AI-tokrasi: Yapay zeka ve gözetim politikası

AI-tokrasi: Yapay zeka ve gözetim politikası

24 Ekim - Company Global - Quando
Company Global ile birlikte

Globalleşmek için Company Global

Bu kadar basit. Küreselleşen dünyanın avantajlarından yararlanarak uluslararası pazarlarda şirket kurmak ve sınırların ötesinde şirketinizi büyütmek isterseniz doğru adres: Company Global .

Daha fazlasını öğren →

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Giderek gelişen yapay zeka teknolojisi, toplumun birçok sorunu için potansiyel çözümler sunuyor. Hastalıkların tahmin ve tespit edilmesinden hava durumu ve trafik yoğunluğu tahminine, futbol takımlarının strateji oluşturmasından araba kullanmaya ve idari işler gibi sıkıcı görevleri otomatikleştirmeye kadar yapay zeka yaşamın pek çok alanını kolaylaştırıyor.

Öte yandan, yapay zekanın yükselen kullanım alanlardan biri de “gözetim” olarak karşımıza çıkıyor.

Haritalama, izleme ve "kontrol"

Kalıpları tanımak ve kararlar vermek için algoritmalardan yararlanan yapay zeka uygulamaları, bu algoritmaları eğitmek için büyük miktarda veri kullanır. Yapay zeka algoritmalarının beslendiği bu verilerin çoğuysa tüketiciler farkında bile olmadan toplanır. Örneğin, büyük internet şirketleri; tüketicilerin internette ne gibi ürünler, makaleler veya reklamlar görmek istediğine yönelik yerinde tahminler yürütmek için “tıklanmaları” izler. Yüz tanıma şirketi Clearview AI ise tartışmalı yapay zeka modelini eğitmek için Facebook ve YouTube gibi platformlardaki görüntülerden faydalanır. Aynı şekilde, metni görselleştiren yapay zeka teknolojisi de çalışmak için internetteki verilere güveniyor.

Gel gelelim bu algoritmalar günümüzde gözetim tarafından sadece desteklenmiyor, aynı zamanda gözetim uygulamalarının amaçlarına hizmet etmesi için de kullanılıyor.

Kendi kendini eğitebilme yeteneği nedeniyle yapay zeka yazılımları, gözetim sektöründe giderek daha etkin bir rol oynuyor. Geleneksel anlamıyla bir kişinin hareketlerini anbean takip etmek olarak tanımlanabilecek gözetim altyapısı kurmak için hükümetler, dünyanın her bir yanından milyonlarca kameranın yapay zeka teknolojisiyle işlenmesi ve gerçek zamanlı sonuçlar vermesi amacıyla çok büyük miktarda yatırımlar yapıyor; ancak insanları haritalamak, izlemek ve bir noktada kontrol etmek gibi çeşitli politika amaçlarına ulaşma imkanı sağlayan yapay zeka gözetim teknolojilerinin bazıları meşru bazıları insan haklarını ihlal edici cinsteyken bazıları da “gri” bir alana düşüyor.

Pandemiyle gelen "veri" fırsatı

Eğitim ve çalışma hayatının çevrimiçi bir ortama geçiş yaptığı, halk sağlığı alanında hızlı verilere ihtiyaç duyulduğu Covid-19 pandemisi, hükümetlerin vatandaşlarını izlemesini kolaylaştırarak çok büyük ölçekte veri toplamasının önünü açtı. Bu süreçte kimi şirketler çalışanların ve müşterilerin sosyal mesafe kurallarına uyup uymadığını kontrol etmek için yapay zeka ile donatılmış kameralar kurarken Fransa gibi bazı ülkeler de vatandaşlarının maske takıp takmadığını izlemek amacıyla toplu taşıma araçlarında yüz tanıma teknolojilerinden yararlandı.

