Merkeziyetsiz sosyal ağların öncüsü Mastodon: Nedir, ne değildir?

Aslında pek de “Twitter alternatifi” değildir.
Merkeziyetsiz sosyal ağların öncüsü Mastodon: Nedir, ne değildir?

14 Kasım - Kordsa - Quando
Kordsa ile birlikte

Kordsa’dan girişimcilere destek: Wire Up Wire Up Girişim Hızlandırma Programı Lastik, inşaat ve kompozit güçlendirme ürünleriyle ileri malzeme pazarının lider oyuncusu Kordsa , hem Türkiye’nin girişimcilik ekosistemiyle birlikte güçlenmeyi hem de bu ekosistemi güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu hedefle yola çıkan Kordsa, Wire Up Girişim Hızlandırma Programı ile sürdürülebilir ve yenilikçi çözümleri olan girişimlere kucak açıyor. Nedir? Kordsa Wire Up Girişim Hızlandırma Programı , sürdürülebilirlik teknolojilerinden İSG çözümlerine, yapay zekâ teknolojilerinden İK çözümlerine, sensör teknolojilerinden makine öğrenmesi yazılımlarına kadar uçtan uca yenilikçi çözümler üreten girişimcilerle beraber proje geliştirmeyi hedefleyen bir program. Neden önemli? Büyük veri ayıklama ve etiketleme, endüstri 4.0, görüntü işleme teknolojisiyle makine bakımı, kurum içi süreç yönetimi, lojistik süreçlerinin optimizasyonu, makine öğrenmesi ve veri analizi, sanal gerçeklik gibi Kordsa ’nın odak alanlarına yönelik girişimleri desteklemek üzere yola çıkan program, yeni fikirlerin inovasyona dönüşmesine imkân sağlamayı amaçlıyor. Dahası: Teknoloji iletişimcisi Dr. Sertaç Doğanay’ın girişimcilik üzerine konuşacağı ve Kordsa çalışanlarının program detaylarını paylaşacağı Wire Up Meet Up etkinliği, 24 Kasım ’da 13.00-19.00 arasında SabancıDx Digital Campus ’te gerçekleşecek. Wire Up Girişim Hızlandırma Programı hakkında daha fazla bilgi almak için burayı , programa kaydolmak içinse bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Elon Musk’ın geçtiğimiz ay Twitter’ı satın almasını takiben platformda gerçekleşen bir takım değişiklikler, kimi kullanıcıların Twitter’ı terk etmesine yol açtı. Twitter’da onaylanmış hesaplar için atanan “mavi tik”in ücreti 8 dolara yükselen Twitter Blue aboneliğine dahil olması ve kendisini her zaman düşünce özgürlüğünün bir “savunucusu” olarak tanımlayan Musk’ın Twitter kurallarını esnetmesiyle platformdaki nefret söylemlerinin artması gibi nedenlerle bu durumdan rahatsız olan kullanıcılar, kendilerini sosyal medya devine “alternatif” olabilecek yeni bir platform arayışında buldu.

Twitter’da yaşanan bu sarsıntılı sürecin ardından, 25 yaşındaki geliştirici Eugen Rochko tarafından kurulan merkeziyetsiz sosyal ağ Mastodon’un aniden yükselişe geçtiği haberleri gündeme geldi. Buna göre, Musk’ın Twitter’ı satın aldığı 27 Ekim’den önce saatte 60 ila 80 yeni kullanıcının katıldığı Mastodon’a artık günde saatte binlerce yeni kullanıcı kayıt olduğu ve yarım milyondan daha fazla yeni üyenin ağa katıldığı bildirilirken aylık aktif kullanıcı sayısının da 1 milyonu geçtiği aktarıldı. Her ne kadar bu sayı, Twitter’ın günlük aktif kullanıcı sayısı olan 238 milyonun yanında biraz küçük bir miktar olarak kalsa da Mastodon’un hızla büyümesi, Twitter kullanıcılarının yeni yönetime karşı tepkisinin altını çizmiş oldu.

Bu haberin ardından Mastodon, varlığından daha önce haberdar olmayan kişilerin bile kadrajına girdi. Gelin, Mastodon’un ne olduğuna ve Twitter’a ne derece alternatif olduğuna birlikte göz atalım.

