2024'ün dil virüsleri: Medyanın Türkçe karnesi

TV stüdyolarında kıraathane ağzıyla konuşan insanlar, her cümlesine sahte bir “efendim” seslenişiyle başlayan spikerler, “dahi” demesi gereken yerlerde “dâhi” diyen gazeteciler, bağıra bağıra konuşarak kulak tırmalayan sunucular, bu yıl da evrensel yayıncılık ilkelerine aykırı kötü örnekler sergiledi. Yıl boyunca medyada yayılan dil virüsleri.
2024'ün dil virüsleri: Medyanın Türkçe karnesi

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Geçen yaz büyük orman yangınlarından birinin haberini sunan spiker, “Bolu’da orman yangını çıktı, ekipler müdahale ediyorlar. Yangın görüntüleri de ‘sıcak olarak’ haber merkezimize ulaştı” dedi. Donup kalmıştım bu sözleri duyduğumda. Çıkan orman yangını üzerinden sözcük oyunu yaparak "Bu haber fırından sıcak çıktı" ironisi yapmıştı spiker. 

Bilen bilir, hemen her gün sosyal medyada yazıp paylaştığım iletilerde “dil yanlışları” önemli bir yer tutuyor. Buradan yola çıkarak yıllık bir değerlendirme yazısı yazmaya karar verdim. 2024 yılı boyunca not aldığım ve sosyal medya üzerinden dikkat çektiğim dil yanlışlarının en çok medyada boy gösteren sunucu, spiker ve gazetecilere ait olduğunu fark ettim. 

TV stüdyolarında kıraathane ağzıyla birbirlerine “abi, abla, yenge, amca, birader, kardeşim” diye seslenen insanlar, her cümlesine sahte bir “efendim” seslenişiyle başlayan spikerler, “dahi” demesi gereken yerlerde “dâhi” diyen gazeteciler, bağıra bağıra konuşarak kulak tırmalayan sunucular, bu yıl da evrensel yayıncılık ilkelerine aykırı kötü örnekler sergiledi.

Gereğinden hızlı ya da gereğinden temposuz konuşan; deyimleri değiştirerek yanlış kullanan; tamlama yanlışlarıyla doğaçlama konuşan; yazımları birbirine yakın olan sözcük ve kavramları birbirine karıştıran; tekil-çoğul karmaşası yaşayan; mantık yanlışları yaratan; art arda birbiriyle çelişen ifadelerde bulunan; yabancı sözcüklere Türkçe ekler ulayan; eş anlamlı sözcükleri peş peşe kullanarak anlamsız cümleler kuran bazı spiker, sunucu ve gazeteciler, medyadaki dil kirliliğinin başlıca sorumlularıdır. Son yıllarda sayıları gereksizce artırılan iletişim fakültelerinde eğitim kalitesi hızla düşerken, bu okullarda öğrencilere gazeteciliğin temel başucu kaynakları olan sözlük ve yazım kılavuzu kullanma alışkanlığının verilmemesi de medyadaki dil kirliliğinin önemli bir nedenidir.

Bu yıl bir röportajda dile getirdiğim üzere, son yıllarda ekranlarda sunucu ya da spiker sıfatıyla boy gösteren kişilerin %75’i o sıfatları hak etmiyorlar. 1990’lı yıllara kadar spikerlik eğitiminde “TRT ekolü” dediğimiz, yüzlerce aday arasından seçilenlerin aylarca eğitildiği, kursların sonunda yapılan sınavlarda başarılı olan iki ya da üç kişinin spiker kadrosuna alındığı bir sistem vardı. 

