaryoda ise 1 milyar dolara kadar gerilemiş olabileceği anlamına geliyor.
- Marka değerleme danışmanlık firması Brand Finance'e göre Twitter'ın marka değerinin yaklaşık 4 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Firma Facebook markasına 59 milyar dolar, Instagram'a ise 47,4 milyar dolar değer biçiyor.
- Vanderbilt Üniversitesi ise Twitter'ın marka değerini 15 milyar ila 20 milyar dolar arasında tahmin ediyor ki bu da Snapchat ile karşılaştırılabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Eski ABD istihbarat yetkilisinden UFO iddiaları. Google'ın deprem uyarı sisteminin başarısızlığı. Süper iletken heyecanı. 'X' olmanın bedeli.
29 Tem 2023

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Emojiler, ilk bakışta internet ekosisteminin evrensel bir dili gibi görünse de hangi emojiyi kullandığınız, sizinle ilgili sandığınızdan çok daha fazla şey söylüyor. Bazen bir emoji, doğum tarihinizi yazmanıza gerek kalmadan hangi kuşağa ait olduğunuzu rahatlıkla ele verebiliyor.

Haziran ayında İstanbul’daki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla kamu kurumları için resmî bir yol haritasına dönüştü. Plan, yetkinliklerin yaygınlaştırılmasından işlem gücü yatırımlarına uzanan 16 adımlık bir çerçeve sunuyor ancak sınırlı eğitim hedefleri, özel sektöre yönelik teşvik ihtiyacı, yönetişim ve çevre alanındaki boşluklar, planın geliştirilebilecek yönlerine işaret ediyor.

Google, yapay zeka alanında bugüne dek her zaman sessiz, istikrarlı, kendini kanıtlamış ve olgun bir şirket imajı çizdi. Fakat Ağustos ayı başlarında şirket, yapay zeka yönetiminde bugüne kadar yaptığı en köklü değişikliklerden birine gitti. Eski şirket çalışanları tarafından yapılan açıklamalar, bu yönetim değişikliğinin ardında şirketin yapay zeka alanında hangi yöne ilerlemesi gerektiğine dair önemli bir fikir ayrılığı olabileceğine işaret etti.

Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.



