Bir yaz gecesi rüyası: Totò Schillaci

18 Eylül'de hayatını kaybeden Salvatore Schillaci, 1990 Dünya Kupası'nda sergilediği performansla şampiyona tarihinin en beklenmedik yıldızlarından biri olarak tarihe geçti. Ne yazık ki düşüşü de yükselişi kadar hızlı oldu.
Bir yaz gecesi rüyası: Totò Schillaci

6 Eylül - Nespresso - Be-To App - Punto
Be-To.App ile birlikte

Be-To.App : Türkiye'nin ilk dijital distribütörlük uygulaması Birlikte olmanın gücünü Be-To.App’te keşfedin, dilediğiniz ürüne çok uygun fiyatlarla ulaşın! Nedir? Aynı ihtiyaçlara sahip kişileri tek bir ürün altında bir araya getiren Be-To.App, istediğiniz ürünü doğrudan markadan sipariş etmenize ve ürünü perakende satış fiyatının altında satın almanıza olanak tanıyan yenilikçi bir alışveriş uygulamasıdır. Nasıl? Size en uygun kampanyayı uygulama üzerinden seçerek kapora bedeli yatırdığınızda kampanyaya katılım hakkı kazanırsınız. Kampanya süresi boyunca minimum sipariş adedine ulaşan kampanya başarılı olduğu anda kalan bakiyenizi tamamlayarak ürünü çok avantajlı fiyata satın alırsınız. Bu ayın kampanyalı ürünü: Nespresso Creatista Pro kahve makinesi! Nespresso Creatista Pro, yalın tasarımı ve dokunmatik dijital ekranı sayesinde 40’tan fazla kahve seçeneğini, 9 farklı fincan boyutunda tek tuş kolaylığında hazırlamanızı sağlar. 8 farklı kıvam ve 11 farklı süt sıcaklığında sütlü tarifleri gelişmiş süt köpürtme teknolojisi sayesinde yaratıcılığınızı kullanarak tariflerinizi kişiselleştirebilir, kahve sanatında ustalaşabilirsiniz. Be-To.App ve Nespresso işbirliğiyle toplamda 38.499 TL değerindeki Nespresso Creatista Pro, Nespresso Nomad Travel Termos Small ve 100 Adet Kahve Kapsülü paketine Aposto kullanıcıları sadece 26.999 TL’ye sahip oluyor. Be-To.App ’i ziyaret ederek “Kampanyaya Katıl” butonuna tıklayın, katılım için kapora bedelini yatırın, kampanya minimum sipariş adedi toplanıp başarılı olduğunda kalan bakiyeyi tamamlayarak Nespresso ürünlerine kavuşun. Güncel kampanyaları kaçırmamak için Be-To.App’in Instagram hesabını takip edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Kamerun’un sürprizleri, Roger Milla’nın dansı, Gascoigne’in gözyaşları, Rijkaard’ın tükürüğü, Pavarotti’nin “Nessun Dorma”sı… İtalya’nın ev sahipliği yaptığı 1990 Dünya Kupası, futbol kalitesi düşük olsa da tarihin hikayesi en bol turnuvalarından biri. Favori hikayelerin merkezinde ise çoğunlukla aynı iki kişi var: Finalist Arjantin’in yıldızı, Napoli’nin tanrısı Diego Armando Maradona ve yarı finalde elenen İtalya’nın sürpriz kahramanı, Sicilya’nın gururu Salvatore Schillaci.

1990’ın İtalya’sı

İtalya o dönem futbolun merkezi, en çok para harcanan ülkesiydi ve en büyük yıldızlar orada oynuyordu. Ancak bu yıllar aynı zamanda, İtalyan sağı için de pervasız bir yükseliş dönemiydi. 1994’te, AC Milan’ın sahibi, medya devi Silvio Berlusconi’nin başbakanlığıyla siyasetteki tam karşılığını bulan bu yükseliş, Kuzey ve Güney İtalya arasında gitgide derinleşen ekonomik uçurum ve Güneylilerin 40 yıldır devam eden Kuzey’e mecburi göçüyle tanımlanıyordu. Parayı elinde tutan Kuzey’in hakim güçlerinin Berlusconi tipi ‘70’lerde palazlanan figürlerle, medyayı da kontrol ederek kaşıdığı Güneylilere yönelik ayrımcı/ırkçı eğilimler, 1990 Dünya Kupası sırasında Maradona tarafından zekice kullanılmak istenmişti. Napoli’de oynanacak İtalya-Arjantin yarı final maçı öncesi meşhur “Yılın 364 günü kendi ülkenizde yabancı olarak görülüyorsunuz. Bugünse sizden millî takımı desteklemenizi istiyorlar. Ben 365 gün Napoliliyim” çağrısını yapan Maradona, bu gerginlikten yararlanmıştı.

Yıldızların en beklenmeyeni

İşin garibi aynı İtalya’yı turnuvada kurtaran ve yarı finale kadar taşıyan isim bir Sicilyalı, Totò Schillaci’ydi. Şampiyonaya yedek kulübesinde başlayan ama 75. dakikada Carnevale’nin yerine girdiği Avusturya maçını 78. dakikada attığı golle kazandıran Totò, 3. grup maçı olan Çekoslovakya karşılaşmasıyla 11’e yerleşmiş ve gollerine de hiç ara vermemişti. 2. turda Uruguay’a karşı gol perdesini açan da, çeyrek finalde İrlanda’yı evine gönderen de, yarı finalde Arjantin’e karşı İtalya’yı öne geçiren de, 3.’lük maçında galibiyeti getiren golü atan da oydu. 1989’a kadar alt liglerde Messina’yla oynayan, 1989/90 sezonunda geldiği Juventus’la attığı 15 gole kadar sadece Güneylilerin tanıdığı 1.70’lik golcü, İtalya ‘90’ın ünü Çizme’nin sınırlarını fersah fersah aşan beklenmedik yıldızına dönüşmüş, turnuvayı da gol kralı olarak tamamlamıştı.

Güneyli düşmeyegörsün!

Yalnızca bir yıl önce Serie B’de oynayan 26 yaşında bir futbolcunun bir anda dünyanın en meşhur golcülerinden birine dönüşmesi bu çağda benzerine rastlanması güç bir iş. Ancak Schillaci için 1990’da zirvesine ulaşan kariyeri buradan itibaren serbest düşüşe geçti. Juventus’taki sonraki iki sezonunda toplam 11 gol attıktan sonra Inter Milan’a transfer oldu. Buradaki 1.5 sezonda da adı gollerden çok aleyhindeki tezahüratlarla anıldı.

Düşüş yıllarında Schillaci’ye Sicilyalı olduğu Kuzeyliler tarafından itinayla hatırlatıldı. Ağabeyinin adının tekerlek hırsızlığına karışması sonrası Juventus-Torino maçında dev sahte tekerleklerle protesto edildi. Mafyanın belalısı meşhur savcı Giovanni Falcone’nin 1992’de Palermo’da öldürülmesinin ardından Juventus’taki teknik direktörü Giovanni Trapattoni kendisine “Falcone’yi öldürdünüz” bile dedi! Inter’deyken ise kendi takımının taraftarları stadyumun duvarlarına Güneylileri aşağılamak için kullanılan “Terrone” (köylü, cahil) ifadesini içeren yazılamalar yaptı. Sicilyalı Totò, İtalya’yı kurtarıp ülkenin sevgilisi olduktan kısa süre sonra yeniden kendini “çomar” olarak bulmuştu. Bir başka deyişle Maradona haklı çıkmıştı.

Schillaci, Inter’den ayrıldıktan sonra Japonya’da kendi ifadesiyle “cebini düşünerek” geldiği Jubilo Iwata’da kariyerini tamamladı. Hollandalı Hans Ooft’un çalıştırdığı takımda 4 sezonda 56 gol attı ve emekliye ayrıldı. Sonrası pek iç açıcı değil. Berbat televizyon şovlarına para için meze olma, Sicilya sağından verilen 1-2 geçici koltuk. Son olarak da 59 yaşında hayata veda etmesine neden olan kolon kanseri… Ne olursa olsun, onu tanıyanların %99’u ne zaman Schillaci dense 1990 yazını anımsayacak; tam bir ay süren o yaz gecesi rüyasını.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

🏀 Tarihî sezon, Schillaci'nin ardından

WNBA, ligi ve kadınlar basketbolu yeniden tanımlayan tarihî bir normal sezonu geride bıraktı. 1990 Dünya Kupası'nın yıldızı Salvatore Schillaci hayata gözlerini yumdu.

20 Eyl 2024

Be-To.App ile birlikte
AP

YAZARLAR

Mithat Fabian Sözmen

Gazeteci. Sözmen, 10 yıl boyunca, 2008’den beri spor yazıları yazdığı Evrensel gazetesinin internet sitesini de yönetti Çeşitli dergi ve internet mecralarında spor, kültür ve politika konularında yazan Sözmen, #tarih dergisinin çıkardığı #tarih’te bugün bülteninin editörlüğünü yaptı.

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

'Kış Kurdu'nun ıskaladığı hikaye: Novak Djokovic aynada kimi görüyor?

Her şeyi kazanan, bütün rekorları kıran ve rakiplerini geride bırakan biri neden hâlâ bırakamaz? "Novak Djokovic: Kış Kurdu" belgeseli, bu soruyla yola çıkıyor ama Djokovic’in karakterini tüm karmaşıklığıyla ele almak yerine çoğu kez onun kendi anlatısına teslim oluyor. Ortaya, zaferi mutlulukla karıştıran ve bütün dünya yenildiği hâlde rahatlayamayan huzursuz, çelişkili ve zaman zaman insanı öfkelendiren bir adam hakkında fazlasıyla huzurlu bir hikaye çıkıyor.

Ömer Şentürk

·

27 Ağu 2026

'Kış Kurdu'nun ıskaladığı hikaye: Novak Djokovic aynada kimi görüyor?
Punto Punto

HİKAYE

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek

Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Ömer Şentürk

·

28 Tem 2026

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek
Punto Punto

HİKAYE

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?
Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede