2026’ya girerken gelişen ülke tahvilleri: Getiri serisi devam ediyor mu?

Gelişen ülkelerin yerel para cinsinden devlet tahvilleri, son iki yılda yatırımcılar için güçlü bir performans sundu. Küresel faiz artış döngüsünün sonuna yaklaşılması, birçok gelişen ülkede enflasyonun zirveyi geride bırakması ve doların beklenen ölçüde güçlenmemesi, bu varlık sınıfını yeniden küresel portföylerin önemli bir parçası haline getirdi. Ancak 2026’ya yaklaşırken aynı hikayenin aynı hızla devam edeceğini varsaymak giderek zorlaşıyor. Bugün yatırımcıların önünde duran tablo, yüksek kuponların hala cazip olduğu, fakat fiyat kazancı alanının daraldığı ve risklerin daha görünür hale geldiği bir tablo.
Mevcut seviyelerde gelişen ülke yerel tahvillerinin sunduğu getiri, geçmiş iki yılın performansını tekrar etmeyebilir. Bunun temel nedeni değerleme. Birçok ülkede faiz indirimleri büyük ölçüde fiyatlara yansımış durumda. Piyasalar, merkez bankalarının önümüzdeki dönemde daha gevşek bir politika izleyeceğini varsayarak tahvil fiyatlarını yukarı çekti. Bu da, “faiz düşecek ve tahvil fiyatı artacak” beklentisiyle kolay kazanç elde etme döneminin büyük ölçüde geride kaldığını gösteriyor. Bundan sonra elde edilecek getirinin önemli bir kısmı kupon ödemelerinden gelecek; yani fiyat hareketlerinden çok nakit akışı ön plana çıkacak.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
YAZARLAR

Eren Kuru
Sipay Hazine Müdürü ve yatırım danışmanı. Daha önce Borsa İstanbul’da İş Geliştirme Departmanı’nda, Vakıf Yatırım'da Yatırım Danışmanlığı ve Algoritmik Trading Departmanı'nda, Ziraat ve Allbatross Portföy tarafında da Fon Yönetimi'nde çalıştı.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
OKUMAYA DEVAM EDİN
Piyasalardaki iştah ve enerji, yoğun sermaye harcaması, bol sermaye ve rekabetçi büyüme arzusuyla öne çıkan Reagan dönemi 1980'ler, 1998-99 ve 2004-06 yıllarını andırıyor.

Ortaya çıkan tablo, daha az konuşan ancak şeffaflıktan ödün vermeyen, iletişimini daha sade metinlerle kuran, piyasaya daha az yönlendirme yapan fakat hedefleri konusunda daha kararlı ve kurumsal açıdan daha disiplinli bir merkez bankası modeline işaret ediyor.

Türkiye'nin en büyük dış ticaret fazlası veren sanayi kollarından tekstil ve hazır giyim sektörü, 2025 yılını 26,2 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Doğrudan 845 bin, dolaylı etkileriyle birlikte yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan sektör, 2022'de ulaştığı zirveden bu yana tarihinin en sert daralmalarından birini yaşıyor. Konuyla ilgili sunum yapan TGSD yönetimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sunulan üç aşamalı strateji haritasının ayrıntılarını paylaştı.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda veri akışı güçlü. Yurt içinde Fitch değerlendirmesi ve cari denge, yurt dışında ise ABD TÜFE ön planda olacak.
13 Tem 2026

Küresel ekonomide bir taraftan savaşın yarattığı belirsizliği ve bunun başta petrol ve altın fiyatları olmak üzere finansal piyasalardaki yansımalarını izlerken, diğer taraftan özellikle yapay zeka alanında yaşanan olağanüstü teknolojik gelişmelerin önümüzdeki dönemde ekonomik hayata nasıl yansıyacağını anlamaya çalışan bir piyasa dinamiğiyle karşı karşıyayız.




