aposto-logo
TR
TREN

Aylin, Frida, Lale: Ayna Ayna’nın üç kadını

Manolya Maya, Şenay Aydın ve Laçin Ceylan’la karakterleri, karakterleriyle olan bağları ve birbirleriyle çalışmak üzerine...
Aylin, Frida, Lale: Ayna Ayna’nın üç kadını

24 Kasım - Kundura Sinema - Duende
Kundura Sinema ile birlikte

Nice yıllar dileriz: Kundura Sinema 5 yaşında Bugün mum üflemesi için Kundura Sinema ’ya seninle bir pasta uzatıyoruz sevgili Duende okuru. Beykoz Kundura ’nın restorasyonuyla büyüleyen sineması Kundura Sinema’nın diyaloğa davet eden kürasyon programlarıyla İstanbul’da yepyeni bir izleme deneyimi yaratmaya başlamasının üzerinden tam 5 yıl geçmiş. Mutlu yıllar dileyerek kendi doğum gününde bize verdiği armağana; "Kundura Sinema’nın Hafızası" programına yakından bakalım isteriz. Nedir? 2018 yılında hazırlanan ilk film programından özel bir seçkiyi, restore edilmiş kopyalarıyla, yeniden bizlerle buluşturan program Şubat 2024’e kadar devam edecek. Neler var? Program kapsamında aralık ayında ; Jules Dassin’in The Naked City (1948), Jean Luc Godard’ın Alphaville (1965), Martin Scorsese’nin Taxi Driver (1976), Jim Jarmusch’un Night on Earth (1991); Frank Miller, Quentin Tarantino ve Robert Rodriguez yaratımı Sin City (2005) bulunuyor. Ayrıca yine aralıkta, Ridley Scott’ın tüm zamanların en iyi bilimkurgu filmlerinden biri sayılan başyapıtı Blade Runner (1985) yönetmenin kurgusuyla gösterilecek ve Denis Villeneuve’in ilk filmden 30 yıl sonrasını anlatan göz kamaştırıcı filmi Blade Runner 2049 (2017), tam paket bir efsane deneyimi için seni bekliyor. Programın Noel sürprizi ise Billy Wilder’ın yönettiği, 1960 yapımı romantik komedisi The Apartment olacak ve 24 Aralık ’ta Kundura Sinema’da yüzlere minik gülümsemeler konduracak. Uzun sürecek bir doğum günü kutlaması için “Kundura Sinema’nın Hafızası” programında buluşalım.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta sinema ve müzik evreninden söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Nisan 2023. İstanbul Film Festivali’nde Ulusal Yarışma filmlerinin gösterimleri başlamış. Belmin Söylemez’in yönettiği ve Haşmet Topaloğlu ile yazdığı Ayna Ayna için salondayım. Perdede üç kadın var: Aylin; oyuncu olma hayali kuran, yurtta kalan zoraki bir işletme öğrencisi. Baskıcı babasından kurtulup kendi hayatını kurabilmek için popüler bir Osmanlı dizisindeki cariye rolünü kapmak istiyor. Frida; sokak performansçısı. Bir türlü bitiremediği oyununu kamuya açık alanlarda prova ediyor. Lale; tanınmış oyuncu. Küçük tiyatrosunda oyunlar sergiliyor ve oyunculuk kursu veriyor. Ekonomik zorluklara ve değişen kültürel ortama rağmen tiyatrosunu ayakta tutmak için mücadele ediyor. Üçünün yolları bir tiyatro sahnesinde kesişiyor.  Birkaç gün sonra, o üç kadını canlandıran üç oyuncu birlikte uzanıyorlar festivalin En İyi Kadın Oyuncu ödülüne. 

Şenay Aydın, Ayna Ayna | Kaynak: İKSV

Ben de  İstanbul Film Festivali jürisi gibi; Ayna Ayna’nın en güçlü yanının üç başrol oyuncusu arasındaki, bireysel performansı ve kolektif çalışmayı dengede tutan, birbirini güçlendiren ve tamamlayan toplu performans olduğunu düşünüyorum. O yüzden onların çekimlere kadar birlikte çalışmadığını öğrenmek biraz şaşırtıyor beni. Üç oyuncu, filmin öncesinde Belmin Söylemez ile ayrı ayrı çalışmışlar. Frida’yı canlandıran Şenay Aydın örneğin, özellikle Frida’nın filmde sahnelemek istediği Frida’ya Mektuplar oyununda geçen şiir ve metinlerin nasıl olması ve nasıl okunması gerektiği üzerine kafa yormuş yönetmenle birlikte. Üç oyuncu, anca setin hemen öncesinde bir araya gelmişler. Hatta Aylin’i canlandıran Manolya Maya’nın filme oyuncu olarak dahil olması setten neredeyse bir hafta önce olmuş. 

