Belgrad’da direnen bir sinema salonu: Novi Bioskop Zvezda


Şehirden kaçıyoruz: Soundscape Festival Nedir? “Tüm canlı varlıkların sesiyle zenginleşen kocaman bir orkestra. Şehrin karmaşasında duyamadığımız tüm doğa sesleri bu festivalde bir arada. Bırak, zihnini saran müzik sesini doğa sesleri tamamlasın.” diyen festival ekibi, seni ormanın derinliklerinde aradığın keyifli müziği, ortamı ve güzel ruhları bulmaya davet ediyor. Soundscape Festival ’de iki gün boyunca üç farklı sahnede sınırsız eğlence, paylaşılacak onca anı, yaratıcı atölyeler, alışveriş ve yiyecek içecek alanları sana eşlik edecek. Nerede ve ne zaman? Bu yılın buluşmasına çok az kaldı. Festival 10 - 11 Ağustos tarihlerinde Life Park ’a geri dönüyor. Neden gitmeli? Soundscape sanatçılarının ve topluluğunun her yıl yarattığı benzersiz enerjiye bu yıl kendi benzersizlikleriyle katkı sunacak isimler arasında müziğin modern titreşimlerini, derin tonlarını ve daha ilerici melodilerini kucaklayan Elderbrook ; kendi tasarladığı özel bir enstrümanla senfonik ve sert ritimlerle harmanlanmış görkemli bir ses manzarası seslendirecek olan Oh Land Band ; Castle in the Snow , Mind if I Stay ve Early Morning Dreams gibi liste başı teklileriyle pop müziğin geleceğini şekillendiren Kadebostany , patenlerini hazırladıysan bizleri 80’lerin pop synth denizinde dalgalı bir gezintiye çıkaracak olan Kavinsky yer alıyor ve daha pek çok çok çok heyecanlı sanatçı sahnede seni bekliyor. Not almalı: Şehirden kaçma planını yerine getirmek isteyenlerle bu eşsiz atmosferde buluşmak için önce bilet durağında duruyoruz, ardından kendimizi doğanın ve nefis bir line-up ’ın heyecanlı kollarına bırakıyoruz.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Pek spontane planlar yapan bir insan değilimdir. Oysa bu yaz olaylar biraz farklı gelişti. Son bir ay içinde, üstelik iki kez, kendimi Belgrad’a gitmek üzere bavulumu hazırlarken buldum. İkinci gidişimde turist olmaktan ötesine geçmek istedim. Mantıklı herhangi bir insanın şehirdeki ilk günlerinde yolunun düşmeyeceği bölgeleri keşfetmeye, yerel hikayelerin peşine düşmeye vaktim oldu. Bu da o keşiflerden, o hikayelerden biri...
Eski Roma, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Osmanlı, Yugoslavya gibi pek çok farklı kültürün geriye bıraktığı heybetli binaların yan yana durduğu Belgrad sokaklarında eski sinemalar olup olmadığını merak etmemle başladı her şey. İstanbul’da nesli tükenmek üzere olan “kapısı sokağa açılan sinemalar” Belgrad’da korunuyor muydu? O dev binaların içinde yüz yıllık sinemalar yaşıyor muydu? İnternet aramamdan anladığım kadarıyla, bu tanıma uyan görkemli bir salon en azından “hayatta kalmak” için direniyordu: Novi Bioskop Zvezda.
Hani şehir merkezlerinde bazı bölgeler vardır; gündüzleri en kalabalık, en işlek caddeler gece bir anda sessizliğe bürünür. Çeyizlik kumaş almaya ya da vergi dairesinde kuyruğa girmeye gidilen yerlerdir; iki yanı ne iş yaptığı dışarıdan asla anlaşılmayan ofis ve dükkanların bulunduğu pasajlarla çevrili sokaklar vardır. İki sokak ötedeki hareketli gece hayatı yeni canlanmaya başlamışken, buralarda akşam 8’de yalnız yürürken tedirgin olursun. Novi Bioskop Zvezda böyle bir bölgede, girişi de böyle bir ana cadde üzerinde. Işığı yanmayan, eski, mavi bir tabelanın üzerindeki “Звезда” (Zvezda) yazısını göremesen bile kilitli, parmaklıklı kapının üstündeki, bir film şeridi tutan kırmızı yumruk sembolünü görmemen imkansız.
On seneye yakındır her akşam, gerilla film gösterimleri için açılıyor Novi Bioskop Zvezda’nın kapısı. Kilitli kapının önünde bekleyen 15-20 kişilik, çok genç kalabalık, kırmızı neon lambaların aydınlattığı koridordan dümdüz yürüyor. “улаз” (giriş) tabelası merdivenlerden aşağıyı gösterse de herkes merdivenlerden yukarı çıkıyor. Aşağıda tuvaletler dışında hiçbir yerin ışığı yanmıyor, görkemli sinema salonunun girişi olduğu anlaşılan kapı ise kapalı. Karanlık holde eski film afişleri, duvara dayanmış levhalar, boş bira kutuları; duvarlarda graffitiler var. Yukarı çıkanlar merdivenlerin sonundaki kutuya birkaç yüz dinar bırakıp, sinema salonunun çatısında, açık havada kurulmuş perdede film izlemek üzere dışarı çıkıyorlar.

