Apple Watch yasağının 10 yıllık perde arkası


Bankacılık ON ’la rahat Banka işlemlerinde siz hâlâ “oh ne rahat” mı diyorsunuz; daha doğrusu diyebiliyor musunuz? ON ’la tanışarak bankacılığın ne kadar rahat olduğunu siz de tecrübe edebilir, artık “ON’la ne rahat!” demenin keyfini çıkabilirsiniz. ON nedir? Mobil uygulaması ve internet şubesiyle hizmet veren ON , dijital bankacılıkla hepimizin hayatını kolaylaştırmak için var. ON’la şubeye gitmek, evrak hazırlamak, zaman kaybetmek yok. ON’la neler rahat? 0,99’dan başlayan oranlarla ihtiyaç kredisi kullanmak, İşlem tutarına göre değişmeyen sabit komisyon oranları sunan yatırım hesabıyla birikimlere değer katmak, %47’ye varan faiz oranıyla mevduatını değerlendirmek ve bankacılık işlemleri ON’la rahat ; çünkü dünya döndükçe EFT, havale, fast işlemi ö-de-mez-si-niz. Görüntülü görüşmeyle hemen ONlu olarak siz de ON’un avantajlı dünyasıyla kazanan, masrafsız yaşayan ve kampanyaların keyfini doyasıya çıkaranlar kulübüne katılabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
"Big Tech" olarak bilinen teknoloji devlerinin kaybettiğini görmek pek sık rastladığımız bir şey değil, ancak bazen en büyükler bile kaybedebiliyor.
Apple, bu hafta ABD’de Apple Watch Series 9 ve Apple Watch Ultra 2 satışlarını durduracağını açıkladı. Dün itibarıyla bu modellerin online satışını durduran Apple, 24 Aralık’ta akıllı saatleri Apple Store’lardan kaldırmayı planlıyor. Bu kararın arkasında ise Apple ile tıbbi teknoloji şirketi Masimo arasında uzun süredir devam eden hukuk savaşı var.
Apple bundan yaklaşık 10 yıl kadar önce, giyilebilir cihazlarına kandaki oksijeni ölçme özelliği eklemek için bir ortaklık kurma amacıyla Masimo ile iletişime geçiyor. Kısa bir süre sonra Masimo’nun birkaç mühendisini ve baş tıbbi görevlisini işe alan Apple, 2020 yılında kandaki oksijen doygunluğu seviyelerini ölçen ve nabız oksimetre teknolojisi olarak da bilinen “SpO2 sensörü”nün de olduğu ilk Apple Watch’u Apple Watch Series 6’yı piyasaya sürüyor.
- Kaliforniya merkezli Masimo, geliştirdiği SpO2 sensörleri ile tanınıyor.
Apple Watch Series 6’nın satışa sunulmasından kısa bir süre sonra Masimo, Kaliforniya Merkez Bölgesi'ndeki ABD Bölge Mahkemesi'nde ticari sırlarını “çaldığı” ve 10 patentini ihlal ettiği iddiasıyla Apple’a dava açıyor. Masimo’nun şikayetine göre Apple, akıllı saatlerine entegre ettiği SpO2 sensörü ile Masimo’nun patentlerini ihlal etmiş; şirketin patentli teknolojisini izinsiz bir şekilde kullanmıştı. Ancak bu dava uzadıkça uzuyor ve Masimo, umduğu sonuca ulaşamıyor.
2021 yılına geldiğimizde ise Masimo şansını ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu’nda (ITC) denemeye karar vererek ayrı bir dava açıyor. Bunu, Masimo’nun akıllı saati Masimo W2 Medical ile Apple Watch’u klonladığını iddia eden Apple’ın geçen yıl açtığı dava izliyor.
Ancak bu sefer işler Apple’ın beklediği şekilde seyretmiyor ve ITC, Ocak 2023’te Apple Watch’ların Masimo’nun patentlerini ihlal ettiğinde karar kılıyor. ITC, Ekim ayında Apple Watch’lar için ithalat yasağıyla birlikte Masimo’nun patentlerini ihlal eden ve hâlihazırda ithal edilmiş olan ürünlerin satışının durdurulmasına yönelik de bir emir yayımlıyor. Yasağın yürürlüğe girmemesi için ABD Başkanı Joe Biden’ın ve ABD Ticaret Temsilcisi’nin (USTR) yasağı veto etmesi gerekiyor, ancak ITC’nin tanımış olduğu 60 günlük sürenin dolmasına da oldukça az bir süre kaldı.
Apple’ın Apple Watch Ultra 2 ile Apple Watch Series 9’un satışını durdurma kararının arkasında da yaklaşmakta olan bu yasak var: Şirket, konuya ilişkin açıklamasında bunun “önleyici” bir adım olduğunu belirtiyor.
- ITC, geçen yılın sonlarında da Apple'ın, kullanıcının kalp ritmini izleyen kişisel elektrokardiyogram (EKG) sensörleri üreten bir şirket olan AliveCor'a ait bir dizi sağlık teknolojisi patentini ihlal ettiğine karar vermişti. Apple, bu karar sonucunda bir ithalat yasağıyla karşı karşıya kalmıştı. Biden yönetimi Şubat ayında bu kararı bozmayacağını açıkça belirtse de AliveCor’un bazı patentlerinin geçerli olup olmadığına ilişkin devam eden tartışmalar nedeniyle Apple Watch’lar herhangi bir yasağa tabi tutulmadı.