TRT’nin o unutulmaz dönemlerinde spikerlik yapan bir arkadaşım o yıllarda spikerliğin, “temininde güçlük çekilen meslek grubu” sayıldığını söylemişti. 1990’lı yıllarda özel radyo ve televizyon kanallarının açılmasının ardından talebi karşılamak amacıyla 96 saatlik eğitimlerle spikerlik sertifikası veren özel eğitim kurumları açıldı. Bu kurumlarda eğitim veren kişilerin mesleki deneyimleri ve uzmanlık düzeyleri sürekli tartışma konusu oldu. O yıllardan itibaren yayın kuruluşlarının spiker veya sunucu seçimlerindeki tek ölçüt, deneyimli spiker hocaları Jülide Gülizar ve Ülkü Giray’ın deyişiyle, "90-60-90 olsun, Türkçesi noksan olsun" anlayışı olunca Türkçe söyleyiş yanlışları artmaya başladı. 

Gelin, medyada saptamaya çalıştığım dil virüslerine bir göz atalım: 

Algı yapmak, anons yapmak, aşı vurunmak, aşırı güzel, atıyorum, aynen, aynen öyle, 5 dakkaya ordayım, balık yasağı, başıma bir şey gelmeyecekse…, bay geldi, biletler sold out oldu, bizim bi suçumuz yokkine, bol şans, boş yapma, bu aleti bilen old gamerlar kimler?, bu şarkı Ahmet'e gitsin, bu şarkı Zeliha'ya gelsin, bugün fulüm, cool davranmak, çok kısa tanıtma yapayım, çok mersi, çok sorry, derinlikli, dolayısıyle, dost biriktirmek, insan biriktirmek, down oldum, dur yere, duyar kasmak, fake atmak, farkındalıklı, favlamak, saldırı gerçekleştirildi, fenomen indirimler, finli hamamı, finli pilot, fosseptik çukuru, fotoğraf çekinmek, geçtiğimiz hafta, geçtiğimiz yıl, geniz eti dediğimiz olay, giderekten, bakaraktan, konuğumlan, konuşaraktan, giriş yapmak, çıkış yapmak, yatış yapmak, gizli sır, görüldü atmak, gözaltı yapmak, grill yapmak, günaydınlar, günün sonunda, güvenlikçi, heyecan yapmak, hisse payı, ibret dersi, ifşalamak, ignore etmek, ilgi ve alaka, ilişkisel, incelikli, kaçadabilir, kahretsin, kal geldi, karşim, katılım sağlamak, kendisinle, kısa özet, kontrolünü sağlıyorum, konum atmak, korkunç derecede duygulanıyorum, kpss sınavı, külliyeten, linçlemek, madden, mangal yapmak, merhabalar, milli ara, milli takım arası, musmutlu, müjdeli haber, nedeniylen, noktasında, okuma yapmak, Panama bandrollü kuru yük gemisi, panik yapmak, pıspırıl, sağlıkçı, salon ful dolu, sanatçıyla interview yapmak, sanırsam, sel sularına kapılmak, sen şahane bir detaysın, sevgili yapmak, shoplamak, sizinlen konuşmak istedik, soğuk yapmak, spoiler yemek, süper samimi, şimdi araya gidiyoruz, tabii ki de, tanıtma yapmak, tebessüm yaptı, tekrardan, ticari taksi, tünaydınlar, ulaşım sağlamak, yok böyle bir şey!, takip ediyor olacağız, yapçez, etçez, yapçek bir şey yok, -yor olacağız fiil kalıbı…

Gerçek anlamıyla spiker veya sunucu, ortak kullanılan ölçünlü (standart) dili, kurallarına uygun ve hatasız kullanan kişidir. Spiker, mikrofona uygun bir sesi, lehçesiz, şivesiz güzel bir konuşma biçimini, konuşuyormuş, anlatıyormuş duygusu yaratan bir okuma tarzını, metni anında değerlendirme yeteneğini, okunan metnin, akıl ve duygu da katılarak anlatılmasını, yeri geldiğinde yabancı isim ya da kavramların doğru telaffuz edilmesini yaptığı işin içinde toplayan kişilerdir. Mikrofondan çıkan ses; sıcak, içten bir anlatımı, neşeyi, hüznü, kişinin zekasını, karakterini, bilgi birikimini ve deneyimlerini içinde barındırabilmelidir. Turgut Özakman’ın deyişiyle çıkan ses, “kültürlü ses” olmalıdır. 

