"Büyük üçlü kavramından benim anladığım; sahada olduğu zaman dramatik bir olumlu fark yaratan üç oyuncu." - Ali Konavic

"Büyük üçlü kavramından benim anladığım; sahada olduğu zaman dramatik bir olumlu fark yaratan üç oyuncu." - Ali Konavic

Beymen Club - 15 Ekim - Punto
Beymen Club ile birlikte

Şimdi Nereye? Beymen Club’la keşfetmeye, şehrin izini sürmeye, hayal etmeye Bir yerlere yetişmenin, içimize dönmenin, yeni yollar keşfetmenin, yeni seslere alan açmanın mevsimi geldi. Zaman hiç olmadığı kadar hızlı akarken insan, zamanla yarışında bir yandan doğayla uyum içinde kalmak, bir yandan da sınırlarını keşfetmek, yeniliklere yelken açmak istiyor. Bu iki arzu arasında kurulan hassas denge hareketi, ilerlemeyi, yolda olmayı beraberinde getiriyor. Modern ve stil dolu tasarımlarıyla şehir hayatının vazgeçilmezi Beymen Club, sonbahara ayrı bir anlam yüklüyor ve bu yılın koleksiyonunda "Şimdi Nereye?" diye soruyor. Şimdi Nereye?: Pusula bu kez şehre dönüyor. Beymen Club; 2021-22 Sonbahar/Kış koleksiyonuyla herkesi şehirde olan bitenin izini sürmeye, kültürel hayatı canlandırmaya, taze fikirlere yer açmaya, yeni sesler duymaya ve hayal etmeye doğru yola çıkarıyor. Sonu olmayan, yeni keşiflerle genişleyen bu yolculuğa bireysel stilleriyle fark yaratan iki ünlü isim eşlik ediyor: Büşra Develi ve Birkan Sokullu. Keşfedin: Beymen Club 2021-22 Sonbahar/Kış kadın koleksiyonunda bir yönüyle geometrik, bir yönüyle yağlıboya tabloları andıran desenler; kapitone detaylarla, peluş dokunuşlarla, teknik kumaşlarla buluşuyor. Beymen Club'ın vazgeçilmezi olan denimler, sofistike ve modern stilden ödün vermezken konfor da vadediyor. Beymen Club 2021-22 Sonbahar/Kış erkek koleksiyonunda ise farklı doku ve renkleri kullanarak casual giyimi çağdaş ve klasik bir zemine taşıyan parçalar öne çıkıyor. Ekru, buz mavisi ve camel tonları; özgün baskı ve nakışlar, jakar desenli trikolar iddiasını yalın çizgisinde saklıyor. Beymen Club'ın sürdürülebilirlik ilkesine uygun tasarımlarıyla daha iyi bir dünya için doğaya saygı duyan yeni koleksiyonunu keşfetmek için bu bağlantıyı kullanabilir, Beymen Club'ı Instagram'da takip edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Lebron James, Russell Westbrook ve Anthony Davis' i bir büyük üçlü (big three) olarak görüyor musunuz? Lakers'ın kurduğu kadro yapısı bu üçlüye şampiyonluk yüzüğü getirir mi?

Russell Westbrook konusunda, en azından son dönemde oluşan genel kanının üstünde, olumlu görüşe sahibim. Öncelikle bunu söylemem gerekiyor. Özellikle geçtiğimiz sezonun ikinci yarısında iyi iş çıkarttığını düşünüyorum ama büyük üçlü kavramından benim anladığım; sahada olduğu zaman dramatik bir olumlu fark yaratan üç oyuncu. 2021 Russell Westbrook'u için bundan bahsetmek gerçekten zor. Hatta çoğu zaman eksi yazmaması yeterli oluyor. Hal böyleyken bir büyük üçlüden bahsetmek bence zorlama olur. 

Sorunun ikinci kısmına gelirsek, Westbrook için büyük üçlünün bir parçası diyemesek de, geçtiğimiz sezon LeBron kenardayken ortaya çıkan "oyunsuzluk" problemine öyle veya böyle bir çözüm önerisi. Artılarıyla ve eksileriyle Westbrook parkedeyken bir lokomotif. Bu lokomotif her zaman vagonları hayırlı bir yere mi götürür, o tartışma konusu. Ama iki ana yıldızınızın kenarda olduğu dakikalarda birbirine bakan 5 oyuncudan ziyade sizi oyunda tutabilecek eski bir MVP'yi tercih edersiniz. Ya da Kuzma'nın garip zorlamaları yerine Westbrook'un garipliklerini kabul edersiniz. Üçlünün aynı dakikaları paylaştığı bölümde de, rakibin savunma için Westbrook üçüncü planda olacak. Düşen kullanım yüzdesi hata miktarını da azaltacaktır. Yine aynı anda parkede olduklarında top yönlendirme konusunda LeBron’u aktif dinlendirdiği pozisyonlar olacak. Bir de Lakers’ın şampiyonluk ayarlarında geçiş oyunu çok kritik fark yaratan bir unsurdu. Lakers, Westbrook’un bu anlamda en uyumlu gözüktüğü takımlardan biri. Lakers’ın geçtiğimiz sezonki düşük enerjili görüntüsünün Westbrook'la biraz dağılacağını düşünüyorum. 

LeBron James, Russell Westbrook, Anthony DavisGörsel: Getty Images

Onun dışındaki hamlelere gelecek olursak, şampiyonluk takımından yeri doldurulamayan Dwight Howard ve Rajon Rondo'nun yerini bizzat Howard ve Rondo'yla doldurmak; Monk'a yarışmacı bir takımda şans tanımak akıllıca gözüküyor. Nunn hamlesinin sezon içerisinde daha çok konuşulacak bir diğer olumlu iş olduğunu düşünüyorum. Playoff Lakers'ında yani Davis'in 5 numaraya geçtiği bölümlerde Carmelo Anthony hamlesinin asıl değerini anlayacağız. Orada biraz nötr durumdayım. Bu takımın Wayne Ellington dışındaki net şutörü kim? Bu sanırım sezon boyunca konuşulacak asıl problem olacak. Wesley Matthews geçtiğimiz sezonu tamamen boş geçti. Ariza hakeza öyle. Sezon içerisinde yapılması kesin gibi gözüken hamle/hamleler Lakers'ın sezonluk kaderini belirler. Ama lige başlamak üzere olduğumuz şu gün itibariyle Lakers'tan daha iyi 4-5 kadro saymak mümkün.       

Bir şampiyonluk takımı kuruyorsanız, planın merkezine koyacağınız oyunculardan en temel beklentiniz herhalde devamlılık ve işi sahiplenme olur.

Aşı konusu yüzünden kadro dışı bırakılan Kyrie Irving'in yokluğu bazılarına göre Nets'in lehine bir gelişme. Siz ne düşünüyorsunuz? Kyrie Irving'in kararını değiştirmemesi veya değiştirmesi Nets'in normal sezon ve play-off performansını nasıl etkiler?

Kyrie Irving, şampiyonluk takımında büyük fark yaratan bir parça olabileceğini geçtiğimiz dönemde Cavaliers formasıyla gösterdi. Basketbol yeteneklerini zaten konuşmaya gerek yok. Ama bunun yanı sıra geçtiğimiz sezon aklının basketbolda olduğu dönemde neler yaptığını gördük. Hatta çok kısıtlı maç adetiyle sınırlı olsa da Harden’a ana top yönlendirici rolünü teslim edip arka alanda iyi bir ikili yaratabileceklerini de gördük. Her şeyin üstünde kocaman bir ‘ama’ var. Kyrie Irving her ne kadar basketbolu çok sevdiğini söylese de, bu işi hobi olarak yapıyormuş gibi bir havada yaşıyor. Bu sezon başlarken sorunun adı aşıydı. Geçtiğimiz sezon “özel” problemlerdi. Basketboldan uzak kalmak için sürekli bir bahanesi var. Bir şampiyonluk takımı kuruyorsanız, planın merkezine koyacağınız oyunculardan en temel beklentiniz herhalde devamlılık ve işi sahiplenme olur. 

Kyrie IrvingGörsel: Nets Wire

Kyrie Irving iki konuda da sınıfta kalıyor. Elbette basketbol oynamaya karar vermiş bir Irving ile Brooklyn ligin 1 numaralı favorisi. Ama Irving meselesinin “tamam bu sezon Irving olmayacak” şekliyle çözüme bağlanması bile şu anki durumdan iyidir. Bence Kyrie Irving’e sağladıkları ayrıcalığın da artık son safhasına gelmiş durumdalar. Durant ve Harden temkinli hatta Kyrie lehine açıklamalar yapmış olsa da, böyle gitmesine izin vermeyecektir. Sezon sonunda ne olur derseniz, geçtiğimiz sezon eksiklerle oynadıkları Bucks serisi ortada. Irving’in eksikliğini geçtim, Harden adım atılabilecek durumda dahi olsa şampiyon takımı saf dışı bırakıp yürüyecek gibilerdi. Durant ve Harden sağlıklı olduğu sürece Irving meselesi nasıl çözülürse çözülsün Brooklyn, Doğu’nun favorisi.

Trae Young-Madison Square Garden ilişkisinde gördüğümüz gibi sıcaklığı, heyecanı arttıran; seyircinin, basketbolun temel unsuru olduğunu hatırlatan görüntüler vardı. Bu sezon artık tam normallik göreceğiz.

 NBA'in pandemi sonrası seyircili maçlarını pandemi öncesiyle birlikte düşündüğünüzde, saha içi oyun, seyirciler ve genel olarak NBA kültürüyle ilgili dikkatinizi çeken değişiklikler var mı?

Seyircilerle alakalı zaman zaman gündeme gelen olumsuz durumlar ortaya çıktı. İnsanlar salonu, maça gitmeyi doğal olarak özlemiş. Ama istisnai durumlar dışında NBA kültüründe pek görmediğimiz bir parkeye, oyunculara artan temas durumu vardı. Zaten oyuncuların da buna tepkisi oldu. Tabii iş fizikselleşmediği sürece Trae Young-Madison Square Garden ilişkisinde gördüğümüz gibi sıcaklığı, heyecanı arttıran; seyircinin, basketbolun temel unsuru olduğunu hatırlatan görüntüler vardı. Bu sezon artık tam normallik göreceğiz.

Görsel: NBC Sports

 “Seyircisizlik oyuncuları nasıl etkiledi?” diye soracak olursanız, sezon içerisinde özellikle blowout’a giden maç sayısının arttığına dair bir fikir vardı. Maçların bu atmosferde daha erken koptuğunu söyleyen yorumcular oldu. Hakikaten istatistikler de geçtiğimiz sezonun NBA tarihinde bu anlamda en olumsuz ikinci sezon olduğunu söylüyor. Toronto’nun Tampa’da oynamak zorunda kalması gibi durumlar oyuncular açısından tat kaçırıcıydı. Covid protokolüne giren oyuncuların kaçırdığı maçlar ister istemez maçları seyirciler açısından daha zor izlenir hale getirdi. Ama sezonun ilerleyen dönemlerinde, özellikle Playoff’larda büyük oranda eskiye döndük. Phoenix-Milwaukee serisindeki atmosfer büyük oranda “normal” bir atmosferdi. Her şeyin çok olumsuz etkilendiği bir süreçte, bu kadar etki kabul edilebilir gözüküyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

Yeni sezon: NBA, PGA Tour

Premier Lig, Sungjae Im, Ali Konavic

15 Eki 2021

Beymen Club ile birlikte
The Charles Street Times

YAZARLAR

Burcu Biçer

Editor @ Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek

Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Ömer Şentürk

·

28 Tem 2026

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek
Punto Punto

HİKAYE

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?
Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?