Joshua Lott / NBC
Tüm gözler Biden’ın üzerinde
Bütün bunlar, bizi Biden’ın ITC’nin kararını veto edip etmeyeceği sorusu ile baş başa bırakıyor.
2018-2021 yılları arasında ABD Patent ve Ticari Marka Ofisi direktörlüğünü üstlenen, bugün ise İnovasyon Teşvik Konseyi (C4IP) eş başkanı ve Sullivan & Cromwell LLP ortağı olan Andrei Iancu, Biden’ın ITC’nin kararını bozmasının “çok nadir görülen bir durum” olduğunu belirtiyor. Benzer şekilde Finnegan, Henderson, Farabow, Garrett & Dunner, LLP'nin ortağı Smith Brittingham da "İthalat yasağı kararının USTR ve Başkan tarafından onaylanmaması pek olası değil" ifadelerini kullanıyor.
Tabii Apple’ın daha önce benzer zorlukların üstesinden gelmeyi başardığını da hatırlatmak gerekiyor: 2012 yılında Samsung, Apple’ı hücresel veri patentini ihlal etmekle suçlamış; iPhone özelindeki ithalat yasağı, dönemin ABD Başkanı Barack Obama tarafından veto edilmişti.
- Bu konuya ilişkin olarak Levi Snotherly & Schaumberg şirketinin ortağı Levi, Apple’ın davada adil, makul ve ayrımcı olmayan lisanslama (FRAND) ile ilgili sorunlar olduğu argümanını kullandığını belirtiyor. Samsung ile Apple arasındaki davaya konu olan patentler, standart ve temel patentler olarak kabul ediliyordu ve Obama yönetimine göre iPhone’lara getirilecek bir ithalat yasağı, Samsung’a “haksız bir koz” sağlayabilirdi.
Öte yandan, Apple bu sefer bu argümanların hiçbirinden yararlanamayacak gibi görünüyor. Levi, "10 yıl önceki davada Apple gerçekten zar attı ve şapkadan tavşan çıkardı. Bunu tekrar yapabilmeleri pek olası değil" diyor.
Biden’dan veto gelmesi düşük bir olasılık olarak yorumlansa da bu, Apple’ın kendisine 17 milyar dolara mal olabilecek bir ithalat yasağını öylece kabul edeceği anlamına gelmiyor. Temyize gitmeyi planladığını bildiren şirket, "Apple Watch'un müşterilere sunulmasını sağlamak için bir dizi yasal ve teknik seçeneği takip ettiğini" belirtiyor. Bu açıdan, asıl sorunun Apple Watch’ların tekrar satışa sunulup sunulmayacağı değil de Apple’ın nasıl bir yol izleyeceği olduğu söylenebilir.
Brittingham, Apple’ın ithalat yasağının durdurulması yönündeki talebinin kabul edilmesi için yasaktan telafi edilemeyecek seviyede zarar göreceğini kanıtlamak zorunda olduğunu belirtiyor. Ancak, akıllı saat pazarının %30’unu oluşturan Apple Watch’ların Ultra 2 ve Series 9 modellerinin ABD’de yasaklanması pek tabii Apple’ın iflasına yol açmayacak. Şirketin tüm akıllı modelleri ABD dışında satılmaya devam ederken giriş seviyesi olan SE modeli, SpO2 sensörünü bulundurmaması nedeniyle ABD yasağından etkilenmeyecek.
Dahası Apple mühendisleri, bu sorunu çözmek için kan oksijen algoritmalarını değiştirmek üzere çalışmalara başlamış gibi görünüyor. Bloomberg’in haberinde, bir Apple sözcüsünün, şirketin akıllı saatleri tekrar piyasaya sürmek için ABD gümrük dairesine geçici bir çözüm sunmayı planladığını söylediği aktarılıyor.
- Teoride Apple, SpO2 sensörünü devre dışı bırakan basit bir güncelleme ile bu sorunu çözebilir ancak Iancu, şirketin başarılı olup olmamasının belirli bir patente, ITC kararına ve Apple'ın ürünü yeniden tasarlama konusunda tam olarak ne planladığına bağlı olduğunu; küçük değişikliklerin yeterli olmayacağını belirtiyor.
Bir diğer seçenek ise Apple ile Masimo’nun el sıkışmayı tercih ederek ihlal edilen patentler için lisans anlaşması yapması. Ancak Masimo CEO'su Joe Kiani, New York Times'a verdiği bir röportajda Apple'ın "lisans müzakerelerine girmediğini" belirtiyor.
- Kiani, Bloomberg TV ile yaptığı röportajda, Apple ile anlaşmaya sıcak baktığını ancak şirketin henüz kendilerine ulaşmadığını aktarıyor. “Tango yapmak için iki kişi gerekir” diyen Kiani, anlaşma için Apple’dan ne kadar para istediğine ise değinmiyor.
SpO2 sensörü Apple için önemli mi?
Bir ürün olarak ele alırsak SpO2 sensörlerinin Apple Watch’lardan kaldırılmasının çok büyük bir fark yaratacağı söylenemez. Çoğu kişinin günlük olarak kandaki oksijen seviyelerini ölçmeyi bir kenara bırakın, böyle bir özelliğin varlığını dahi hatırladıklarını sanmıyoruz. Öte yandan, bu sensörün kaldırmasının, Apple’ın üzerinde çalıştığı uyku apnesi tespiti özelliğinin geliştirilmesini etkileyebileceği değerlendiriliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
AB'nin pornografik sitelere girişi zorlaştıran yeni kuralları. Birleşik Krallık'ın çocukların sosyal medyaya erişimini kısıtlama çabaları. Vision Pro'nun çıkış tarihi. Türkiye'de VPN yasağı. Apple'ın Apple Watch yasağının perde arkası.
22 Ara 2023

