Çocukları İnternetten Kovunca Sorun Çözülmüyor

Panikle kalkan sansür ve gözetimle oturuyor.
Çocukları İnternetten Kovunca Sorun Çözülmüyor

n okuyoruz|

n okuyoruz|

Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.

İnterneti ve sosyal medya platformlarını daha fazla kontrol altına almak için son yıllarda en sık başvurulan yöntem çocukların ve gençlerin korunmasını bahane etmek oldu. Artık küresel bir akıma dönüşen bu panik hâlinin nasıl sonuçları olduğunu ve olabileceğini ise kimse konuşmak istemiyor. O yüzden bu ayın odağında son zamanlarda yaşanan gelişmelere ve önümüzdeki dönemde interneti nelerin beklediğine bakalım istedim.

Önce veriler: Her ne kadar gençlerin anksiyete ve benzer psikolojik sorunlar yaşama oranında net bir artış olsa da sosyal medyanın bunun ana sebebi olduğunu gösteren bir çalışma bulmak mümkün değil. Çoğu bilimsel çalışma ya bu platformların dolaylı ve mevcut sorunları artırıcı bir etkisi olduğunu ya da tam tersine kontrollü bir kullanım ile bu sorunların azaltılmasına yardımcı olabileceğini söylüyor. Fakat bu yasalar bilim yerine panik gibi duygularla yapıldığı için asıl sorunu çözmek yerine sosyal medya platformlarına girmelerini yasaklayarak gençlerin yaşadığı sorunları halı altına süpürmek daha iyi bir seçenek olarak görülüyor.

Bütün bunlara rağmen birçok ülkede bu yasalar çıkarılmayama ve uygulanmaya başlandı; bunun en ilk ve en büyük örneklerinden bir tanesi de Avustralya’ydı. Ama güncel veriler gösteriyor ki bu yıl yasal düzenleme hiçbir işe yaramıyor çünkü gençlerin %80’i hala sosyal medya platformlarını kolayca girebildiklerini söylüyor. Diğer birçok ülkede de benzer örnekleri ve benzer verileri duymaya devam ediyoruz; yani görünürde devletler bir şey yapmış gibi kendisini gösterse de aslında bu yasaların hiçbir etkisi olmuyor. Olsa bile gençler ve çocuklar kendilerine alternatif platformlar bulup her zaman olduğu gibi interneti kullanmaya devam edebiliyorlar.

Yasaların bu başarısızlığı aslında ilk büyük riski de görmenizi sağlıyor. Örneğin, Avustralya özellikle bu engellerinin aşınması için VPN kullanıldığını fark etmesiyle birlikte VPN’lerin kullanımını kısıtlayacak ya da onları tamamen engelleyecek yeni bir yasal düzenleme arayışına girdi. Yani kendi yasalarının beceriksizliğine daha fazla yasaklama ve daha fazla sansürle çözmeye çalışıyorlar. Bunun diğer birçok ülkeye benzer şekilde ilerleyeceğine ve hatta bazı ülkelerin erkenden insanlara gizlilik ve güvenlik sağlayan araçları hedef alacağını, tıpkı Türkiye’nin uzun yıllardır yaptığı gibi, öngörmek için kahin olmaya gerek yok.

Bu kontrol çabalarının nasıl tehlikeli sonuçları olabileceğini bir diğer örneğin de geçtiğimiz hafta içerisinde ABD’nin bütün eyaletlerinin Meta’ya açtığı davanın sonucunda gördük. Bazı kesimler tarafından Meta’ya karşı alınmış bir zafer gibi kutlanan bu davanın sonucunda elde edilen anlaşma aslında Meta adına kazanılmış bir zafer. Şirketin gelirine kıyasla çok düşük bir cezanın yanı sıra gerçekten işe yarayıp yaramayacağı belli olmayan —ve denetlenmeyecek olan— bir takım güncellemeler ve özellikler eklemeyi kabul ettiler. Bu bile onlar açısından iyi bir sonuç olabilecekken, anlaşmadaki bir madde Meta için işleri daha da güzelleştirdi. Mahkeme, Meta’dan bu değişiklikleri yapması için YouTube ve TikTok’u da ikna etmesini ve bu özelliklerin birer endüstri standartına dönüştürülmesini de istiyor.