Bazı şeyleri sette görmenin ve tecrübe etmenin oyunlarımıza katkısı oldu bana göre de.” diyor Manolya. Bunun izleyiciye de yansıdığını, geçtiğini düşünüyorum. Filmde üç karakterin tekil hikayelerini anlamamız, kendilerini yaşamda konumlandırdıkları yerleri kavramamız ve kişisel alanlarını tanımamızı sağlayan sahneler kesişen yolları, kurulan köprüleri ve ortaya çıkan dayanışmayı böylece sağlamlaştırıyor sanki. Lale’yi canlandıran Laçin Ceylan çekimler esnasında birbirlerinin tansiyonunu tutmanın öneminden bahsediyor: “O an hikayemiz dışında başka hiçbir şeye dikkatimizin dağılmamasına özen gösterdik.” 

Laçin Ceylan, Ayna Ayna | Kaynak: MUBI

Bugün MUBI’de yayınlanacak ver çok daha geniş kitlelere ulaşacak filmin üç oyuncusu ile karakterleri, karakterleriyle olan bağları ve birbirleri hakkında konuşuyoruz.

İzleyici, özellikle kadın izleyici, Aylin, Frida ve Lale’den neler öğrenebilir?

Şenay Aydın: Frida hayattaki travmaların, yaşanan acıların, anlaşılamadığını düşünmenin ve anlaşılamamanın karşısında, yaşama inadından ve özgürlüklerinden vazgeçmemeyi öğretiyor. Benim role hazırlanırkenki motivasyonum da buydu.

Frida, şahsen tanımasa da ve aynı dönemde yaşamasalar da duygusal olarak etkilendiği ve kendine çok yakın hissettiği Frida Kahlo’dan destek alıyor ve onun yoldaşlığı sayesinde tüm sıkışmışlıklarına karşın kendinde ayağa kalkma gücü buluyor. Bence kadın izleyiciler de (ve ben de!) kendimizi yalnız ve güçsüz hissettiğimiz anlarda güçlü kadınları ve onların fikirlerini dayanak olarak kullanabiliriz.

Laçin Ceylan: Lale’den yalnızlığın dönüştürülebileceğini, hayallerin altında toplanmak için en önemli hareket üsleri olduğunu ve kararları bırakmayıp hep devam etmeyi öğrenebilirler.

Manolya Maya: Benim bir oyuncu veya genç bir kadın olarak Aylin’den öğrendiklerimi bence seyirci de öğrenecektir. Bunlar pes etmemek, dayanışmaya güvenmek ve inat oldu benim için. Hayallerimizin, tutkularımızın peşinden gitmek pek azımız için kolay oluyor. Bunu kabul edersek düşmeye de kalkmaya da alışabiliriz. Umarım seyirci de bunları görüyor. Özellikle esas karakterler arasındaki bu dayanışma dinamiği hepimize umut verecektir.

Manolya Maya, Ayna Ayna | Kaynak: İKSV

Ayna Ayna kadın olmak üzerine bir film olduğu kadar İstanbul’da kadın olmak üzerine bir film aynı zamanda. Sizin İstanbul’unuz ve karakterlerinizin İstanbul’u ne kadar birbirine benziyor?

Manolya Maya: Belki Aylin gibi yurtta kalmadım hiç, fakat o sıkışmışlık duygusu için yurda da ihtiyacım olmadı öğrencilik dönemimde. Ayna Ayna İstanbul’u olduğu gibi gösteriyor bana göre ne bir reklam filmiymişçesine olduğundan daha güzel ne de olduğundan daha kötü. Mekanlar zaten bir karakter olmalarının yanı sıra karakterleri besleyen birer yardımcı da... Benim de Aylin’le olan bağım gibi mekanlarla da böyle bir bağım var. Aylin’in İstanbul’a dair endişeleri veya nefes aldığı anlar benim de dahil olduğum şeyler. Bunun gibi pek çok sebepten ikimizin de İstanbul’unun aynı İstanbul olduğunu söyleyebilirim.

Laçin Ceylan: Lale’nin İstanbul’u çok tekinsiz ve dışarıdan saldırıya açık tehlikeleri barındırıyor. Lale bana göre biraz daha yalnız bir insan… Ben ona göre biraz daha şanslıyım; İstanbul’un şehir olarak gösterdiği tehditkarlığa daha rahat tavrımı koyabiliyorum, kendimi İstanbul’a muhtaç hissetmiyorum. Kaçan kovalanır derler ya… Ben onu ruhsal olarak terk etsem de şimdi, o peşimden koşup gittiğim yerde beni rahat bırakmıyor.