Spikerlik ve sunuculuk, zor ve yetenek gerektiren mesleklerdir. Bu meslekleri seçen kişiler, dili doğru kullanmayı, dildeki yenilikleri sürekli takip etmeyi, çok çalışmayı, kendilerini yenilemeyi ve geliştirmeyi, ustalarının bilgi ve birikimlerinden yararlanmayı, işlerini çok sevmeyi ve en önemlisi yaptıkları işe saygı duymayı ilke edinmelidirler.

Günümüzde ekranda görünen spiker, sunucu ya da haber dış seslerinin sesletim yanlışlarına baktığımızda, genellikle kısa söylenmesi gerekirken uzun söylenen sesler, uzun söylenmesi gerekirken kısa söylenen sesler, kalın söylenmesi gerekirken ince söylenen sesler, ince söylenmesi gerekirken kalın söylenen sesler, ses düşmesi, ses değiştirme, ünlü daralması, yumuşak söylenmesi gereken seslerin sert söylenmesi, -g-/-ğ- değişikliği, e sesinin açık söylenmesi, ağız özellikleriyle konuşma, yabancı dilden giren kelimelerin yanlış söylenmesi, harflerin yanlış söylenmesi, vurgu ve duraklama yanlışları, yabancı sözcüklere özenme gibi sorunların yoğun olduğuna tanık oluyoruz.

Sesletim yanlışlarına dair 2024 yılında sosyal medyada yaptığım uyarılardan bazıları şöyle: 

  • "Merağınız" yanlış, "merakınız" diyelim. [ . . ] merak, merakı [ . - . ] mera:kı.
  • "Mutabığız" olmaz, doğrusu "mutabıkız". Ünlü ek aldığında sondaki "k" yumuşamaz.
  • "Nifağı" yanlış, doğrusu "nifakı". Nifak, nifakı (nifa:kı) -a sesi uzar, k yumuşamaz.
  • "Tahriği" olmaz, doğrusu "tahriki". Tahrik, -ki.
  • "Tedariği" olmaz, doğrusu "tedariki". 
  • Bazı alıntı kelimelerde yumuşama olmaz: ahlak / ahlakın, cumhuriyet / cumhuriyete, evrak / evrakı, hukuk / hukuku, ittifak / ittifaka, sepet / sepeti vb.
  • Sert ünsüzle biten kısaltmalar, ek aldıkları zaman okunuşta sert ses yumuşatılmaz: RTÜK’e (RTÜĞ’e değil), TÜBİTAK’ın (TÜBİTAĞ’ın değil), AGİK’in (AGİĞ’in değil) vb.
  • Kısaltması büyük harflerle yapıldığı halde bir sözcük gibi okunan kısaltmalara getirilen eklerde kısaltmanın okunuşu esas alınır. ASELSAN'da, BOTAŞ'ın, NATO'dan, UNESCO'ya.
  • Küçük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde sözcüğün açılımıyla okunuşu esas alınır; cm'yi (santimetreyi), kg'dan (kilogramdan)
  • Yabancı dillerden gelen tek heceli sözcüklerin" sonlarındaki -k yumuşamaz. Bank, bankı olur bangı olmaz. Tank, tankı olur tangı olmaz. Stok, stoku olur stoğu olmaz.
  • "Azamet" derken ikinci -a sesini uzatmayalım.
  • "Bakiye" derken -a sesini uzatmayalım.
  • "Diyabet" derken -a sesini uzatmayalım
  • "Fıkra" derken -a sesi uzatılmaz.
  • "Gazabı" derken ikinci -a sesini uzatmayalım.
  • "Mizah" derken -i sesi (sanılanın tersine) kısadır.
  • "Yararı" ve "zararı" derken ikinci -a seslerini uzatmayalım.
  • Özel isimlerin sonunda bulunan sert ünsüzler yazarken yumuşamaz, okunurken yumuşar. Mehmet’e→Mehmede, Zonguldak’a→Zonguldağa, Sinop’a→Sinoba
  • Diksiyonun özelliklerinden biri olan ulama söz akışına pürüzsüzlük ve tatlılık verir. Ses sakin ve düzenli olarak ilerler. Uygun ulamayla yapılan konuşmalarda ya da seslendirmelerde ses bir nehrin akışı gibi sakin ve düzenli olarak ilerler. Örnek: Hasan Ali / Hasa-nAli
  • İka:met derken K kalın söylenir.
  • "Minval" (L ince) tarz, yol anlamına gelir. "Minvali" derken (minva:li) -a sesi kısa söylenmez, uzundur.
  • "Küsuratı" derken -u ve -a sesleri (küsu:ra:tı) uzundur.
  • "Nema" derken (nema:) -a sesi uzundur. 
  • İki heceli bazı kelimeler ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında ikinci hecelerindeki dar ünlüler düşer: ağız / ağzı, alın / alnı, bağır / bağrım, beniz / benzi, beyin / beynimiz, boyun / boynu, böğür / böğrüm, burun / burnu, geniz / genzi, göğüs / göğsün, gönül / gönlünüz, vb.
  • "Değil mi?" diye yazılan soru kelimesi, "diil mi?" olarak söylenir. Yaygınlaşan “demi” veya “dimi” söylenişleri yanlıştır.
  • Türkçenin "-acak -ecek" ile biten sözcüklerini, dillendirmesi daha kolay olduğundan, konuşmanın akıcılığını aksatmamak için, yazıldığı gibi değil, yumuşatarak dillendiriyoruz: "yapıcak - edicek - görücek" gibi.