Ancak hükümetlerin insanları takip etmek için yapay zekayı kullanması Covid-19 pandemisiyle başlamadığı gibi, bu teknolojinin kullanım alanı da sadece Covid-19 alanıyla kısıtlı kalmıyor. AIGS (Yapay Zeka Küresel Gözetleme) endeksine göre, 2020 itibarıyla 176 ülkeden en az 75’i farklı nedenlerle vatandaşlarının hareketlerini takip etmek için gözetim teknolojilerini aktif olarak kullanıyor. Bu ülkelerin başında ise en az 60 ülkeye yapay zeka tabanlı teknoloji sağladığı bilinen Çin yer alıyor.

Yapay zekayı gözetim alanında pek çok farklı şekilde kullanan Çin’in bu teknolojiyi kullanımına bir örnek vermek gerekirse; Çin’in Anhui eyaletinde bulunan Hefei’deki bir yapay zeka enstitüsü, bundan birkaç ay önce Komünist Parti üyelerinin partilerine duydukları “sadakati” ölçebilen bir yazılım geliştirdiğini açıkladı. Kamuoyunda tepkilere yol açan bu teknoloji, analistler tarafından Çin’in büyük veri, makine öğrenimi, yapay zeka ve yüz tanıma kullanarak “insanların beynine ve zihnine girmek” için geliştirilen acımasız bir “dijital diktatörlük” olarak değerlendirildi. Açıkçası, böylesine bir teknolojinin özellikle de baskıcı rejimlerde ne gibi sonuçlar doğurabileceğini tahmin etmek çok da zor değil.

Yapay zeka sektöründeki bir diğer büyük oyuncu ise ABD olarak öne çıkıyor. Buna göre, ABD merkezli teknoloji şirketleri tarafından geliştirilen yapay zeka gözetim teknolojilerinin 32 ülkede kullanıldığı biliniyor. Bu şirketlerden IBM’in teknolojilerinin 11, Palantir’in 9 ve Cisco’nun da 6 ülkeye gözetim teknolojileri sağladığı belirtiliyor. Ancak ABD, yapay zeka teknolojisini benimsediği kadar karşı da çıkıyor. Yapay zekanın olası tehlikelerinden korkan bazı eyaletler ve şehirler, bu teknolojinin kullanımını yasaklıyor. Mesela, Oregon eyaletinde bulunan Portland, şehir departmanlarının yanı sıra mağazalar, restoranlar ve otellerde yüz tanıma teknolojisinin kullanılmasını yasaklarken New York da okullarda bu teknolojinin kullanılmasını yasakladı.

Öte yandan, şu an hemen hemen bütün Avrupa ülkelerinde yüz tanıma teknolojileri kullanılıyor. Mesela Hollanda şüphelilerin fotoğraflarını bir suçlu veritabanıyla eşleştirmek için kullanırken, Londra polisi de benzer şekilde bir veritabanındaki suçlularla yüzleri eşleştirmek için yapay zekadan yararlanıyor. Fransa'da ise yapay zeka, “şüpheli davranışların” izlenmesi ve olası suçların gerçekleşmeden önce engellenmesi için kullanılmakta; tıpkı izleyenlerin Person of Interest’ten de hatırlayabileceği gibi.

Person of Interest Wiki

Bunlarla birlikte, AIGS endeksinde gelişmiş demokrasilerin %51’inde, kapalı otokratik devletlerin %37’sinde, seçime dayalı otokratik/rekabetçi otokratik devletlerin %41’inde ve seçime dayalı/liberal olmayan demokrasilerin de %41’inde yapay zeka gözetim teknolojilerinin kullanıldığı aktarılıyor.

Tahmine dayalı teknolojiler

Gözetim teknolojilerinin hızla benimsenmesiyle birlikte, bu teknolojilerin toplumların değerleri ve insan hakları için ne ifade ettiği gibi sorular da gündeme geliyor. Yapay zekanın gözetim için kullanılmasını savunanlar bu teknolojinin göçmenlerin tespit edilmesi ya da suçluların yakalanması için güçlü bir araç olduğunu söylerken bu fikre karşı olanlar da özellikle de yüz tanıma gibi işin özünde “tahmine” dayalı olan teknolojilerin bireysel güvenlik için tehdit oluşturduğunu düşünüyor.

Konuya ilişkin olarak insanlar hakkında seslerine, nasıl göründüklerine veya yürüdüklerine göre çıkarımlar yapan “biyometrik tanımlama” algoritmaları hakkında bir dijital haklar grubu olan EDRi’den Ella Jakubowska, yapay zeka teknolojisinin bu şekilde kullanımının “bilimsel bir tarafının bulunmadığını” belirtiyor.

En çok kimin için tehdit oluşturuyor?

Genel olarak bakıldığında yapay zekanın gözetim için kullanılması, yanlış ve kendi çıkarına hizmet eden ellerde ona maruz kalan herkes için tehlike teşkil ediyor; ancak olayın özüne biraz daha indiğimizde en büyük tehlike altında olan gazeteciler, yazarlar, siyaset insanları ve aktivistler gibi hâlihazırda hükümetler tarafından yakinen takip edilenler olarak karşımıza çıkıyor. Ülkenin her bir yanına döşenen kameralarla bir “yapay zeka gözetim ağı” oluşturulması, özellikle de baskıcı yönetimlerde hükümetin yaptıklarını yüksek sesle eleştirenler ve bu eleştirileri büyük kitlelerce duyulan kişilerin her an, her yerde gözetim altında olacağı anlamına geliyor.

Bununla birlikte, aktivistler, bu sistemlerin marjinal gruplara verebileceği olası zarara karşı en yakın zamanda harekete geçilmesi gerektiği konusunda da uyarıyor. Biyometrik tanıma sistemlerinin özellikle de kadınların ve beyaz olmayan insanların yüzlerini doğru bir şekilde tanımlamakta şimdiye kadar çok iyi bir iş çıkardığı söylenemez. Bu, bir yapay zekanın, eğitilmesi için kullanılan verilerin ne derece tarafsız olduğuyla doğru orantılı derecede tarafsız olacağı gerçeğiyle birleştirildiğinde, yanlış kararlar sonucu masum insanların cezalandırılabileceği anlamına geliyor. Mesela, bir yapay zeka, siyahlar tarafından işlenen suç oranının yüksek olduğu yerlerde bir suçu işleyen kişi beyaz olsa dâhi suçlunun bir siyah olduğu yönünde yanlış ve taraflı bir sonuca ulaşabilir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando
∙

BÜLTEN SAYISI

👁️ AI-tokrasi, Meta'nın profesyonel gözlüğü

Yapay zekanın gözetim amaçlı kullanılmasının tehlikeleri neler? Meta'nın yeni karma gerçeklik gözlüğü neler sunuyor?

24 Eki 2022

Company Global ile birlikte
DALL-E 2

YAZARLAR

İrem Denli

Teknoloji Editörü

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando
∙

HİKAYE

Beyazperdede anti-kahramanların değişimi: Hollywood’un teknoloji liderlerine bakışı nasıl değişti?

Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.

Doğa Yurduneri

·

20 Eki 2026

Beyazperdede anti-kahramanların değişimi: Hollywood’un teknoloji liderlerine bakışı nasıl değişti?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

İçimizdeki bağlam mühendisi: İyi prompt yazamazken gerçekçi hayaller kurmak mümkün mü?

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Berk Bayri

·

18 Eki 2026

İçimizdeki bağlam mühendisi: İyi prompt yazamazken gerçekçi hayaller kurmak mümkün mü?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Marketleri vuran siber saldırı, kızımı ispiyonlayan buzdolabı: Neden her şeyi internete bağlıyoruz?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Ümit Alan

·

17 Eki 2026

Marketleri vuran siber saldırı, kızımı ispiyonlayan buzdolabı: Neden her şeyi internete bağlıyoruz?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Çiğdem Öztabak

·

13 Eki 2026

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Doğa Yurduneri

·

13 Eki 2026

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?