Baz etkisi nedir?


5 Aralık’ı not edin: MMA Türkiye
Future of Marketing: NEXT Modern pazarlamanın gelişmesini amaçlayan MMA (Mobil Mecralar Araştırma ve Pazarlama ve Reklamcılık Derneği), 5 Aralık günü iki farklı etkinlikle pazarlama dünyasını bir araya getirmeye hazırlanıyor. Nedir?…
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) kasım ayı piyasa katılımcıları anketinde yıl sonu enflasyon beklentisi %68,06 olarak açıklandı. TCMB tarafından yayımlanan dördüncü enflasyon raporunda ise 2022 yıl sonu enflasyon beklentisi %65,2 olarak açıklandı. Peki bu mümkün mü? Ekim ayında %85,5 olarak açıklanan manşet enflasyon yılı %60 seviyelerinde kapatabilir mi?
Bunun gerçekleşmesi elbette ki mümkündür. Fiyatlarda bir düşüş gözlemlenmesi ya da baz etkisinin devreye girmesi ile birlikte enflasyonda bir gerileme yaşanabilir.
Peki uzun süredir sıkça dile getirilen ve enflasyonu düşüreceği söylenen baz etkisi nedir?
Fiyatların düşmesi anlamına mı gelir?
Öncelikle enflasyon konusunda yaşanan kafa karışıklığını gidermek adına enflasyonun ne olduğu konusunda kısa bir tanım yapalım.
Enflasyon, fiyatlarda yaşanan artışın hızını ifade etmektedir. Yani enflasyonun düşmesi demek, fiyatların düşmesi değil, fiyatların artış hızının düşmesi anlamına gelmektedir. Baz etkisi ile de fiyatlardaki yıllık artış hızı düşebilmektedir.
Baz etkisi, hesaplama yapılan iki dönem arasında yaşanan olağan dışı bir artış veya azalışın hesaplanan orana yaptığı etki olarak açıklanabilir. Bunu bir örnekle daha iyi anlatabiliriz.
Örneğin 2000 yılının Eylül ayında TÜFE sepetinin fiyatının 100 lira olduğunu varsayalım. Ekim ayında ise sepetin fiyatının aylık bazda %20 artışla 120 liraya çıktığını düşünelim. Aynı ürünün fiyatının ise 2001 yılının Eylül ayında 130 lira olduğunu varsayalım, böylece ülkede TÜFE yıllık bazda %30 olacaktır. Fakat aynı sepetin fiyatının 2001’in Ekim ayında nispeten daha az bir artışla 132 liraya yükselmesi, geçen yılın ekim ayında sepetin fiyatının 120 lira olması sebebiyle ülkede TÜFE’nin %10’a düşmesine neden olur. Yani fiyatlarda herhangi bir düşüş olmamış fakat fiyatların artış hızında belirgin bir düşüş olmuştur.
Dolayısıyla hesaplama yapılan dönem içinde fiyat artışlarının beklenen düzeyde gerçekleşmemesi, baz etkisini devreye sokarak enflasyonu düşürmüştür. Ülkemizde de uzun süredir tartışılan “baz etkisi” ile enflasyonun düşmesi beklentisinin bu yolla gerçekleşmesi mümkündür.
Ülkemizde 2021 Aralık’ta aylık manşet enflasyon, TÜİK tarafından %13,5 olarak açıklanmıştı. 2022 Aralık’ta bu oranın altında bir aylık enflasyon gerçekleşmesi durumunda baz etkisi ile enflasyonda bir gerileme gözlemlenecektir. Fakat bu, fiyatlarda bir gerileme yaşandığı şeklinde yorumlanmamalıdır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Financial Times küresel enflasyonda zirvenin görüldüğünü iddia etti. Bakan Nebati BAE Ekonomi Bakanı ile görüşürken, Brent petrol 2022 yılının en düşük seviyesini kaydetti.
29 Kas 2022

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.

Türkiye ile Suriye arasında, savaş yıllarında büyük ölçüde atıl kalan sanayi tesislerinin yeniden faaliyete geçirilmesi ve yeni sanayi bölgelerinin kurulması için uzun zamandır geniş kapsamlı bir hazırlık yürütülüyor. Son dönemde açıklanan projeleri birlikte değerlendirdiğimizde, Türkiye’nin Suriye’de üç ayaklı büyük bir yatırım planı uygulamaya hazırlandığı görülebiliyor

Bu hafta yurt içinde TCMB'nin faiz kararı ve tüketici güven endeksleri öne çıkarken, yurt dışında Çin'in üçüncü çeyrek büyümesi, İngiltere ve Japonya enflasyonu ile ABD, Almanya ve Avro Bölgesi öncü PMI verileri ön planda.
19 Eki 2026