Son kısmı Meta için güzel yapan kısım, bütün rakiplerini şekillendirme ve onların uyacağı kuralları belirleme imkanı vermiş olması. Bu anlaşma maddesi sayesinde Meta sadece büyük rakiplerini de kendisinin istediği kurallara uymaya zorlamakla kalmayıp potansiyel rakiplerinin de önünü kesme fırsatı elde etti. Çünkü mahkemenin anlaşma şartı olarak koyduğu özellikleri yeni bir girişimin hayata geçirmesi neredeyse imkansız.

Bu da aslında bu tür aceleye getirilmiş ve üzerine düşünülmemiş çabaların en büyük tehlikesi. Gençlerin yaşadığı bütün sorunların sebebi platformlarmış gibi davranıp çözümü de bu şekilde aradığınızda, bu şirketlerin daha fazla kontrol ve güç sahibi olması için de bir alan yaratıyorsunuz. Tıpkı bütün bu yaş doğrulama sistemleriyle platformlara daha fazla kişisel verimizi teslim etmek zorunda bırakılmamız gibi.

Bütün bu panik ve telaş ortamında unutulan önemli bir detayı da bize hatırlatan Fransa’nın Anayasa Konseyi oldu. Birçok ülkedekine benzer bir yaş sınırlaması yasası konsey tarafından iptal edildi. Gerekçe ise yasanın 15 yaş altı herkesin temel iletişim ve ifade özgürlüğü haklarını ihlal etmesi. İptal kararının gerekçeleri aslında bu tartışmaların yaşandığı her ülkede herkesin böyle bir yasayı desteklemeden öncesi sorması gereken şeyler:

  • Yasaya gerekçe gösterilen zararlar gerçekten kanıtlandı mı?
  • Bu kadar genel bir kısıtlama yerine yasanın kapsamı neden sadece zararı kanıtlanmış olanlarla sınırlanmadı?
  • Ailelerin kendileri ve çocukları için tercih yapıp uygun olana karar verme hakkı neden ellerinden alınıyor?
  • Bu yasanın nasıl uygulanacağı ve bu süreçte herkesin gizliliğinin ve veri güvenliğinin nasıl korunacağı neden yasanın içerisinde yer almıyor?

Bütün bunlar çok kritik sorular ve yaratılan paniğe kapılıp tehlikeli yasalara göz yummadan önce bunların hepsinin cevaplanmasını talep etmemiz gerekiyor. Aksi takdirde bu tür düzenlemeler ile devletlerin sansür kapasitesini genişletmekle kalmayıp aynı zamanda mevcut platformların bütün internet üzerindeki tekel güçlerinin de iyice sağlamlaşmasına neden olacağız. 

Yetişkinlerin sebep olduğu sorunların çözümü çocukları internetten kovup onu daha da sıkı bir şekilde kontrol edilen bir yer hâline getirmek değil. Umarım çok geç olmadan bunu anlarız.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

n okuyoruz|

n okuyoruz|

Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

n okuyoruz|n okuyoruz|

BÜLTEN SAYISI

🧒 Çocukları İnternetten Kovunca Sorun Çözülmüyor

Bu ayın anahtar kelimeleri: Meta, Pangram, Patreon, Claude.

30 Ağu 2026

🧒 Çocukları İnternetten Kovunca Sorun Çözülmüyor

YAZARLAR

n okuyoruz|

Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.

İLGİLİ OKUMALAR

n okuyoruz|n okuyoruz|

HİKAYE

SEO Yerine GEO Demekle Olmaz

Google Zero çağına girerken yeni döneme adapte olmak.

02 Ağu 2026

SEO Yerine GEO Demekle Olmaz
n okuyoruz|n okuyoruz|

HİKAYE

Şimdi Nereye Gidiyoruz?

Digital News Report bize neler söylüyor?

28 Haz 2026

Şimdi Nereye Gidiyoruz?
n okuyoruz|n okuyoruz|

HİKAYE

Klip Çağına Hoşgeldiniz

Klipleniyorum, öyleyse varım.

31 May 2026

Klip Çağına Hoşgeldiniz
n okuyoruz|n okuyoruz|

HİKAYE

Her Şeyin Üzerine Bahis Oynayabilmek

Tahmin piyasalarının potansiyelleri ve riskleri.

03 May 2026

Her Şeyin Üzerine Bahis Oynayabilmek
n okuyoruz|n okuyoruz|

HİKAYE

Açgözlü Haber Sitelerinden Çektiklerimiz

Bir haber sitesi neden 3 dakikada 50 MB indirme yapıp 1.5 GB RAM kapasitesi kullanır?

29 Mar 2026

Açgözlü Haber Sitelerinden Çektiklerimiz