

Aşırı Hava Olaylarına Dirençli Kentler Son yıllarda yaşanan aşırı yağışlar, seller, sıcak hava dalgaları ve kuraklık gibi hava olayları hayatımızın olağan kısımları haline geldi. İklim krizinin etkileri sadece doğada değil, şehirlerin gündelik yaşamında da belirginleşiyor. Özellikle yoğun nüfuslu kentlerde yaşanan aşırı hava olayları, şehrin alt yapısının dayanıklılığını ve yaşam kalitesini tehdit ediyor. Bu yeni düzende kentlerin sadece daha yeşil değil, daha dirençli ve uyumlu olması gerekiyor. Drenaj sistemlerinin aşırı yağışı kaldıramadığı, parkların toprak yerine betonla kaplandığı şehirlerde yaşamak, iklim krizinin etkilerini daha ağır hissetmemize sebep oluyor. Bu yüzden şehir planlamasında doğayla iş birliği dönemi; yağmur bahçeleri, geçirgen zeminler, yeşil çatılar ve akıllı su yönetimi gibi çözümlerle başlıyor. Kentleri daha yaşanabilir hale getirmenin anahtarı olan bu yöntemler hem sel riskini azaltıyor hem de şehirlerdeki ısı adası etkisi ile mücadelede önemli rol oynuyor. BMW Group, bu dönüşümün farkında olarak yalnızca araç üretiminde değil, üretim tesislerinin tasarımında da doğayla uyumu ön planda tutuyor. Münih’teki üretim merkezinde yeşil çatı sistemleri ve doğal havalandırma gibi uygulamalarla enerji tasarrufu sağlanırken, global ölçekte kapalı su döngüleri ve atıksız su süreçleri sayesinde 2006’dan bu yana su tüketimi yaklaşık %46 oranında azaltıldı. Aynı tesiste yer alan yeşil çatı alanları ve doğal havalandırma çözümleri ise enerji tüketimini azaltırken, üretim tesisini daha sürdürülebilir hale getiriyor. Bu uygulamalar, yalnızca kaynak tüketimini sınırlamakla kalmıyor, aynı zamanda bulunduğu ekosistemle birlikte iyileşen yapılar oluşturarak rejeneratif etkiyi teşvik ediyor. Şehirler ve sanayi birlikte dönüşmeden, iklim krizine sürdürülebilir bir yanıt vermek mümkün değil.
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Bugün sizinle minicik ama hayati bir konuyu paylaşmak istiyorum: Arılar ve onların inanılmaz özellikleri!
Belki farkında değiliz ama her gün yediğimiz meyveler ve sebzeler, doğanın gizli kahramanları olan böceklerin gerçekleştirdiği tozlaşma süreci sayesinde soframıza geliyor. Tozlaşma, birçok bitkinin neslini sürdürmesini sağlıyor. Bu ekosistem hizmetinin başrolünde ise böcekler var. Böcekler arasında bir grup var ki onlar adeta tozlaşmanın yıldızları; gerçek arılar! (Tozlaşmaya katkı sağlayan, polen taşıyan arılar ‘gerçek arılar’ olarak tanımlanır. Örneğin, eşek arıları bu gruba girmez.) Tozlaşmayla ilişkili bu gerçek arı grupları - Apiformes, dünya üzerinde yaklaşık 20000 tür ile temsil ediliyorlar. Türkiye’de ise Apiformes grubuna ait yaklaşık 2000 kadar gerçek arı türü, hemen hemen her bölgemizde yayılış gösteriyor. Şanslıyız; çünkü ülkemiz tam bir arı cenneti! Ama ne yazık ki, bu cennet tehdit altında.
Arılar günümüzde habitat kaybı, pestisitler, parazitler, predatörler, antropojenik etkiler ve iklim değişikliği gibi birçok sorunla baş etmeye çalışıyor. Üstelik her tür, bu tehditlere karşı aynı derecede dayanıklı da değil. Bazıları daha hassas, bazıları daha dirençli. Bu yüzden arıları tür tür tanımak, onları korumak adına gerçekten çok önemli. Çok şanslıyız ki arıları tanımak aslında çok da zor değil. Biraz dikkatli bakınca onların bize kendi dilleriyle fısıldadıklarını bile söyleyebilirim. Peki bunu nasıl yapıyorlar dersiniz? İşte cevap; kanatlarıyla!

Bombus terrestris (Bombus Arısı kanadı)
Arıların kanat desenleri ve damarlanmaları türlere özgüdür, yani aynı insanların parmak izine benzer. Her arı türünün kanadındaki damarların şekli, uzunluğu, kesişim noktaları ve konumları farklıdır. Bu özellikler kalıtsal olduğu için, aynı türe ait bireylerde büyük oranda benzerlik gösterir. Farklı türler ise bu desenlerde belirgin farklılıklar sergiler. Bu sebeplerle de dışarıdan bakıldığında küçücük ve oldukça basit görünen bir kanat sayesinde, bilim insanları çeşitli teknikleri kullanarak o arının kimliğini ve geçmişini öğrenebilir. Hatta sadece türlerini ve geçmişini öğrenmekle kalmayıp arılar arasındaki akrabalık ilişkilerini bile çözebilir. Kim kimin kuzeni, kim kimin uzaktan akrabası, hepsini kanat çizgilerinden şıp diye anlar! Bu nedenle, doğa araştırmalarında arı kanatları adeta birer biyolojik pusula gibi işlev görür.
Nasıl mı bu kadar emin konuşuyorum? Ben de arılarda türe özgü kanat damarlanmalarından o kadar etkilendim ki, yüksek lisansım sırasında İstanbul Üniversitesi, Zooloji Anabilim Dalı’nda geometrik morfometri üzerine gerçekleştirdiğim projemde arı kanatlarını inceledim. Ve işte sonuç: Gerçekten işe yarıyor! Çalışmalarım sırasında ise içimden hep tek bir cümle geçirdim; nasıl insanların parmak izleri varsa, arıların da kanatları varmış!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye’nin Limit Aşım Günü, artan sıcaklıklarla risk altındaki meslek grupları, yapay zekânın görünmeyen çevresel maliyeti, arılara dair ilginç bilgiler, yaz dönemi için çocuk kitapları ve daha fazlası
20 Haz 2025

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj
01 Tem 2026







