Bibliyoterapi'de bu hafta: Yardıma ihtiyacı olup alamayanlara kitap reçetesi

"45 yaşındayım, ergen bir erkek çocuk sahibiyim. Oğlum LGS sınavına girecek ve ben de iki yıl aradan sonra iş hayatına geri dönüyorum. Her gün içen ve sürekli depresyonda olan eşimi evden gönderdim. Artık çok huzurluyum, sürekli şükrediyorum ama hayat bir yandan beni çok yoruyor, çevremde beni yalnız bırakan insanlara çok kırgınım. Artık iyiyim derken aslında iyi olmadığımı ve yardıma ihtiyacı olduğumu açık açık söylediğimi düşünüyorum.
Esra E."
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
YAZARLAR

Aslı Perker
Lisansını Edebiyat, Yüksek Lisansını Psikoloji alanında tamamladı. Başkalarının Kokusu, Cellat Mezarlığı, Sufle, Eylülde Dört Yıl, Bana Yardım Et, Ayrılığın İlk Günü, Flamingolar Pembedir ve Kaybedilen Bütün Savaşlar isimli romanları bulunmaktadır. Sufle başta olmak üzere eserleri 33 dile çevrilmiştir. Çocuk edebiyatı eserlerinden Annepot 17 dilde yayımlanmış, diğerleri pek çok baskı yaparak binlerce çocuğa ulaşmıştır. Kısa öyküleriyle pek çok antolojide yer almış, makaleleri 1998 yılından beri Radikal, Yeni Binyıl, Sabah, Vatan, Milliyet, Oksijen gazetelerinde ve Milliyet Sanat, Roman Kahramanları ve Aktüel dergilerinde yayımlanmıştır. Perker, 2020 yılında yazmaya başladığı Bibliyoterapi yazılarından daha sonra aynı isimle bir podcast yaratmıştır. Aslı Perker Türkiye’nin en prestijli tiyatro ödülleri olan Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nde jürilik yapmaktadır.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
OKUMAYA DEVAM EDİN
DC’nin yeni filmi "Clayface", bir süper kötünün hikayesinden yola çıkarak beden, kimlik ve bilinç arasındaki sınırları sorguluyor. DC'nin daha karanlık sularda yüzdüğü "Joker" ve "The Batman" ile aynı damarda ilerleyen film, Matt Hagen isimli bir aktörün yüzü parçalandıktan sonra dönüştüğü "Kil Adam"ın izini sürüyor.

Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

İlkay Şencan, yeni EP’si “Origin”de çocukluğunun müzikal hafızasını elektronik müzikle buluşturuyor. Şencan ile biraraya geldik ve kariyerinin başlangıcından uluslararası başarıya, DJ kabinindeki seyirci beklentilerinden müzik sektöründeki network ilişkilerine uzanan pek çok konuyu konuştuk.




