Spor muhabiri Batuhan Karabacak

Kısa Paslar kurucusu ve TRT SPOR Yıldız Dijital muhabiri Batuhan Karacak ile A Millî Voleybol Takımını ve spor medyasını konuştuk.
Spor muhabiri Batuhan Karabacak

24 Eylül - Accessland - Punto
Accessland ile birlikte

Accessland’le yeni dünyaları keşfetmeye hazır mısınız? İnternet sayesinde her içeriğe ulaşabildiğimiz, enformasyon dolu bir evrende yaşıyoruz. Hâl böyle olunca; kaliteli içeriğe erişmek, uzman bilgi ve deneyimine ulaşmak entelektüel merakımızı doyuma ulaştırma önem kazanıyor. Yepyeni bir dijital içerik pazaryeri olan Accessland ; alanında yetkin canlı içerik üreticileri ile, keşfetmek ve öğrenmek istenilen her konuda canlı ve kayıtlı içeriğe erişim imkânı sağlayan bir platform sunarak başta Punto okuyucuları olmak üzere herkesi yepyeni dünyaları keşfetmeye çağırıyor. Üstelik, içeriklere erişim sağlamanın yanı sıra dileyenleri içerik üreticisine dönüştüren bir pazaryeri olma özelliği taşıyor. Nedir? Herhangi bir konudaki fikir, tecrübe ve bilgileri keşfetmek isteyenlerle bu konularda uzman içerik üreticilerini etkileşimli canlı yayınlarda bir araya getiren yeni nesil dijital içerik pazar yeri Accessland ; içerik üreticilerine gelir kaynağı, içerik tüketicilerineyse entelektüel meraklarını giderirken keyifli zaman geçirebilecekleri bir platform sunuyor. İster kendi işinizi yapın, isterseniz bir şirket, atölye veya gösteri merkezi olun, Accessland sahip olduğu özellikler ve sunduğu hizmetler ile herkesin işini dijitale taşımasını/dijital transformasyonunu kolaylaştıran bir platform. Nasıl kullanırım? İçeriklere www.accessland.live veya IOS Android uygulama mağazalarından Accessland uygulamasını indirerek ulaşabilirsiniz. Aradığınız içeriği bulabilmek için filtreleri kişiselleştirdikten sonra sevdiğiniz içeriği sepete ekleyerek ödemesini yapmanız yeterli. Geriye canlı oturumlara katılmak veya hazır video ve sesli kayıtların keyfini çıkarmak kalıyor. İçerik üreticileriyse ister canlı ister kayıttan ister video ister sesli içeriklerini kendileri tarafından belirlenen fiyat ve tarihlerde satışa çıkartarak ilk günden gelir sağlayabiliyorlar. Neler var? Spordan sanata, eğitimden gösterilere kadar ihtiyaç duyduğunuz her alanda içeriklerin bulunabildiği Accessland’de Punto okuyucularının ilgisini çekeceğini düşündüğümüz içerikleri sıralarsak; Meral Kaya'yla Yeni Başlayanlar İçin Yoga Orçun Kürüm'le Spor ve Beslenme Üzerine: Atletik Performans ve Sporcu Sağlığında Beslenmenin Önemi Serap Ercan Aydın'la Yoga Dersleri Yepyeni fikir, tecrübe ve bilgileri alanında yetkin canlı anlatıcılarla keşfetmek veya yeni bir içerik üreticisi olmak için Accessland’i ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Kadın Voleybol takımıyla uzun bir sezon geçirdiniz. Bu yoğun ve beklentinin yüksek olduğu süreçte sporcuların mental ve fiziksel durumları hakkında ne gibi gözlemleriniz oldu? 

