Avrupa kupası Bahçeşehir Koleji'nin

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Bahçeşehir Koleji, erkek basketbolunda Türkiye'ye 7. Avrupa kupasını getirdi. Kadınlarda dört Avrupa kupası bulunan Türkiye basketbolu, toplamda 11. şampiyonluğunu yaşadı. Öte yandan Anadolu Efes Final Four'a, Frutti Extra Bursaspor ise 7Days EuroCup'ta Cedevita Olimpija’yı 85-83’lük skorla mağlup ederek yarı finale yükseldi. Tüm bunların sevinciyle Erkan'dan şampiyonluk mücadelesini, taraftarın etkisini, geleceğe dair düşüncelerini dinledik.
Fotoğraf: Erkan Yılmaz
Bahçeşehir Koleji uzun süredir yapılanma içindeydi ve başarı geldi, sezon başında böyle bir başarı bekliyor muydunuz ve bu başarı nasıl istikrara kavuşur?
Bahçeşehir 5 yıllık taze bir kulüp tabii köklü kulüplerde belli bir kemik kadronun üzerine oyuncu eklenir, çıkarılır ama bu taze bir kulüp olmanın dezavantajlarıyla biz de aldığımız derslerden tecrübeyle yeni bir kadro kurduk. Takımımızda 3 kişi kaldı; Jamal Jonas, Sadi Özdemir ve ben. Bunun üzerine yeni oyuncular ekledik. Sezon içinde gelen ve giden oyuncularımız oldu sakatlıktan dolayı. Ben Bentil'i de EuroLegaue gönderdik. Gerek yönetimi gerek teknik ekibimiz hepsinin direkt oyuncularla, doğru tercihlerle sistemimize uyguladık.
Bu takımın bir araya geliş amacı; 2 sene önce bu kupada yarım kalan bir hikâye vardı, bunu tamamlamaktı. Kupanın favorisi bizdik, favorilerin üzerinde her zaman ayrı bir baskı vardır, bütün sezon bu baskının üstesinden geldik bu başarıyı bekliyorduk ve dün evimizde kupamızı kaldırdık. Bu istikrarı ve başarıyı bir eğitim kurumu olduğumuzdan dolayı biz bir aileyiz ve bu sezonu iyi günümüzde kötü günümüzde hep beraber dayanışma içinde olmaya borçluyuz. Aile olmak bizim için en başarılı şeydi.
Bu başarı seyirci kültürünün oluşmasına nasıl bir katkı sağlar?
Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray gibi camia takımı olmadığınız sürece bu kültürü oluşturmak zor. İnsanlara gözlerine hoş gözükecek bir basketbol izletmeniz lazım, biz bu sene bunu başardık. Bizim seyirci indeksimize bakarsak sezon başından sezon sonuna ciddi bir artış var. Hem kazandığımız maçlar hem oynadığımız basketbol insanların gözüne hoş geldiği için bu artıyor. Camia kulübü olmadığınız sürece bu noktalar çok önemli.
Bir eğitim kurumu olduğumuz için hem üniversiteden ciddi bir taraftar kitlesi elde ettik yeni bir taraftar grubumuz oluştu. Zaten bunlar çok önemli şeyler biz de bunu kazandık bunun en büyük pay sahibi Ülker Arena’dır. Ülkemizde basketbolu izlemenin en keyifli olduğu salonlardan biri. Bunlar çok önemli detaylar biz bu detayları bir araya getirdiğimiz için ciddi bir taraftar kitlesi oluşturduk bu sene. Umarım kulübün gelecek yıllarında da bu taraftar kitlesini korumaya devam ederiz. Türkiye’deki basketbolun da Bahçeşehir Koleji’nin de buna ihtiyacı var.

Fotoğraf: Erkan Yılmaz
Türkiye basketboluna Yağızer Uluğ, Zafer Aktaş gibi genç basketbol koçları kazandırmaya özen gösteren bir takım aynı zamanda basketbola olan yatırımı da artırdı. Birçok yatırım yapan kulüp başarıya ulaşamadı Bahçeşehir 5 yıl içerisinde kupayı getirdi. Farklı olarak neler yaptı?
Kulübümüz genç basketbol koçlarına ilk senelerinde destek oluyor. Başkanımız Hüseyin Yücel ve Evren Yücel hep yanımızdalar. Erhan Ernak'ın da bu sene ilk A takım sezonuydu ama gerek yönetimin gerek takımın inandıktan sonra her şeyi başarabileceğini gösterdik. 5 yıldır her koşulda beraber olduk, ben 2 yıldır buradayım ama kulübün dinamiklerini 1 ay bile içinde bulunsanız hissediyorsunuz. Hep beraber bu başarıyı elde ettiğimiz için çok mutluyuz. Bahçeşehir Koleji eğitimi kurumu olmanın verdiği felsefeyle ilerlediği için diğer kulüplerden ayrılıyor.
Takımın ilk önce farkı açıp sonra baş başa geldiği bir rutini var, Bahçeşehir Koleji heyecanlı bir oyun izletiyor bize final maçı da öyleydi. Peki, Bahçeşehir Koleji'nin bir sonraki hedef nedir?
Evet böyle bir ritüelimiz var ama bu isteyerek olan bir şey değildi. Final maçı iki ayaklı bir maçtı; 40 dakikalık değil, 80 dakikalık bir maçtı. Deplasmanda farkı açtıktan sonra istemediğimiz bir şekilde momentum verdik ama avantajlı bir şekilde galibiyetle döndük. — Önemli olan buna rağmen kazanabilmektir. Evimizde zaten taraftarımızın desteği ile farkı 15-20 civarına getirdik ve kazandık.
Final maçları hiçbir zaman kolay olmaz rakip takım hiçbir zaman mücadeleyi bırakmaz biz de bunun neticesinde çok çalıştığımız şeyleri her zaman uygulayamadık ama uyguladığımızda da fark açtık. Sonraki hedefimiz; bu kupanın galibiyetini, sevincini kutlamak. Sezonumuzun birinci defterini kapattık, sırada ikinci defterimiz lig var, oraya odaklanmamız lazım. Birinci defteri güzel bitirdik ikinci defteri de güzel yazacağız playoffta, bunlardan sonra ilerideki hedeflerimizi düşünebiliriz.
Fotoğraf: İHA
Anadolu Efes, Frutti Extra Bursa, Tofaş takımlarının bu sezonki Avrupa mücadelesini nasıl görüyorsunuz?
Tofaş şampiyonlar liginde çok güzel mücadeleler verdi, son iki maçta son saniye basketiyle kaybetti, şansızlık. Sporun, basketbolun içinde bunlar var, saniyelerin saliselerin önemi var.
Anadolu Efes zaten şampiyon bir takım aynı oyuncularla devam ediyorlar bence sezonun son virajında da çok net bir şekilde gösterdiler. Final Four'a giderlerse o atmosfer o takım o inanç bence kupayı alabilecek en iyi potansiyelde bir takım.
Bursaspor’a gelirsek cidden sezonun son iki ayı inanılmaz bir basketbol oynuyorlar; gerek koç gerek oyuncular giden oyuncular gelen oyuncular kimse kimseyi aratmıyor. Şehir taraftarına sahip inanılmaz bir desteği var. Cidden peri masalı ilan ettiler ve devam ediyorlar. Umarım haftaya Andorra’yı finalde yenerler ve yolculuklarına devam ederler. Cidden muhteşem bir mücadele gösteriyorlar.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
F1: Verstappen'in Grand Slami ve yeni jenerasyon arabalar; Manchester City ve Liverpool farkı; Bahçeşehir Koleji röportajı
30 Nis 2022

YAZARLAR

Burcu Biçer
Editor @ Punto

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.




