Başak Koç


Fenerbahçe Token Paribu’da rekorlar kırıyor Paribu ve Fenerbahçe iş birliğiyle üretilen ve Fenerbahçe taraftarlarına çeşitli ayrıcalıklar sunacak olan Fenerbahçe Token, 9 Ağustos'ta Paribu CEO'su Yasin Oral ve Fenerbahçe Başkanı Ali Koç'un da katıldığı lansmanda tanıtılmış ve ön satışa açılmıştı. Çok kısa sürede yoğun ilgi gören ön satışın ardından geçtiğimiz hafta cuma günü işleme açılan FB/TL paritesi de yüksek işlem hacimlerine ulaştı. Ön satış rekorları Fenerbahçe Token, lansmanın gerçekleştiği gün iki seçenek üzerinden ön satışa sunuldu. Seçenek 2'de sunulan 500 bin Fenerbahçe Token 30 saniyenin altında bir sürede tükendi. Seçenek 1'deki 20 milyon Fenerbahçe Token'ın satışı ise 1,5 saatte tamamlandı. Satılan token miktarı da düşünüldüğünde taraftar token'lar konusunda bu kadar kısa sürede gerçekleşen satışlar dünya çapında bir rekor niteliği taşıyor. FB/TL marketinde güncel durum ne? Fenerbahçe taraftarlarının yoğun ilgisi 13 Ağustos saat 14.00'te açılan FB/TL paritesinde de sürdü. İlk işlem fiyatı 32 lira olan Fenerbahçe Token aynı gün 160 lirayla en yüksek fiyatına ulaştı. FB/TL paritesindeki işlem hacmi üç buçuk saatte 150 milyon dolar oldu. Neden Fenerbahçe Token almalıyım? Fenerbahçe Spor Kulübü'nün "utility token"ı Fenerbahçe Token, kulüp taraftarlarının hem kendi yarınına hem de kulüplerinin yarınına katkı sağlamasını olanaklı hâle getiriyor. Paribu cüzdanlarında Fenerbahçe Token bulunduran yatırımcılar taraftar oylamalarına, düzenlenecek özel etkinliklere, takım ve sporcularla yapılacak buluşmalara katılabilme şansı yakalayacak. Fenerbahçe sporcularıyla, teknik heyetiyle ve yönetimiyle tanışma imkânı bulabilen taraftarlar, özel olarak tasarlanmış stat ve tesis turlarına katılabilecek ve Fenerbahçe'nin geleceğine doğrudan etki edebilecek. FB/TL paritesinde işlem yapmaya başlamak ve 7 gün 24 saat Fenerbahçe Token alım satımı yapabilmek için bu bağlantıdan Paribu'ya üye olmak ve hesabı doğrulamak yeterli oluyor.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Üst üste 3 büyük turnuva oynamak nasıl bir etki yapabilir, takımın şu an çok göz önünde olması vs. olumlu mu etkiler yoksa baskı mı oluşturur?
Voleybolun turnuva takvimi her daim çok yoğun oldu. Yeni bir durum değil. Hedefler doğrultusunda hareket ederek, sürdürülebilir performans adına oldukça zorlayıcı süreçler tabii. Milli Takım sezonunda kadroyu olabildiğince geniş tutmak gerekiyor. Sadece fiziksel performans da yetmiyor. Mental olarak güçlü ve dayanaklı yapıda olmamız lazım. Kısa süreli psikolojik destekler suya atılan imza niteliğinde kalıyor. Türk insanı olarak en zayıf halkamız mental üstünlük. Göz önünde olmak spor endüstrisi adına avantajlı ama bu süreci iyi yönetmek gerekiyor. Bunu ne kadar başarabiliyoruz. Bence soru işareti!
Pandemi döneminde millî takım oyuncularıyla birlikte yayınlar yaptınız, sizce bu süreçte onların hem mental hem de fiziksel olarak hazırlıkları nasıldı?
Kulüpler olabildiğince bağları koparmadan sporcuları ayakta tutmaya çalıştılar. Sporcular da ailelerine ayıramadıkları vakitleri bu dönemde bir nebze yaratabildiler. Yalnızlaştığımız ve içsel hesaplaşmaların arttığı bir süreç yaşadık ve hala etkisi sürüyor maalesef. Hazırlık yapmayı, sistematik çalışmayı, geleceğe yatırım yapmayı çok tasarlayabilen bir sporcu havuzumuz olduğunu düşünmüyorum.
Olimpiyatlarda da voleybolda ne kadar başarılı olduğunu gördük A Millî Kadın Voleybol takımının ve Türkiye'de voleybolun yükselişini nasıl buluyorsunuz? Başka neler yapılabilir?
Çıta her geçen gün yükseliyor. Londra 2012’den sonra Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda geldiğimiz nokta sevindirici tabii. Kore maçına kadar tutturulan ivme, genel performansın mücadeleci ruhla temsil edilmesi de artı bir değer. Ancak öğrenmemiz ve öğretilmesi gereken en önemli nokta ‘rakibi asla küçümsememek’. Bazı anları yeterli buluyoruz ama her daim daha iyisi var. Potansiyelli sporculardan daha renkli oyun da bekliyoruz. Varyasyonlardan uzak, statik oyun çoğu takımın sıkıntısı bence. Bunun için de az önce de belirttiğim gibi düşünce yapımızda inovasyona ihtiyaç olduğu kanısındayım.