Sunucular etrafında dönen merkeziyetsiz bir sosyal ağ: Mastodon

Kuruluşu 2016 yılına dayanan ve adını soyu tükenmiş mamut ve fillerin bir akrabasından alan Mastodon, kendisini “Twitter’a alternatif” olmayı hedefleyen “ücretsiz, açık kaynaklı, merkeziyetsiz bir sosyal medya platformu” olarak tanımlıyor. 

Yazılımı -CEO Rochko yönetimindeki kâr amacı gütmeyen Almanya merkezli bir kuruluş olan- Mastodon gGmbH tarafından geliştirilen platformun açık kaynaklı olduğu gerçeği ise Mastodon’un orijinal kaynaklı kodunun herkesin kullanımına açık olduğu ve yeniden dağıtılıp üzerinde değişiklikler yapılabileceği anlamına geliyor. Başka bir deyişle, geliştiriciler, platformdaki mevcut hataları bulup düzelterek, yeni özellikler ekleyerek ve arayüzünü farklı dillere çevirerek Mastodon’un temelini oluşturan koda katkıda bulunabiliyor. 

Mastodon

Bu da aslında Mastodon’u geliştiriciler için ücretsiz bir oyun alanına çeviriyor. Dileyen herkes yalnızca o sürüm için geçerli olan kural ve düzenlemelere göre, “sunucu” olarak da bilinen Mastodon’un özelleştirilmiş, kendilerine ait bir sürümünü oluşturabiliyor.

Time Magazine’e konuşan Rochko, Mastodon’u geliştirme fikrinin çıkış noktasının, kendini çevrimiçi olarak kısa mesajlarla arkadaşlarına ifade edebilmenin aslında hem onun hem de dünya için çok önemli olduğunu ve belki de bunun, onunla istediğini yapabilen tek bir şirketin elinde olmaması gerektiğini fark etmesi olduğunu ifade ediyor.

Mastodon, hangi yönleriyle Twitter’dan ayrışıyor?

Ön yüzüyle Twitter'ı bir hayli anımsatan Mastodon’da kullanıcılar, benzer bir şekilde birbirlerini takip ederek platform üzerinden etkileşime giriyor. Bununla birlikte, tıpkı Twitter'da olduğu gibi hesaplar tarafından yapılan paylaşımları beğenmek, yanıtlamak ve yeniden paylaşmak gibi seçenekler de Mastodon’da mümkün. Bu noktada ise Twitter’daki “tweet”lerin yerini Mastodon’da “toot”lar, “retweet”lemenin yerini ise “boost”lamak alıyor.

Mastodon’da kullanıcılar istedikleri sayıda sunucuya katılabildikleri gibi istedikleri zaman sunuculardan ayrılabiliyor ve sunucular arası geçiş yapabiliyor. Ayrıca, farklı sunuculardan farklı insanları aynı anda takip etmek de mümkün.

Bununla birlikte, bu benzerlikler haricinde Mastodon, buzdağının görünmeyen kısmında çok daha farklı bir çalışma prensibine sahip.

Twitter tek bir sosyal ağdır ve bu, insanların sadece Twitter’a kayıt olarak içerik paylaştığı anlamına gelir. Öte yandan, Mastodon ise “federe” bir platform, yani birbirine bağlanan; ancak farklı kişiler veya gruplar tarafından oluşturulan bir sosyal ağ ve sunucular topluluğudur.

Twitter’da olanın aksine Mastodon’da gönderiler bir algoritmaya dayalı değildir ve kronolojik olarak sunulur. Dahası, Mastodon’da herhangi bir reklam yoktur: Büyük ölçüde kitle fonlaması ile finanse edilen Mastodon’da çoğu sunucu, bu sunucuları kullanan kişiler tarafından finanse edilir. 

Görsel olarak Twitter’a benzemesinin yanında Mastodon’un kullanıcı deneyiminin aslında, insanların kendi kültürleri ve kuralları olan sunuculara katılarak etkileşim kurduğu Discord ile karşılaştırılmasının daha mantıklı olduğu söylenebilir. Ancak her iki durumda da Mastodon, Twitter ve Discord’un aksine, sunucuları oluşturan kişiler ve kullanıcılarına herhangi bir şey “dayatma” ve yaptırabilme imkanına sahip değildir. Buna, hangi gönderilerin platformda kalacağı veya kaldırılacağı gibi içerik denetimine ilişkin kuralları da dahildir.