Anadilini doğru konuşup doğru yazmak, her yurttaş için bir görev ve sorumluluktur. Yazı yazmaya ya da konuşmaya dayalı mesleklerin başında gelen iletişim sektörü çalışanları için bu görev ve sorumluluğun değeri daha fazladır. Çünkü etkili bir iletişimi ve sözün güvenilirliğini sağlamanın en önemli aracı, doğru ve güzel Türkçedir. Dil elbette yaşayan bir varlıktır. Zaman içinde başka dillerle etkileşim kurar, kendi yeni sözcüklerini türetir, evrilir ve dönüşür. Ama bu dönüşüm, dilin özünü tahrip etmeye, yok etmeye doğru gittiğinde tehlike çanları çalar. 

  • Dil uzmanları Türkçe söz varlığımızın 620.000 sözcükten oluştuğunu dile getiriyor. Oysa TV haber bültenlerinde kullanılan sözcük sayısı, ortalama 500-1000 aralığındadır. İletişim profesyonellerinin bu sözcük dağarcığı kısırlığı karşısında özeleştiri yapmalarında yarar var.

Yayınlarda doğru ve güzel Türkçe kullanılmasını sağlayarak dilin gelişmesi, özleşmesi, zenginleşmesi, çağdaş kavramları karşılayacak düzeye ulaşması için yayın kuruluşlarını dilimizi titiz bir biçimde kullanmaya davet etmeliyiz. Editör, muhabir, sunucu ve spikerlerin dili doğru kullanmaları için onlara kurum içi eğitimler sunmalıyız. Türkçeyi dağınıklıktan, başıboşluktan kurtararak keyfî kullanımların önüne geçmek, medyadaki yanlış ve kuralsız kullanımların, zamanla birtakım galat söyleyişler hâline gelip dile yerleşmesini önlemek, dilimize sahip çıkmanın gereğidir. 

