

Odeabank’ın Eşit Masallar ’ı Türkiye turnesinde İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 25. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında, " Bu İşte Bir Kadın Var " teması altında ilk kez tiyatro sahnesinde sergilenen Eşit Masallar projesi Türkiye turnesine çıkıyor. Nedir? Toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının küçük yaşta geliştiğine inanarak çocuklar eşit bir yarına uyansın diye Dünya klasiği masalları eşitlikçi bir bakış açısıyla yeniden yorumlayan Odeabank ve Can Yayınları, Eşit Masallar ’ı ortaya koyuyor. Turne yolculuğuna 14 Mayıs’ta Kayseri’de başlayan ve sonrasında Konya, Gaziantep, Hatay şehirlerinde sahne alan oyun 11 Haziran’da İzmir’de, 12 Haziran’da Muğla ve Bodrum’da, 18 Haziran’da Adana’da ve 19 Haziran’da Mersin’de sahnede olacak. Bugün: Masallardaki toplumsal cinsiyet kalıplarına alışılmışın dışında yorumlar getirerek hem çocukların hem büyüklerin ufkunu açan Eşit Masallar, 2-5 Haziran tarihleri arasında Odeabank sponsorluğunda düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali kapsamında bugün saat 18:00’de Bergama Sokakları’nda sahne alacak. Gelecek program: Turnenin devamında Bergama’dan İstanbul’a gelecek olan oyun, 4 Haziran Cumartesi günü saat 11.30’da, 5 Haziran Pazar günü ise 11.00’de KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleşecek Yaratıcı Çocuk Festivali ’ nde izleyicilerle buluşacak.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: Hit the Road / Jaddeh Khaki
Yönetmen: Panah Panahi
Süre: 93 dakika
Jenerik: İran sinemasının en büyük yönetmenlerinden Jafar Panahi’nin oğlu Panah Panahi, soyadına yakışan bir yönetmenlik becerisi ve sinema diliyle imza attığı ilk filmiyle, geçtiğimiz yılki Cannes Film Festivali’nde başladığı festival yolculuğunu Londra Film Festivali’nde En İyi Film seçilerek sürdürmüştü. Ülkemizde ilk kez İstanbul Film Festivali’nin Genç Ustalar bölümünde gösterilen film, İran’ın kuzey sınırına doğru yol alan bir otomobilin içindeki dört kişi ve bir köpeğin duygusal hikâyesini anlatıyor.
Neden izleyelim?: Dokunaklı bir hikâye; her biri incelikle işlenmiş karakterler; konuşulmayan, konuşmaktan kaçınılan gerçeklerin ağırlığı ve 1980’lerde İran’daki pop şarkıları… Tüm bunlar bir yumak olarak yer yer kahkahalar attıran gülünç ve eğlenceli anlarla diğer her şeyi unutturan, yer yer dinmesi zor göz yaşları döktürerek boğazınızı düğümleyen ve kalbinizi sıkıştıran bir yol hikâyesine dönüşüyor Hit the Road’da.
Ülkeden kaçmak üzere olan oğullarını sınırdaki kaçakçılara teslim etmek üzere yola koyulmuş ailenin her bir bireyi farklı karşılıyor bu yolculuğu, bu yolculuk her biri için farklı bir şey ifade ediyor. Birlikte geçirecekleri son saatleri ve son kilometreleri anlamlı kılmaya, hüzünle değil mutlulukla doldurmaya çalışıyorlar. Bazen başarıyor bazen başaramıyorlar. Planlanmış ayrılıkların dahi zamansızca gelebildiğini, bilinçli ayrılışların da perişan edebildiğini hatırlatıyor film: Korkutuyor.
Nerede izleyebilirsin?: Hit the Road, bugün Başka Sinema salonlarında gösterime giriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
75. Cannes Film Festivali çıktıları; Yola Devam incelemesi; Florence + The Machine'in yeni albümü Dance Fever; Türkiye'de konser iptalleri.
03 Haz 2022

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.

İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.