Görsel: Ntv Spor
Duyguları doruğunda yaşayan ve yaşatan bir takımla karşı karşıyayız. Peki sizin için anlatmaktan en keyif aldığınız maç; unutamadığınız en kritik sayı; mücadelenin en yoğun olduğu turnuva hangisiydi?
27 senelik voleybol hayatımın yanı sıra 2008 Pekin Olimpiyat Oyunları’ndan bu yana dünyanın bütün organizasyonlarında ekranda mikrofon başında oldum. Anlattığım maç sayısı, sayısız:) Türkiye’de kadın spikerin olabileceğini göstermemin ötesinde; maçı hikâyeleştirerek anlatmak, sahadaki ruhu izleyicilere yansıtmak, son topa kadar vazgeçilmemesi gerektiğini enerji olarak hissettirmek gibi değerler benim için çok değerli. Bu kriter çerçevesinde sadece benim unutamadığım değil sanıyorum ki herkesin de unutamadığı tekrar tekrar oturup izlediği olimpiyat elemeleri ve Polonya maçı!
Spor medyasında daha fazla spor içerisinden gelen insanların yer aldığını görüyoruz, bir yandan disiplinler arası bir alan olmaya çok açık sizin bu konu hakkında görüşleriniz neler?
Ben çok fazla olduğu kanısında değilim. Olmalı mı? Olsa iyi olur ama şart değil. İnsani olarak empati gücü yüksek, fair-play ruhunu benimseyen, sporun gerçek değerlerini hem hissedip hem de kelimelerin gücüyle bunu aktaran sayısı ise maalesef yok denecek kadar az. Spor medyası ve genel açıdan spikerler ve yorumcular maalesef ki çoğu tembel. Araştırma, geliştirme, farklılık yaratma kısmında çok fazla açığımız olduğu kanısındayım.
Son olarak Avrupa şampiyonası ile ilgili tahminlerinizi alalım, bu takımın potansiyelini nerede görüyorsunuz?
Avrupa Şampiyonası bu senenin hedef turnuvası. Olimpiyat Oyunları’nın ardından kadroda değişiklikler de yapıldığını görüyoruz. Potansiyelimiz var ama potansiyeli performansa aktaramazsak yine zorlu bir turnuva. Ama her daim takımımıza inanıyoruz. Yolları açık olsun.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Konuklar: Başak Koç, Tottenham, Trevor Lawrence, A Millî Voleybol Takımı, Rammstein
20 Ağu 2021

YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.