Kapısı sokağa açılan sinema: Novi Bioskop Zvezda | Fotoğraf: Emre Eminoğlu
Zvezda ve tarihi
Zvezda’nın bulunduğu bina 1890’da inşa edilmiş. Önce ilk Sırp fotoğrafçılardan Anastas Jovanovič’in atölyesi olarak kullanılmış, ardından 1911’de Belgrad’ın ilk sineması Kolezyum Sineması burada açılmış. Nazi işgali sırasında bile film göstermeye devam eden sinema sosyalizm döneminde devlete devredilmiş ve adı Zvezda (yıldız) olarak değiştirilmiş. 2004’te Sırbistan devleti, elinde bulunan beş sinema salonunu şaibeli bir ihaleyle değerinin çok altında, yaklaşık 9.2 milyon avroya ve sadece iki yıl sinema olarak korumak şartıyla bir özel şirkete satmış. Özel şirket de iki yıl bile beklemeden, 19.8 milyon avroya bir süpermarket zincirine... Diğer sinema salonlarında koltukların yerini raflar, projeksiyon seslerinin yerini okutulan barkodlar alsa da, uzun yıllardır Anıtları Koruma Kurulu’nun koruması altında olan Zvezda’ya kolayca satılamamış ve zaten elektrik ve su tesisatında büyük problemler olan bina çürümeye terk edilmiş. 10 yıl sonra, 21 Kasım 2014’te, sinemacı, sinema ve kültür işçisi, entelektüel, sanatçı, öğrenci ve sinemaseverlerden oluşan bir grup Zvezda Sineması’nı işgal etmiş. Sinemanın çatısına kendi kurdukları perdede, gerilla film gösterimleri düzenlemeye başlamışlar. Novi Bioskop Zvezda (Yeni Yıldız Sineması) ve direniş onuncu yılını kutlamaya hazırlanırken, yaz-kış demeden hâlâ da devam ediyorlar.

Novi Bioskop Zvezda direnişi neredeyse 10 yaşında | Fotoğraf: Emre Eminoğlu
Oyuncu Vladimir Gvojič ile Novi Bioskop Zvezda direnişi üzerine
Gösterimleri düzenleyen ekibin ve direnişin bir parçası, aynı zamanda oyuncu olan Vladimir Gvojič, “Tam 21.00’de filmi başlatmam gerekiyor. Sonra konuşabiliriz. Filmin yönetmeni söyleşi için gelecek, o gelene kadar müsaitim.” diyor. İçeri girip yukarı çıkmaya devam eden insanları izleyerek bekliyorum; on dakika sonra buluşuyoruz:
Hikayeyi okuduğumda hemen tarihi not almıştım: 21 Kasım 2014. Neredeyse 10 yıl olmuş. Şu an son durum nedir, bürokratik açıdan bir gelişme var mı?
Vladimir Gvojič: Aslında mevcut durumda, 2025 yılı sonuna kadar her şeyi bitirebileceğimizi, işgali sonlandırabileceğimizi umuyoruz. Beklentimiz, binanın bir sinema ve kültür merkezi olarak kullanımını sürdürmeye istekli birinin burayı özelleştirmesi, satın alması. Hükümetin artık burayla hiçbir ilgisi kalmadı. Burayı Kültürel Miras olarak koruma altına aldırmayı başardık. Eskiden bina sadece bir anıt olarak koruma altındaydı, şimdi içindeki sinemayla birlikte bir kültürel miras sayılıyor. O yüzden buraya gelip bir süpermarket ya da kumarhane yapmak çok daha zor.

Novi Bioskop Zvezda’da gerilla açık hava gösterimleri devam ediyor. | Fotoğraf: Emre Eminoğlu
Gelenlerin bağış kutusuna bir şeyler bıraktığını gördüm. Gösterimleri sürdürebilmek için başka bir gelir kaynağınız var mı?
V.G.: Hayır, sadece bağışlar. Çünkü hiçbir zaman yasal bir kuruluşumuz olmadı, sadece nakit bazlı bağışlarımız var. Zaten her zaman en önemli şeyin filmi izlemek olduğunu söylüyoruz. Kimsenin bir bağış yapmasını da zorunlu kılmıyoruz. 10 yıl oldu, çok az parayla bunu nasıl sürdürebileceğimizi öğrendik. Birçoğumuzun kişisel birikimlerinin bir kısmını buraya yatırdığı bir dönem oldu. Ama artık pek fazla giderimiz olmuyor çünkü artık bazı sistemler kurulmuş durumda, bizim çabalarımıza gerek kalmadan işliyor ya da yeni masraflara gerek kalmadan çalışıyor.
Yönetmenler ya da dağıtımcılar da göstereceğiniz filmler için destek oluyor mu?
V.G.: Direniştekilerin çoğu olarak kendimiz de sinemacıyız. Bu yüzden meslektaşlarımızla, yapımcı ya da dağıtımcılarla çok iyi ilişkilerimiz var. Böylece gösterimlere filmlerini vererek destek oluyorlar, arada soru-cevap ya da söyleşiler için bize katılıyorlar.

“Çıkış” | Fotoğraf: Emre Eminoğlu
Belgrad’da ya da Sırbistan’da bu şekilde ayakta kalmayı başaran bir sinema salonu var mı?
V.G.: Bu şekilde mi? Bunun dünyada başka bir örneği daha olduğunu sanmıyorum! Varsa da bu kadar uzun süre dayanabilen bir örnek olmadı. Direniş boyunca dünyadaki bazı örnekleri inceledik. Bunlardan biri de İstanbul’daki Emek Sineması’ydı.
Evet, biz maalesef başaramadık. Sizin başarmış olmanızı kıskandım.
V.G.: Biri de Berlin’de bir sinemaydı, iki buçuk yıl direndiler fakat başaramadılar, o sinema da kapandı.
Son olarak, kaç yaşında olduğunu bilmiyorum ama hâlâ açıkken burada film izleyebilmiş miydin? Burada kişisel anıların var mı?
V.G.: Aslında sinemada izlediğim ilk filmi burada izledim. 33 yaşındayım. Çocukken beni doğa belgeseli gibi bir film izlemeye getirmişlerdi. Çocukken en sık geldiğim sinema burası değildi, başka bir sinema salonuna daha sık giderdim. Ama ilk geldiğim sinema burasıydı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Belgrad’ın yıllar süren bir direnişle ayakta kalmayı başaran sinema salonu Novi Bioskop Zvizda’nın hikayesi, Primetime Emmy adayı dizi Reservation Dogs.
02 Ağu 2024

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı ve editör. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR



