76ers’ta Ben Simmons düğümü

Bir kez daha play-off’larda hayal kırıklığı yaşayan Philadelphia 76ers, radikal değişikliklerin ufuğunda…
76ers’ta Ben Simmons düğümü

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Arma Kaynar

Yaz döneminde takımın koçluğuna Doc Rivers, yönetim kanadının liderliğine ise Daryl Morey’i getiren Philadelphia 76ers, kadro anlamında da yepyeni bir yapı kurmuştu. Sixers, Doğu Konferansı’nda final biletini alabilecek takımlar arasındaki en büyük favorilerden birisi olarak görülüyordu.

Sezona yenilenmiş kadrosuyla hızlı bir başlangıç yapan Sixers, yıldız pivotu Joel Embiid’in önderliğinde konferansının zirvesine fırladı. Embiid’in MVP tartışmasına girmesini sağlayan performansıyla birlikte sezon boyunca etkileyici sonuçlar alan Sixers, normal sezonu da Doğu Konferansı’nın lideri olarak tamamladı.

Sixers, play-off ilk turunda Washington Wizards‘ı geçtikten sonra ikinci turda sezonun parlayan ekiplerinden Atlanta Hawks ile eşleşti. Sixers, seriye favori olarak çıksa da seri boyunca fazlasıyla zorlandı ve 7. maça giden seriyi kaybederek sezonunu noktaladı. 

Seri boyunca Joel Embiid, menisküs sakatlığına rağmen etkileyici performanslara imza atsa da Simmons’ın gitgide düşen performansı, mağlubiyetin faturasının ona kesilmesine sebep oldu.

Simmons ve Embiid

Mitchell Leff/Getty Images

Geçiş hücumunda harika bir organizatör olan ve ligin en iyi dış savunmacıları arasında yer alan Simmons, fiziği sayesinde de iyi bir ribaundçu. Ancak yıldız ismin boyalı alan dışından skor tehdidinin hiç olmaması ve faul çizgisinden de sorun yaşaması, lige adım attığı ilk günden beri bilinen bir gerçek. 

Bu durum da Joel Embiid gibi oyun tarzı boyalı alanı domine etme üzerine kurulu bir oyuncunun yanında barınmasını çok daha zor hâle getiriyor. Buna ek olarak Sixers’ın kadrosunda özellikle sete set hücumda kendi skorunu yaratabilecek bir oyuncu olmaması, alan paylaşımı noktasında çok büyük bir sorun yaratıyor.

Bu seneki Sixers’ın kadrosunda bu sorunu çözmeye yardımcı olabilecek Seth Curry ve Tobias Harris gibi isimler vardı. Ancak bu isimlerin işlerin iyice sertleştiği play-off ortamında dış yaratıcı rolünü üstlenebilecek kalibrede olduğunu söylemek pek doğru olmaz. 

Bu noktada sorun tespiti için Simmons’ın Hawks karşısında gösterdiği performansa biraz daha yakından bakmak gerekiyor. Seriyi 9,9 sayı – 8,6 asist – 6,3 ribaunt ortalamalarıyla tamamlayan Simmons, saha içinden %60 gibi gayet iyi bir yüzdeyle oynasa da seride oynanan 4 farklı maçta 5 şut denemesinin üstüne çıkmadı bile.

AP: Matt Slocum

Daha da kötüsü Simmons, seri boyunca oynanan 7 maçın son çeyreklerinde kullandığı toplam şut sayısı sadece üç. Sixers gibi şampiyonluk için oynayan bir ekibin en büyük iki yıldızından birisinin maçların son çeyreklerinde bu kadar az sorumluluk alması gerçekten kabul edilemez.

Yaşanan hayal kırıklığının ardından Philadelphia’da bir süredir Ben Simmons hakkındaki şüpheler, tekrar kuvvetlendi. Geçtiğimiz günlerde Sixers’ın yıldız oyuncu için takas tekliflerini dinlemeye başladığı ve All-Star kalibresinde bir oyuncu kadroya dahil ettiği taktirde Simmons ile yollarını ayırabileceği haberleri gündeme geldi.

Fakat Simmons’ın NBA kariyeri boyunca takas değerinin en düşük olduğu dönemi yaşıyoruz. Simmons özellikle savunma tarafında elit bir oyuncu olsa da yaratıcılık özelliklerine rağmen hücum tarafında takımı için yük olmaktan kurtulamıyor. 

Simmons

NBA

Buna rağmen Simmons ile Toronto Raptors, Cleveland Cavaliers, Indiana Pacers, Sacramento Kings ve Minnesota Timberwolves gibi takımların ilgilendiğine dair haberler gündeme geldi. 2020-21 sezonu resmi olarak bittikten sonra yaz döneminde bu takas dedikodularına lig genelinde başka takımlar da mutlaka dahil olacaktır.

Önümüzdeki günler Sixers için ne getirir bilemiyoruz, fakat Philadelphia’da önümüzdeki dönemde Joel Embiid’in önderliğinde son yıllarda gördüğümüzden yepyeni bir takım izleme ihtimalimiz hiç küçümsenmeyecek kadar yüksek.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

🎾 Artık ipler onun elinde

Konuklar: Novak Djokovic, Ben Simmons, Ayşe Begüm Onbaşı, Pedri, Lando Norris ve Shohei Ohtani

16 Tem 2021

Wimbledon

YAZARLAR

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek

Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Ömer Şentürk

·

28 Tem 2026

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek
Punto Punto

HİKAYE

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?
Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?