YAZARLAR

İrem Denli
Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
OpenAI’ın ChatGPT’yi kullanıma sunmasıyla fitili ateşlenen yapay zeka patlaması, bugüne dek hep pahalı çiplerle dolu devasa veri merkezleri etrafında büyüdü. Apple’ın yakın zamanda yaptığı duyuru ise yapay zekanın yeni adresinin kişisel bilgisayarlar olabileceğini ortaya koydu.

Yaşlıların teknolojiye ayak uyduramaması, sorumluluğu bireylere bırakılmış bir yetersizlik gibi anlatılıyor. Oysa dijital arayüzlerden bankacılık sistemlerine pek çok tasarım, yaşlıların değişen ihtiyaçlarını hesaba katmıyor. Bunun sonucunda milyonlarca kişi dijital işlemlerini yakınları üzerinden yürütmek zorunda kalırken, bu görünmez dijital vekalet rejimi dolandırıcılık riskini de büyütüyor. Peki sorun yaşlıların teknolojiye ayak uyduramaması mı, yoksa sistemin yaşlılara uyum sağlamaması mı?

Tarihçi ve yazar Yuval Noah Harari, gazeteci Tom Parker’a verdiği röportajda yapay zekayı karar verebilen ve yeni fikirler üretebilen bir “yabancı zeka” olarak tanımlıyor. İnsanlığın dil üzerindeki hakimiyetini bu yeni aktörle paylaşmasının güç dengelerini nasıl değiştireceğini sorgulayan Harari, zeka ile bilgelik arasındaki ayrıma odaklanıyor: Zeka ucuzlayıp bollaşırken insanlık, ne isteyeceğini bilecek kadar bilge olabilecek mi?

1990’larda ABD’de tütün şirketlerine açılan davalar, sigara endüstrisinin reklam ve pazarlama pratiklerini de kökünden değiştirmişti. Aradan 30 yıldan uzun bir süre geçti. Şimdi benzer bir tartışma 29 eyaletin Meta’yı Facebook ve Instagram’ı çocukları platformda tutacak biçimde tasarlamak ve riskleri kamuoyundan gizlemekle suçladığı davada yeniden gündeme geliyor. Davanın önemi ise sosyal medyanın temel tasarımını ve reklam modelini değiştirebilecek olmasında yatıyor.

Emojiler, ilk bakışta internet ekosisteminin evrensel bir dili gibi görünse de hangi emojiyi kullandığınız, sizinle ilgili sandığınızdan çok daha fazla şey söylüyor. Bazen bir emoji, doğum tarihinizi yazmanıza gerek kalmadan hangi kuşağa ait olduğunuzu rahatlıkla ele verebiliyor.