Filenin Sultanları’nın bu yaz gösterdikleri fedakarlık inanılmazdı. 4 aydan fazla antrenman, neredeyse sıfır izin. Bir de Giovanni Guidetti var başınızda. Günde çift idman yapıyorsunuz ve hepsi çok tempolu, bir an bile durmak yok. Guidetti voleybol için dünyada en sıkı antrenman yapan koç. Kendimizi bir voleybolcu yerine koyalım, masa başı bir işte bile 4 ay izinsiz çalışmak ne kadar zor olur. Bu takım 4 ay boyunca her sabah uyandı, koştu, çabaladı, smaç vurdu, zemine zıpladı ve bir amaç uğruna mücadele etti. Haliyle herkes çok yoruldu. Bir de sonuçta performansa dayalı bir şey yapıyorsunuz. Yani, bir maçın ardından kendinizi sorguluyorsunuz. “Acaba iyi mi oynadım, kötü mü oynadım, takıma katkı verebildim mi?” diye. Veya insanlar sizi olumlu veya olumsuz eleştirebiliyor. Bence mental olarak en zor aşama bu. 4 ay boyunca fiziksel olarak sürekli koşturmak ve göz önünde olup iyi-kötü eleştiri kabul etmek hiç kolay değil. Milletler Ligi ve Avrupa Şampiyonası’nda bronz madalya kazandık, Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda tarihimizde ilk kez gruptan çıkıp 5. olduk. Ama bunlardan daha öte, bence bu yaz takımın gösterdiği fedakarlık ile tarihe geçti. Bunu hiçbir maddi kaygı içinde yapmadılar. Bu ülkeyi ve bu oyunu çok seviyorlar sadece.

Kadın Voleybol takımı geniş bir kitleyi başarı hikâyesine dahil etmeyi başardı. Bunun temel nedenleri nedir sizce? Bu etkinin önümüzdeki dönemde artması mümkün mü?

Voleybol artık çok popüler. Her oyuncumuz fenomen oldu diyebilirim :) Bunun temel nedeni Türk kadınına başarının çok yakışması. Takımımız sahaya çıktığında süper kahramana dönüşüyor. Kaptan Eda’nın bir sözü var. “Her izleyenin kendisinden bir şeyler bulabileceği, yakın hissedebileceği kadar çeşitliliği olan ama tek bir amaç altında biz olabilen, bir olabilen ve birbirini sevebilmeyi başarmış bir takımız biz.” harika bir söz. Takımı çok iyi özetliyor. Sahada kime baksanız hepsinin ayrı bir karakteri, temsil ettiği farklı değerler var. Kenarda takımı izlediğim zaman hep bunu hissediyorum. Onlarca şehir meydanında dev ekranlar kuruldu. TRT SPOR Dijital olarak elimizden geleni yaptık. Takımla birlikte 70 gün boyunca yurt dışındaydım. Her sabah aklımda "acaba bugün nasıl bir içerik üretebilirim?" sorusu vardı ve sosyal medyada paylaştığımız her gönderi çok ilgi çekti. TRT SPOR Yıldız gibi futbol içeriği paylaşmayan bir kanal 2021 yazının en çok sosyal medya etkileşimi alan spor mecrası oldu. Bu tabii ki, Olimpiyat yayınları ve takımımızın başarısı sayesinde. Bence artık Türk voleybolu kendi devrimini yaptı, insanlar ilgilendikçe bu sporu ve sporcularımızı daha çok seviyor. Gitgide daha da derinleşecek bu sevgi.

Ebrar Karakurt ve Batuhan KarabacakGörsel: Batuhan Karabacak

Kısa paslar platformunun kurucularındansınız, spor medyasında nasıl bir alan gördünüz de böyle bir platform kurmak istediniz, motivasyonunuz neydi?

