

Paribu Hub , MardinUp’ın destekçisi oldu
Paribu Hub , girişimcilerin ilk defa yolunun kesişeceği MardinUp destekçilerinden olmanın mutluluğunu paylaşıyor. Paribu Hub nedir?
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Hazine ve Maliye Bakanlığı Eylül 2022 merkezi yönetim bütçe gerçekleşmeleri raporunu yayımladı. Verilere göre eylül ayında bütçe açığı 78,6 milyar TL ile 2022 yılının en yüksek seviyesine ulaştı.
Detaylarda neler var?
Aylık bazda bütçe giderlerinin 285,6 milyar TL olduğu eylül ayı gerçekleşmelerinde gelirler 206,9 milyar TL olarak kaydedildi. Bu verilerle birlikte, geçtiğimiz yılın aynı ayında 23,6 milyar TL olan açık 3,3 kat artmış oldu.
Gider kalemleri içinde faiz dışı giderler toplam hacmin %88,4’ünü oluşturuyor. Bu değer de faiz dışı dengenin aylık bazda 45,5 milyar TL açık olarak kaydedilmesine yol açıyor. Faiz dışı açık, geçtiğimiz yılın aynı ayında 9,5 milyar TL seviyesindeydi.
Veri setinde, aylık bazda giderlerin %101,8; gelirlerin ise %75,5 oranında arttığı görülüyor. Faiz giderlerindeki %134,7 oranındaki artış ise değişim kalemlerindeki en kaydadeğer kalem olarak göze çarpıyor. Gelirler tarafında ise vergi gelirlerinin geçen yılın aynı ayına göre %81,4 oranında arttığı görülüyor.
Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı
Verilere yıl başından bu yana birikimli olarak bakıldığında ise bütçe dengesinin 45,5 milyar TL açık verdiği görülüyor. Bu değer geçtiğimiz yıl 61,1 milyar TL seviyesindeydi. Yine aynı dönemde faiz dışı denge 161,6 milyar TL fazla verdi (önceki: 81,2 milyar TL) .
Bütçe gelirlerinde geçen yılın ilk dokuz aylık dönemine kıyasla yaşanan artış %99,4 olurken aynı oran giderler tarafında %92,2 seviyesinde. Faiz giderlerindeki artış oranının %45,6 seviyesinde kalmasına karşın aylık verilerde görülen açılma bu kalemde artış yaşanacağını teyit ediyor. Yıl başından bu yana gerçekleşen bütçe gelirleri 2,0 trilyon TL olurken bu hacmin 1,7 trilyon TL’lik kısmı vergi gelirlerin oluşuyor.
Kaynak: Hazine ve Maliye Bakanlığı
Verilerle birlikte bütçe kalemlerindeki gerçekleşme oranlarının faiz giderleri haricinde %70-75 bandında olduğu görülüyor ki bu seviyeler yılın dokuzuncu ayı için sağlıklı. Bütçelenen faiz giderlerindeki gerçekleşme oranı ise %62,8 seviyesinde.
Giderler tarafında 6,6 kat artan borç verme ve 2,8 kat artan sermaye transferleri dikkat çekerken gelirler tarafında kurumlar vergisi gelirlerinin 3,1, ithal ürünlerden alınan KDV’nin ise 2,4 kat arttığı görülüyor.
Diğer detaylarda doğalgaz tedariki amacıyla BOTAŞ’a borç ve cari transferler kanalıyla aktarılan tutarın 120 milyar TL’ye ulaştığı ve liralaşma stratejisi çerçevesinde yılın ilk çeyreği sonunda devreye alınan Kur Korumalı Mevduat (KKM) aracının bütçe üzerindeki yarattığı ilave yükün yıl toplamında 84,9 milyar TL’ye ulaştığı görülüyor. KKM’nin aylık maliyeti ise 9,3 milyar TL seviyesinde
💾 Cep bilgisi: Döviz kurunun stabil seyrettiği bu dönemde KKM kaynaklı bütçe yükünde sıçrama yaşanmaması doğal. KKM’nin yükü aylık bazda 23,4 milyar TL ile temmuzda rekor kırmıştı. BDDK verilerine göre KKM hacmi 1,4 trilyon TL seviyesinde. Bahsi geçen maliyet ise doğrudan dövizden dönülerek açılan hesaplara ilişkin farkları üstlenen TCMB’ye ait kısım hariç hesaplanan tutar.
2023 bütçesi
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 2023 yılı merkezi yönetim bütçe kanun teklifi sunumunda önümüzdeki yılın bütçesine ilişkin detayları paylaştı. Bütçe açığının 660 milyar TL olmasının planlandığı taslakta bütçe açığı / GSYH oranı %3,5 seviyesinde. Taslakta gelir artışı %49,0 gider artışı ise %57,8 olarak hesaplanmış durumda.
GSYH’nin %5,0 büyümesinin beklendiği taslakta dış ticaret açığı 80 milyar USD, işsizlik oranı beklentisi ise %10,4. Taslakta 2023 yılı için turizm gelirleri 45 milyar USD olarak öngörülüyor ve cari işlemler açığının GSYH’ye oranının %2,5’e gerilemesi hedefleniyor.
Bütçede eğitim %14,5’lik ay ile en yüksek kısmı alırken sosyal harcamalar için ayrılan pay %5,8 olarak planlanıyor. 2023 yılı için planlanan enerji sübvansiyonu ise 600 milyar TL seviyesinde.
TBMM Başkanlığı’na sunulan bütçe teklifinin gerekçe metninde ise ihracat temelli sürdürülebilir büyüme modeline atıfta bulunulurken, yüksek istihdam ve yüksek katma değer vurguları yapılıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Merkezi yönetim bütçesi eylül ayında 78,6 milyar TL açık verdi, 2023 yılı bütçesinde 659 milyar TL bütçe açığı beklendiği açıklanırken, BIST 100 endeksi bir rekor daha kırdı
18 Eki 2022

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zekanın üretkenliği artırarak maliyetleri düşürmesi beklenirken veri merkezleri, gelişmiş çipler, elektrik ve altyapı yatırımları yeni bir maliyet baskısı yaratıyor. Fed yöneticileri, bu yatırımların talebi ve maliyetleri artırarak fiyat artışlarını ekonominin geneline yayabileceği uyarısı yapıyor. Tartışmanın merkezinde ise şu soru var: Yapay zekanın uzun vadeli ucuzluk vaadi, kısa vadeli maliyet dalgasını ne zaman dengeleyebilecek?

Bu hafta yurt içinde Eylül ayı işgücü ve dış ticaret istatistikleri ile üçüncü çeyrek turizm gelirleri öne çıkarken, yurt dışında Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz kararları ön planda.
26 Eki 2026

Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.