Şenay Aydın: Frida’nın İstanbul’u her ne kadar kaotik ve tekinsiz olsa da hiç beklenmedik anlarda insanın karşısına sürpriz güzellikler de çıkarabilen ve umut verebilen bir şehir. Bu benim için de aynı. Bence Ayna Ayna İstanbul’un ruhunu tam olarak yansıtan bir film. Belmin Söylemez’in diğer filmi Şimdiki Zaman’da da, bu filmde de İstanbul esas karakterlerden biri. Bu şehri bu kadar iyi tanıyan, hisseden ve anlatabilen bir yönetmenle çalışmak benim için büyük şans.

Şenay Aydın, Ayna Ayan | Kaynak: MUBI

Variety’nin Actors on Actors başlıklı bir video serisi vardır, bazen birlikte çalışmış ve bundan zevk almış iki ismi bazen de sadece birbirlerinin işlerini izlemekten zevk alan iki oyuncuyu karşı karşıya getirip birbirlerini övdürürler. Ben de sizi birbirinizden dinlemek isterim. Hem bir izleyici hem de bir oyuncu olarak birbirinizin performansları, çalışma stili ve ilham verici, öğretici yönleri hakkında bir şeyler söyleyebilir misiniz?

Manolya Maya: Ben yeni bir oyuncu olarak film çekimleri esnasında iki oyuncuyu da bolca izledim, bazen onlardan bu yolla gizli dersler aldım, bazen de özgün yanlarımı keşfettim. Laçin gibi deneyimli bir oyuncuyu izlemek hem zevkli hem de ilham vericiydi. Buna ek olarak Şenay’ın hem kendine benzeyen hem de hiç benzemeyen bir karakteri canlandırması da hayranlık duyduğum bir şeydi. Her birimize ayrı bir özenle yaklaşan Belmin’in rejisini görmek de ayrı ve zevkli bir dersti benim için.

Laçin Ceylan: Ben zaten Şenay’ın enerjisine ve tutkuyla o an yaptığı işe bağlanma potansiyeline hayrandım. O benim için ateşten bir yürek… Yazdıkları ile filmde karşılaştım, daha da çok etkilendim. O çıktığı an benim de filmimi izlediğimi unuttuğum anlardı. Beni yine ruhumdan yakaladı, sarstı. Yaptığı her şeye en dürüst ifadeyi ve ruhu üfleyen çok özel bir oyuncu. En büyük dileğim onu daha çok filmde görebilmek. Manolya ile ilk kez bu projede karşılaştım. O çok dikkatli ve netlikle söyleneni yerine getirebilen bir insan. Olgunluğu, özeni ve konsantrasyonu on numara idi ve yönetmeni titizlikle takip etmesi çok iyi ve başarılı bir sonuç verdi. 

Şenay Aydın: Laçin benim çalışmadan önce de çok beğendiğim ve sevdiğim bir oyuncuydu. Onunla aynı sahnelerde olduğumda çok rahat hissettim. Enerjimizin birbirini çok tuttuğunu düşünüyorum. Sette de sıcak bir ilişkimiz oldu. Kendisiyle çalışma fırsatım olduğu için mutluyum. Manolya ise ilk oyunculuk deneyimi olmasına karşın yıllardır oyunculuk yapıyor gibiydi. Kamera önünde çalışırken de sette de gayet profesyoneldi. Birlikte çok eğlendik. Lale, Aylin ve Frida’nın filmdeki dayanışmasını Laçin, Manolya ve Şenay olarak sete yansıttığımızı düşünüyorum.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta sinema ve müzik evreninden söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

Ayna Ayna

İstanbul

Manolya

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🪞Ayna Ayna’nın üç kadını, Napolyon’un büyük egosu

Ayna Ayna filminin oyuncuları Şenay Aydın, Laçin Ceylan ve Manolya Maya ile röportaj, Ridley Scott’ın Napoleon filminden izlenimler

24 Kas 2023

Kundura Sinema ile birlikte
Napoleon | Kaynak: TME Films

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

1987’de İstanbul’da doğdu. Sabancı Üniversitesi Üretim Sistemleri Mühendisliği lisans ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Kültür Yönetimi yüksek lisans programlarından mezun oldu. Sinema, kültür ve sanat yazarı ve editör olarak çalışıyor.

Duende

Her hafta sinema ve müzik evreninden söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

;