Kısa Paslar aslında bizim Bilkent Üniversitesi Radyosu’ndaki spor programımızdı. Spor medyası o günlerde sadece TV üzerinden aktifti. Bizim de üniversite öğrencisiyken TV’de çalışma şansımız yoktu ve daha fazla ne yapabiliriz derken 2018’de Youtube’da içerik üretmeye başladık. 5-6 ay boyunca kimse bizi fark etmemişti. Sevdiğimiz işi yapmaya devam ederken yavaş yavaş kendi kitlemizde peşimizden geldi. Kısa Paslar’ın şu an sosyal medya üzerinde 400.000’den fazla takipçisi var. Geldiğimiz nokta beni çok gururlandırıyor. İlk videolarımızı çekerken kameramız bile yoktu, Iphone 6’yla çekiyorduk. Şimdi 10’dan fazla kişiden oluşan kocaman bir aileyiz. Türkiye’de farklı olan şeyleri deniyoruz. Türkiye’de spor dijitali çok büyüyor. Bu dijital serüvenin Türkiye’deki ilklerinden olmak beni çok mutlu ediyor. 

Spora tutkunuz yaptığınız işlerden fazlasıyla anlaşılıyor spor yapıyor musunuz yoksa sporun kültürüyle oluşan bir tutku mu bu?

Çocukken lisanslı olarak hem futbol hem de basketbol oynadım. Bence spor sevgisi çok küçük yaştan insana verilmesi gereken bir şey. Sporu dünyanın en önemli kitlesel araçlarından biri olarak görüyorum. Siyaset, spor, sanat, teknoloji... Spor dünyasında var olmak, takımlarımızın ve sporcularımızın başarılı olması, bu ülkenin tanıtımı ve dış dünyayla kurduğumuz pozitif iletişim çok önemli. Atıyorum Belgrad’da bir taksiye biniyorsunuz ve taksici size Filenin Sultanları’nı, kaptan Eda’yı, Ebrar’ı veya Mete Gazoz’u övüyor. Heyecanlı heyecanlı anlatıyor. Bu çok değerli bir şey. Sporu ve yarattığı bu kültürel etkiyi gerçekten çok seviyor, önemsiyorum.

Kısa Paslar yakın zamanda EA Sports FIFA'nın resmi içerik üreticisi oldu, bu süreçte planlarınızla ilgili biraz spoiler verir misiniz?

Tabii ki. Her çocuk konsol oyunlarına düşkün günler yaşamıştır. Ben EA Sports FIFA serisini oynayarak büyüdüm. Şu an bu oyunun bir partneri olmak harika bir his. FIFA’yla amacımız Türkiye’de oyunu kaliteli içeriklerle daha da görünür kılmak. Biz de özellikle Kısa Paslar Instagram’da bunu deneyeceğiz. 

Son olarak, voleybol ülkesi miyiz?

İzlemesi zor bir spor. Futbol veya basketbol gibi kolay kurallara sahip değil. Pozisyonlar ve oyuncuların görevleri çok detaylı. Tam top yere düşünce sayı oluyor ama top yere düşene kadar servis atılıyor, karşılanıyor, pasör devreye giriyor, hangi pozisyona atsam diyor, o sırada aslında oyuncular için farklı senaryo gerçekleşiyor. Tüm ülke bu detayları kolayca kavradı ve takımın peşine düştü. Bir de, biz kadın voleybolunda 2003’ten beri başarılıyız aslında. Bu seviyeye bir günde gelmedik. Ardından 2012 Londra Olimpiyatları’na katıldık. Ve özellikle kulüplerimiz hep çok başarılıydı. Fenerbahçe, VakıfBank ve Eczacıbaşı defalarca Avrupa ve Dünya şampiyonlukları yaşattı. Şu an neredeyse 1 milyona yakın genç lisanslı veya amatör olarak voleybol oynuyor. Tüm bu etkenlerle düşününce, voleybol ülkesi değiliz demek, büyük bir yanılgı olur. Baya baya voleybol ülkesiyiz. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🔊Bir şarkı, iki spor

İndie bir TRABZONSPOR şarkısı, Kısa Paslar ile Söyleşi, Max Scherzer

24 Eyl 2021

Accessland ile birlikte
pinterest

YAZARLAR

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek

Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Ömer Şentürk

·

28 Tem 2026

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek
Punto Punto

HİKAYE

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?
Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?