Afet Zamanlarında Lazım Olan Habercilik

Konuşmamız gereken sorunlar var.
Afet Zamanlarında Lazım Olan Habercilik

n okuyoruz|

n okuyoruz|

Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.

Geçtiğimiz iki hafta boyunca ülke olarak 6 Şubatta meydana gelen ve ben bunu yazarken 38044 kişinin ölümüne sebep olan depremin acısını ve şokunu yaşadık. Bu haftanın odağında geçtiğimiz iki haftaya medya ve iletişim açısından bakarak birkaç şeyi not düşmek istiyorum.

Özellikle depremin ilk günlerinden itibaren farkına vardığımız şeylerden birisi iletişimin nasıl hayat kurtarıcı olabileceği oldu. Bölgede telekom şirketlerinin aşırı geç davranmalarına, BTK'nın 10 saati aşkın bir süre boyunca Twitter ve TikTok'u engellemesine ve gazetecilere deprem bölgesinde yaşatılan zorluklara rağmen sosyal medya ve diğer iletişim kanalları sayesinde depremin etkilediği şehirlere yardım ulaştırmak, oradan haber alabilmek ve birçok kişinin enkaz altından kurtulmasını sağlamak mümkün oldu. Bu yüzden iletişimin temel bir hak olarak korunması ve güçlendirilmesi için daha fazla çaba göstermemiz lazım.

Ancak iletişimin yanı sıra gazeteciliğe ve sağlıklı bilgiye de ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu bir kez daha gördük. Maalesef böyle bir afet zamanında bile komplo teorilerinin, ırkçı saldırıların, dolandırıcılık çabalarının ve yanlış bilgi dalgalarının sonu gelmedi. Kimileri insanların böyle bir dönemde yaşadıkları yoğun duyguları kullanmaya çalışırken, kimileri de kendi duygu yoğunluklarından dolayı sağlıklı bir şekilde düşünemedikleri için bu yanlış bilgi dalgasının parçası hâline geldi. 

İster gazeteciler, ister internette çok takip edilen isimler olsun böyle dönemlerde daha farklı bir sorumlulukları olduğunu görmeleri ve buna göre hareket etmeleri gerekiyor. Afet dönemleri birçok anlamda bir kriz dönemidir ve böyle zamanlarda sağlıklı ve doğru bilgiye olan ihtiyaç kat kat artar. Özellikle gazetecilerin böyle zamanlarda komplo teorilerine ve ayrımcı dile kendilerine kaptırmadan işlerini yapmalarına ihtiyaç duyulur.

Her ne sebeple olursa olsun yanlış bir bilginin yayılmasına katkıda bulunmamak için çok daha dikkatli olmak, insanların bilgiye ulaştığı ana platformlarda sağlıklı bilgi akışına destek olmak gerekiyor. Önümüze düşen bilgiler ve haberler konusunda çok daha katı ve sorgulayıcı olmamız, yaymadan önce duygusal sebeplerle veya bir refleks ile hareket etmediğimize emin olmamız lazım. Hepsinden önemlisi de hata yaptığınızda bunu düzeltip özür dileyebilecek olgunlukta olmamız lazım. Aksi takdirde insanlar bilgi almak için girdikleri sitelerde yanlış ve gereksiz bilgilerin, anlamsız paylaşımların arasında kaybolur. Platformların bu konuda giderek umursamaz hâle gelmesi de üzerimizdeki sorumluluğu artırıyor.

Yeterince dikkat edilmediğini düşündüğüm bir diğer sorun da konunun travma boyutu. Birçok insan refleks olarak bir afet sonrasında acıyı bir şekilde ürettikleri yayınlara da yansıtmaya çalışıyor. Deprem bölgesinden videolara müzik ekleyip klip gibi ikide bir göstermekten tutun da kurtarma çalışmalarının anlatım diline kadar bunun bir yığın örneğini gördük. Diğer yandan enkazdan kurtulanlardan fotoğraf veya video “yakalamak” için gösterilen çabalar veya çocukların görsellerinin kullanımı da insanların yaşadıklarının üzerine daha fazla travma ekledi.

Bunun gazeteciliğe ya da sağlıklı bilgiye nasıl bir katkısı olduğunu bana açıklayabilen olmadı ama bildiğim bir şey varsa o da bu tarz hareketlerin insanların acısını derinleştirebileceği ve travmaları tetikleyebileceği. Yakın tarihimizde milyonlarca insanı etkilemiş depremler varken, yaşanan afete dair haber almaya çalışan insanların karşısına böyle travma tetikleyici şeyler koymaktan, “mucize, rekor” gibi kavramları tekrar eden dilden artık vazgeçmek gerekiyor.

Elbette daha konuşmamız, tartışmamız gereken çok şey var. Burada bir özet olarak yazsam da yukarıdaki her cümleyi detaylandırarak, uzun uzun tartışmamız lazım. Çünkü bu sorunları aşmamız ve insanlara ihtiyaç duydukları gazeteciliği vermemiz gerekiyor.


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

n okuyoruz|

n okuyoruz|

Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

n okuyoruz|n okuyoruz|

BÜLTEN SAYISI

📰 Afet Zamanlarında Lazım Olan Habercilik

Bu haftanın anahtar kelimeleri: dezenformasyon, kısa film, New York Times.

19 Şub 2023

Utsav Srestha/Unsplash

YAZARLAR

n okuyoruz|

Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.

İLGİLİ OKUMALAR

n okuyoruz|n okuyoruz|

HİKAYE

Şimdi Nereye Gidiyoruz?

Digital News Report bize neler söylüyor?

28 Haz 2026

Şimdi Nereye Gidiyoruz?
n okuyoruz|n okuyoruz|

HİKAYE

Klip Çağına Hoşgeldiniz

Klipleniyorum, öyleyse varım.

31 May 2026

Klip Çağına Hoşgeldiniz
n okuyoruz|n okuyoruz|

HİKAYE

Her Şeyin Üzerine Bahis Oynayabilmek

Tahmin piyasalarının potansiyelleri ve riskleri.

03 May 2026

Her Şeyin Üzerine Bahis Oynayabilmek
n okuyoruz|n okuyoruz|

HİKAYE

Açgözlü Haber Sitelerinden Çektiklerimiz

Bir haber sitesi neden 3 dakikada 50 MB indirme yapıp 1.5 GB RAM kapasitesi kullanır?

29 Mar 2026

Açgözlü Haber Sitelerinden Çektiklerimiz
n okuyoruz|n okuyoruz|

HİKAYE

Gazeteciliğin Ölümü ve Yeniden Doğuşu

Gazeteciliğin durumuna romantik değil, gerçekçi bir şekilde yaklaşmalıyız.

01 Mar 2026

Gazeteciliğin Ölümü ve Yeniden Doğuşu