Bununla birlikte, birbirleriyle nasıl etkileşim kuracaklarını belirlemek sunucuların elindedir. Mesela, ABD merkezli bir sosyal ağ olan Gab, Mastodon’un kodunu kullandığında Gab’in sunucusu, Mastodon Social ve diğer bağımsız sunucular tarafından engellendi ve böylece, bu sunuculardaki kişilerin Gab’den gelen gönderileri görmesi de engellenmiş oldu.

Güvenlik endişeleri

Tabii bu durum, Mastodon’a ilişkin bazı soruları da beraberinde getiriyor. Her sunucunun kendine özgün denetim kuralları olduğu gerçeği aynı zamanda bazı sunucular da hiçbir kural olmadığı anlamına geliyor. Bu da, bir sunucunun kapsadığı kurallara göre sahte hesaplarla dolu olmasını ya da aşırı derecede nefret söylemi bulundurmasını mümkün kılıyor. Bu durumdan memnun olan sunucular paylaşımlarını beğenmedikleri sunucuları engelleyerek yollarına devam etseler bile, bu rahatsız edici paylaşımlar yapan sunucuların ortadan kalktığı ya da gönderilerinin silindiği anlamına gelmiyor. Bu sunucularda toplanan ve dolayısıyla da hemen hemen aynı fikirleri paylaşan kişiler, nefret söylemi içeren veya yasadışı olarak nitelendirilen gönderileri paylaşmaya; bu gönderiler de farklı sunucularda dolaşmaya devam ediyor.

Bu da hâliyle Mastodon’un güvenliğine yönelik endişelerin giderek artmasına neden oluyor. Hâlihazırda pek çok kullanıcı Mastodon’da nefret söylemine maruz kaldığını bildirirken BBC de kullanıcıların platformda homofobik söylemlerin hedefi hâline gelerek taciz edildiği örnekler gördüğünü aktarıyor. Çoğu Twitter kullanıcısının Musk’ın şirketi satın almasıyla platformdaki nefret söylemi miktarında patlama yaşanması nedeniyle yeni bir sosyal medya arayışına girdiğini düşündüğümüzde Mastodon’un, Twitter’dan kaçanlar için pek de anlamlı bir alternatif sunduğunu söylemek mümkün değil gibi duruyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando

BÜLTEN SAYISI

🔌 FTX trajedisi, Mastodon'un yükselişi

FTX ne oldu da bir bir çıktığı başarı merdivenlerinden tökezleyerek düştü? 1 milyon aylık aktif kullanıcıya ulaşan Mastodon, söylendiği gibi Twitter'a alternatif olabilir mi?

14 Kas 2022

Kordsa ile birlikte
Business Insider

YAZARLAR

İrem Denli

Teknoloji Editörü

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando

HİKAYE

Meta, Brain2Qwerty’yi duyurdu: Klavyenin sonu mu geliyor?

Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Doğa Yurduneri

·

13 Tem 2026

Meta, Brain2Qwerty’yi duyurdu: Klavyenin sonu mu geliyor?
QuandoQuando

HİKAYE

Influencer çağının son evresi: Yalnızlık paylaşılır, paylaşılırsa etkileşim alır

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Ümit Alan

·

10 Tem 2026

Influencer çağının son evresi: Yalnızlık paylaşılır, paylaşılırsa etkileşim alır
QuandoQuando

HİKAYE

Verimlilik miti: AI gerçekten maliyet tasarrufu sağlıyor mu?

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Doğa Yurduneri

·

09 Tem 2026

Verimlilik miti: AI gerçekten maliyet tasarrufu sağlıyor mu?
QuandoQuando

HİKAYE

OpenAI, Jalapeño’yu duyurdu: Şirketler neden kendi AI çiplerini geliştiriyor?

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Doğa Yurduneri

·

06 Tem 2026

OpenAI, Jalapeño’yu duyurdu: Şirketler neden kendi AI çiplerini geliştiriyor?
QuandoQuando

HİKAYE

'Ben aslında yoğum': Ticaret Bakanlığı’nın yapay zeka düzenlemesi bir paradoksa yol açar mı?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?

Ümit Alan

·

03 Tem 2026

'Ben aslında yoğum': Ticaret Bakanlığı’nın yapay zeka düzenlemesi bir paradoksa yol açar mı?