

Paribu Ventures , Web3 girişimlerine yatırım yapıyor Paribu , blokzincir ve Web3 ekosistemine yatırım yapmak ve global ölçekte yenilikçi projelere destek olmak amacıyla Paribu Ventures ’ı kurdu. Nedir? Paribu Ventures , fark yaratan projelere erken aşamalarda yatırım yapmak amacıyla kuruldu. Web3 başlığı altındaki merkeziyetsiz finans, oyun, altyapı, yaratıcı ekonomisi ve NFT teknolojisi gibi birbirinden farklı kategorilerde yatırımlar yapmayı planlayan Paribu Ventures, odağına yalnızca blokzincir teknolojisi temelli girişimleri alıyor. Neler var? İlk etapta 30 milyon dolarlık fon büyüklüğüne sahip olan ve önümüzdeki iki yıl içerisinde 30’un üzerinde girişime yatırım yapmayı planlayan Paribu Ventures ; DeFi, GameFi ve web3 alanındaki altyapı projelerini öncelikli tutarak yatırımlarına başladı. DeFi protokolü Float Capital, bilim kurgu temalı RPG oyunu Angelic, yeni nesil merkeziyetsiz borsa platformu Mangata ve blokzincir üzerinde geliştirilen “ilk karanlık fantezi oyunu” The Red Village, Paribu Ventures’ın yatırım yaptığı girişimler arasında yer alıyor. Gelecekte: Paribu Ventures , blokzincir alanındaki global projelere yatırım yapmaya devam ederek Web3 dünyasının inşasında söz sahibi olmayı hedefliyor.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Geçtiğimiz yıl kasım ayında 68 bin dolardan işlem gören Bitcoin, son günlerde tarihinin en zorlayıcı süreçlerinden birinden geçiyor. Bu yazı yazılırken 19 bin dolar olan Bitcoin değerindeki bu dengesizlik ve bilinmezlik bir süre daha devam edecek gibi duruyor. Tabii bu kadar değişken bir piyasada her an her şey yaşanabilir, orası ayrı.
Öte yandan Bitcoin piyasasındaki bu oynaklık, kripto yatırımcı ve tüccarlarından çok daha fazlasını etkiliyor. Bu düşüşün ilk elden etkiledikleri arasında pek tabii ki Bitcoin madencileri de yer alıyor.
Peki, Bitcoin düşüşü madencileri ne derece etkiliyor?
Düşen kripto değerleri ve yükselen elektrik maliyetleri
Bitcoin’in geçtiğimiz yıl rekor kırmasıyla kripto madenciliği ciddi bir patlama yaşamış; madenciler bu büyümeyi 2022 yılında da sürdürmek üzere kendilerini hazırlamıştı. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı ve Bitcoin’in değeri gözümüzün önünde giderek eridi. Şubat ayının sonlarında Rusya’nın Ukrayna’yı resmi olarak işgal etmeye başlaması ise elektrik maliyetlerinin küresel çapta sıçramasına neden oldu.
Bu da doğal olarak aşırı miktarda enerji tüketen ASIC isimli madencilik bilgisayarlarını kullanan kripto madencileri için ciddi bir sorun oluşturuyor. Hatta Bitfury CEO’su Valery Vavilov’un konuya ilişkin açıklamalarına bakacak olursak, bir kripto madencisinin giderlerinin %90 ila 95’ini sadece enerji kaplıyor. Bir kripto madenciliği altyapı şirketi olan Luxor Technologies'de iş geliştirmeden sorumlu başkan yardımcısı Alex Brammer’a göreyse, enerji fiyatlarının yüksek olmasına ek olarak fiyatlardaki oynaklık ve ne olacağını kestirememek de güncel sorunun temelini oluşturuyor.
Daha yüksek maliyetler, daha zayıf sonuçlar
2021 yazından bu yana kripto madencilerinin sayısında görülen artış ise bireysel madencilerin çıktılarının azalmasına neden oluyor. Başka bir deyişle madenciler artık Bitcoin çıkarmak için eskiye nazaran daha fazla para ödüyor ancak sonuçlar daha az tatmin edici oluyor. Üstüne üstlük elde ettikleri kripto paralar günden güne giderek daha da değersizleşiyor. Marjların şu anda %60 ila 73 aralığında olduğunu belirten BitOoda’nın baş strateji sorumlusu Sam Doctor, görece daha yeni ve kârlı madencilik teçhizatlarını kullanan madencilerin bile eskisine göre daha az para kazandığını belirtiyor.
Daha önce Bitfarms, Core Scientific ve Riot gibi kripto endüstrisinin liderleri, Bitcoin fiyatının düşüşü nedeniyle 2022 yılına dair hash rate hedeflerini düşürdüklerini açıklamıştı. Ancak kripto madenciliğinden elde edilen kâr azaldıkça bu düşüş de devam edecek gibi duruyor. Luxor Technologies’de içerik sorumlusu olarak görev yapan Colin Harper, Bitcoin madenciliğini baskılayan güncel piyasa koşulları sebebiyle madencilik faaliyetlerinin giderek azalacağını belirtiyor. Eski nesil madencilik ekipmanlarının gün geçtikçe daha az kârlı bir hale geldiğini kaydeden Harper, hashprice’da acil bir iyileşme olmadığı müddetçe, eski nesil ekipman kullanan madencilerin makinelerini kapatmak zorunda kalacağını ifade ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Google'ın yapay zekâ bot'u LaMDA gerçekten duyarlı hale gelerek bilinç kazanmış olabilir mi? Bitcoin'deki düşüş kripto madencilerinin makineleri kapatmasına yol açabilir mi?
20 Haz 2022

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.

Yapay zeka yarışını yavaşlatma çağrıları teknoloji şirketlerinin içinden de yükselirken, New York Üniversitesi’nden filozof Jeff Sebo ile yapay zekanın risklerini, bilinç ihtimalini, hayvan refahını ve gelecekte dijital zihinlere karşı doğabilecek sorumluluklarımızı konuştuk.