Yaygınlaşan yazım ve söyleyiş yanlışları

Yanlış

Doğru

acitasyon, acıtasyon

ajitasyon

adele

adale

afaroz

aforoz

aferim, afferin

aferin

afilli

afili

Avusturalya

Avustralya

ahçı

aşçı

ahvâller

ahvâl

aidatlar

aidat

akapunktur

akupunktur

akibet

akıbet

alçak gönüllü

alçakgönüllü

anane

anneanne

andrapoz

andropoz

anfi

amfi

antiparantez

antrparantez

antreman

antrenman

aparatif, aperatif

aperitif

ardarda, ard arda

art arda

arefe

arife

askeri ücret

asgari ücret

asvalt

asfalt

ataç

ataş

atmış

altmış

ayrıyeten

ayrıca

Azerbeycan

Azerbaycan

babane

babaanne

baharatlar

baharat

banane

bana ne

barsak

bağırsak

baya

bayağı

benle

benimle

beynelminel

beynelmilel

bilmemezlik

bilmezlik

birfiil

bilfiil

bizle

bizimle

cansiperane

cansiparane

cimnastik

jimnastik

çıkartma

çıkarma

dakka

dakika

demogoji

demagoji

di mi, de mi

değil mi

dinazor

dinozor

döküman

doküman

enkazlar

enkaz

entellektüel

entelektüel

eskaza, eskeza

ezkaza

esnaflar

esnaf

eşgal, eşkal

eşkâl

eşkiya

eşkıya

eşortman, aşortman

eşofman

evraklar

evrak

fiiliyatlar

fiiliyat

firen

fren

gaste

gazete

glükoz, glukoz

glikoz

görmemezlik

görmezlik

hakkaten

hakikaten

harekâtlar

harekât

haremlik selamlık

harem selamlık

hayli hayli

haydi haydi

hükümet

hükûmet

ıstırap

ızdırap

icraatlar

icraat

İdlip

İdlib

ifşaatlar

ifşaat

insiyatif

inisiyatif

istakoz

ıstakoz

işallah

inşallah

itibariyle

itibarıyla

jop

cop

kakafoni

kakofoni

kalemşör

kalemşor

kapşon

kapüşon

karat

kırat

karekter

karakter

kareografi

koreografi

kat ve kat

katbekat

kimene

kime ne

kitlemek

kilitlemek

klüp

kulüp

kolleksiyon

koleksiyon

kollektif

kolektif

kolonyağı

kolonya

komidin

komodin

konservatuar

konservatuvar

konteynır

konteyner

kuruvasan

kruvasan

küsür

küsur

mahçup

mahcup

mahfetmek

mahvetmek

mahfolmak

mahvolmak

makina

makine

malesef

maalesef

malumun ilanı

malumun ilamı

maydonoz

maydanoz

mebla

meblağ

mefta

mevta

menapoz

menopoz

menejer

menajer

menstürasyon

menstrüasyon

mentalite

mantalite

metoroloji

meteoroloji

mevzuatlar

mevzuat

motorsiklet

motosiklet

muhattap

muhatap

mundar

murdar

mühimmatlar

mühimmat

mükemmelliyetçi

mükemmeliyetçi

mürettebatlar

mürettebat

müsade

müsaade

müsbet

müspet

müstehak

müstahak

nacizane

naçizane

nakil etmek

nakletmek

nakti

nakdi

nekahat

nekahet

onla

onunla

orjinal

orijinal

ötenazi

ötanazi

öz ve öz

özbeöz

parakende

perakende

parende

perende

parentez

parantez

personeller

personel

pirim

prim

polikinlik

poliklinik

proğram

program

provakasyon

provokasyon

psikiyatrist

psikiyatr

psikolojist

psikolog

rakkam

rakam

raslantı

rastlantı

red etmek, ret etmek

reddetmek

rezarvasyon

rezervasyon

ropörtaj

röportaj

rottoşambır

ropdöşambır

rövaşata

röveşata

rülo

rulo

sanane

sana ne

sandöviç

sandviç

santranç

satranç

senatoryum

sanatoryum

senle

seninle

seramoni

seremoni

sevkiyatlar

sevkiyat

seyehat

seyahat

silahşör

silahşor

sizle

sizinle

stajer

stajyer

subap

supap

suç mahali

suç mahalli

süpriz

sürpriz

sürdürebilirlik

sürdürülebilirlik

sütyen

sutyen

şartel

şalter

şekilden şekile

şekilden şekle

şok olmak

şoke olmak

şöför

şoför

şürekâlar

şürekâ

tahtarevalli

tahterevalli

taşaron

taşeron

terorist

terörist

testesteron

testosteron

tetanoz

tetanos

tişort

tişört

töbe

tövbe

traş

tıraş

Ukranya

Ukrayna

üniverste

üniversite

üvertür

uvertür

vaat etmek, vaad etmek

vadetmek

vehamet

vahamet

vejeteryan

vejetaryen

veleybol

voleybol

Venezüella

Venezuela

virus

virüs

vucüt

vücut

ya herru ya merru

ya herrü ya merrü

Yunanlı

Yunan


Birbiriyle karıştırılan sözcükler

Adem

Âdem

Adet

Âdet

Alem

Âlem

Alim

Âlim

Artırmak

Arttırmak

Asâ

Âsa

Aşık

Âşık

Ayan

Âyan

Batın

Bâtın

Bekâr

Bekar

Biçem

Biçim

Bilakis

Bilhassa

Cirim

Cürüm

Dahi

Dâhi

Dalalet

Delalet

Dek

Denli

Direk

Direkt

Fakir

Fâkir

Grup

Gurup

Hak etmek

Hakketmek

Hal

Hâl

Hala

Hâlâ

İbrâ etmek

İbraz etmek

İlâ

İle

İrtica

İltica

İstihsal

İhtilas

İtilaf

İhtilaf

İzhar

İhzar

Kaim

Kâin

Kamelya

Kameriye

Kampanya

Kumpanya

Kapamak

Kapatmak

Kar

Kâr

Katil

Kâtil

Komita

Komite

Laik

Layık

Mahsur

Mahzur

Mahşer

Meşher

Mahşeri

Maşeri

Maiyet

Mahiyet

Masumiyet

Masuniyet

Melanet

Melamet

Meşruiyet

Meşrutiyet

Mevhum

Mefhum

Miğfer

Mihver

Milli

Millî

Muharebe

Muhabere

Muhasebe

Musahebe

Müessir

Müyesser

Mütehassıs

Mütehassis

Mütevazı

Mütevazi

Naif

Nahif

Nüfus

Nüfuz

Perestiş

Prestij

Rakip

Râkip

Seri

Serî

Sitil

Stil

Sukut

Sükût

Tabi

Tabii

Tahribat

Tahrifat

Takarrür

Tekerrür

Taktir

Takdir

Teamül

Temayül

Tefriş etmek

Teşrif etmek

Teskere

Tezkere

Tevsi

Tevzi

Türbin

Tribün

Uhde

Ukde

Vakıf

Vâkıf

Varis

Vâris

Vasi

Vâsi

Vazetmek

Vaaz etmek

Yad

Yâd

Yar

Yâr


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

YAZARLAR

Suha Çalkıvik

Seslendirme sanatçısı, öğretim görevlisi ve İTÜ Radyosu'nun Yayın Koordinatörü. Uzun yıllar TRT’de dublaj sanatçısı olarak çalışan Çalkıvik, NTV haber kanalının kuruluşundan itibaren tanıtımlarını seslendirdi. 1992'den beri İTÜ’de öğretim görevlisi olarak çalışıyor; #tarih dergisinin Türkçe köşesini yazıyor.

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta