

Paribu Ventures , Web3 girişimlerine yatırım yapıyor
Paribu , blokzincir ve Web3 ekosistemine yatırım yapmak ve global ölçekte yenilikçi projelere destek olmak amacıyla Paribu Ventures ’ı kurdu. Nedir? Paribu Ventures , fark yaratan projelere erken aşamalarda yatırım yapmak amacıyla kuruldu.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Geçtiğimiz yıl kasım ayında 68 bin dolardan işlem gören Bitcoin, son günlerde tarihinin en zorlayıcı süreçlerinden birinden geçiyor. Bu yazı yazılırken 19 bin dolar olan Bitcoin değerindeki bu dengesizlik ve bilinmezlik bir süre daha devam edecek gibi duruyor. Tabii bu kadar değişken bir piyasada her an her şey yaşanabilir, orası ayrı.
Öte yandan Bitcoin piyasasındaki bu oynaklık, kripto yatırımcı ve tüccarlarından çok daha fazlasını etkiliyor. Bu düşüşün ilk elden etkiledikleri arasında pek tabii ki Bitcoin madencileri de yer alıyor.
Peki, Bitcoin düşüşü madencileri ne derece etkiliyor?
Düşen kripto değerleri ve yükselen elektrik maliyetleri
Bitcoin’in geçtiğimiz yıl rekor kırmasıyla kripto madenciliği ciddi bir patlama yaşamış; madenciler bu büyümeyi 2022 yılında da sürdürmek üzere kendilerini hazırlamıştı. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı ve Bitcoin’in değeri gözümüzün önünde giderek eridi. Şubat ayının sonlarında Rusya’nın Ukrayna’yı resmi olarak işgal etmeye başlaması ise elektrik maliyetlerinin küresel çapta sıçramasına neden oldu.
Bu da doğal olarak aşırı miktarda enerji tüketen ASIC isimli madencilik bilgisayarlarını kullanan kripto madencileri için ciddi bir sorun oluşturuyor. Hatta Bitfury CEO’su Valery Vavilov’un konuya ilişkin açıklamalarına bakacak olursak, bir kripto madencisinin giderlerinin %90 ila 95’ini sadece enerji kaplıyor. Bir kripto madenciliği altyapı şirketi olan Luxor Technologies'de iş geliştirmeden sorumlu başkan yardımcısı Alex Brammer’a göreyse, enerji fiyatlarının yüksek olmasına ek olarak fiyatlardaki oynaklık ve ne olacağını kestirememek de güncel sorunun temelini oluşturuyor.
Daha yüksek maliyetler, daha zayıf sonuçlar
2021 yazından bu yana kripto madencilerinin sayısında görülen artış ise bireysel madencilerin çıktılarının azalmasına neden oluyor. Başka bir deyişle madenciler artık Bitcoin çıkarmak için eskiye nazaran daha fazla para ödüyor ancak sonuçlar daha az tatmin edici oluyor. Üstüne üstlük elde ettikleri kripto paralar günden güne giderek daha da değersizleşiyor. Marjların şu anda %60 ila 73 aralığında olduğunu belirten BitOoda’nın baş strateji sorumlusu Sam Doctor, görece daha yeni ve kârlı madencilik teçhizatlarını kullanan madencilerin bile eskisine göre daha az para kazandığını belirtiyor.
Daha önce Bitfarms, Core Scientific ve Riot gibi kripto endüstrisinin liderleri, Bitcoin fiyatının düşüşü nedeniyle 2022 yılına dair hash rate hedeflerini düşürdüklerini açıklamıştı. Ancak kripto madenciliğinden elde edilen kâr azaldıkça bu düşüş de devam edecek gibi duruyor. Luxor Technologies’de içerik sorumlusu olarak görev yapan Colin Harper, Bitcoin madenciliğini baskılayan güncel piyasa koşulları sebebiyle madencilik faaliyetlerinin giderek azalacağını belirtiyor. Eski nesil madencilik ekipmanlarının gün geçtikçe daha az kârlı bir hale geldiğini kaydeden Harper, hashprice’da acil bir iyileşme olmadığı müddetçe, eski nesil ekipman kullanan madencilerin makinelerini kapatmak zorunda kalacağını ifade ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Google'ın yapay zekâ bot'u LaMDA gerçekten duyarlı hale gelerek bilinç kazanmış olabilir mi? Bitcoin'deki düşüş kripto madencilerinin makineleri kapatmasına yol açabilir mi?
20 Haz 2022

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.



