Yanlış bilgiyi kolayca yaymak artık zor


Bitpanda 6 yatırım efsanesini anlatıyor
Kripto dünyasında piyasaların ne kadar hızlı değişebileceğini hepimiz biliyoruz ve geçtiğimiz haftalar bizlere bunu açıkça gösterdi fakat kripto piyasası hâla çok genç olduğu için büyük fiyat dalgalanmalarına maruz kalabiliyor. Ancak…
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Başkanlık seçim sonuçlarının doğruluğunun sağlanması ve aşı güvenliği gibi önemli konular hakkında ekseriyetle yanlış bilgilerin yayılmasında etkili olan eski Başkan Donald J. Trump da dâhil olmak üzere birçok garip insan inançlarımızı defalarca çarpıttı ve sosyal medya şirketleri büyük ölçüde bu duruma izin verdi.
Facebook, Twitter ve YouTube; yakın zamanda aldığı önlemlerle ısrarla tekrarlanan yanlış bilgi yayan hesapları hedef almaya başladığı için övgüyü hak ediyor diyebiliriz bu kez. Ancak bu şirketlerin eylemlerinin sınırlarının farkında olmamız gerekli. Çünkü bu politikaları adil ve şeffaf bir şekilde uygulamak o kadar da kolay değil.
Sürekli yanlış haber yayımlayan insanlar ne kadar büyük bir problem?
Geçen sonbaharda yanlış bilgi yayanları araştıran bir koalisyon, ABD'deki başkanlık seçimlerine müdahale edildiğine dair çok sayıda ve geniş çapta yayılan yanlış iddialarla ilgili tüm retweet'lerin yaklaşık yarısının, Bay Trump ve muhafazakar aktivist Charlie Kirk de dâhil olmak üzere yalnızca 35 Twitter hesabına dayandığını buldu. Başka bir araştırma grubu ise kısa süre önce aşılar veya daha yakın zamanda Covid-19 için yanlış “tedaviler” hakkında defalarca – bazen yıllarca – itibarsızlaştırılan bilgileri aktaran sadece bir düzine insanın hesaplarını tespit etti.
Yakın zamana kadar, birinin 1 veya 100 kez sağlık bilgisi ya da yanlış bir seçim komplo teorisi yayımlaması önemli değildi. Sosyal medya şirketleri tipik olarak her içeriği yalnızca kendi başına değerlendiriyordu.
Politikalar bu bilindik suçlulara odaklanmaya başlıyor
6 Ocak'ta ABD Kongre Binası'ndaki isyan, inanmaya meyilli bir halka defalarca söylenen yalanların tehlikesini gösterdi. Sosyal medya platformları sürekli olarak yanlış bilgi yayan büyük takipçi kitlesine sahip kişilerin aşırı etkisini fark etmeye başladı.
Facebook çarşamba günü, şirketin teyitçilerinin yanıltıcı veya doğru olmadığını düşündüğü şeyleri tekrar tekrar yayımlayan bireysel hesaplara daha katı cezalar uygulayacağını belirtti. Bilindik suçlulardan gelen gönderiler, Facebook'un haber akışında daha az dolaşacak ve bu da başkalarının bunları görme olasılığının daha düşük olduğu anlamına gelecek.
Twitter ise birkaç ay önce, koronavirüs aşıları hakkında yanlış tweet atanlara cezaları artırdığı bir "beş kerelik" sistemini oluşturmuştu. Şirket bazı mükerrer suçluların hesaplarını askıya almaya başladı bile.
Bu politikaların, bazı düpedüz yanlış bilgilerin yayılmasını etkili bir şekilde azaltıp azaltmadığını değerlendirmek için henüz erken ancak alışılmış bir şekilde itibarsız bilgileri pazarlayan kişilerin cezasız kalmasına son vermek gayet desteklediğimiz bir karar.
Ancak işler zorlaşıyor
Gerçeği kurgudan ayırmak zor olabilir. Facebook daha önce, insanların Covid-19'un Çin'deki bir laboratuvardan çıkmış olabileceği teorisi hakkında paylaşımda bulunmalarını yasaklamıştı. Bir zamanlar bir komplo teorisi olarak kabul edilen bu fikir, şimdi daha ciddiye alınıyor. Facebook bu hafta rotayı tersine çevirdi ve bu iddiada bulunan gönderileri artık silmeyeceğini söyledi.
Büyük hesapları olan kişilerin, hararetli ve karmaşık konularda halkı yanıltmasını önlemek için özel kurallar koymak kolay değil. Ancak yine de sosyal medya platformlarının bu sorunu çözmesi bekleniyor.
Sosyal medya platformları müdahale etmeye karar verdiğinde ise kafa karıştıran sorular devam ediyor: Kuralları nasıl uyguluyorlar? Adil uygulanıyor mu? Kime göre ve nasıl bir kurallar bütünü takip ediliyor?
Sosyal medya şirketleri insanlığın karanlık tarafının nedeni değil ama sorumlusu olmadıkları anlamına da gelmiyor. Facebook, Twitter ve YouTube çok uzun süredir nüfuz sahibi kişilerin tehlikeli yanlış bilgileri sürekli olarak yaymalarının etkisini yeterince ciddiye almadı. Sonunda bu konuya eğilip daha güçlü adımlar attıkları için mutluyuz ve buradan sesleniyoruz: Sevgili sosyal medya platformları, sizinle olan ilişkimiz aşk-nefret ilişkisi ve bu kez biz de destekliyoruz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Karanlık tarafımızın nedeni olmasalar da sorumlusu olan sosyal platformlar ve karbon temizliği
03 Haz 2021

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bugüne dek bir yazılım ürününe “başarılı” denebilmesi için ürünün mümkün olduğunca çok sayıda insana ulaşması gerekiyordu. Fakat yapay zeka, yalnızca bir kişinin, bir ailenin ya da bir arkadaş grubunun kullanacağı uygulamalar geliştirmeyi de artık anlamlı hâle getirdi. Bu sayede kodlama da yalnızca ticari bir süreç olmaktan çıkıp kişisel bir yaratıcılık aracına dönüşmeye başladı.

Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?



