Caferağa’da: Gün batımından hava kararıncaya

Burak’ın boynunda asılı kumaş çanta; eskiciden alınan, keskinliği hiç kullanılmamış makaslara taş çıkaran makası ve ıhlamurla karışık çam kokuları arasında mahalle turunda, Burak’ın peşindeyiz. Sedir yaprağını tadıp sahile geçeceğiz oradan bir bardak turşu suyu içip rotayı Fahri Konsolos’a çevireceğiz.
Caferağa’da: Gün batımından hava kararıncaya

12 Ocak - İBB Kültür AŞ - Soli
İBB Kültür AŞ ile birlikte

Su medeniyetinin hikâyesi Şerefiye Sarnıcı ’nda

Su Medeniyeti İstanbul Şerefiye Sarnıcı'nda Mapping entegrasyonuyla deneyimlenebilen ve sürükleyici bir müze kimliği kazanan Şerefiye Sarnıcı , 1600 yıllık tarihiyle görenleri büyülüyor. Dünyada 360 derece projection mapping sisteminin…

Daha fazlasını öğren →

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

Mahalle: Caferağa. Mahalleli ve anlatıcı: Burak Ayaz. Fotoğraflar: Deniz Sabuncu & Kaan Walsh. 

Caferağa köklerini detaylarında gösteren bir mahalle, o detay bazen binanın merdivenlerindeki işlemelerde bazen de yaşlı köpeğin huzurlu bakışlarında karşına çıkar. Sahilin her noktasından farklı gözüken gün batımında anlatır çeşitliliğe olan hoşgörüsünü. Süratle yenilense de nostaljiden bağımsız kadimliği jestlerinde gizlidir, hep. Burada yaşayanlar bulundukları ortamdan ve yakın çevrelerinden tatmin olabilen, bu yüzden kendini yaptığı işle ya da başarılarıyla tanımlamaya ihtiyaç duymayan insanlardır.

Burak Baloğlu'da


Mahalle esnafının yaş ortalamasına göre daha genç bir iş yeri sahibi olarak buranın gediklileriyle iyi ilişki kurabilmek emek istiyor. Kadıköy; yoğun günlük göç aldığı için dışarıdan gelene karşı yerlisinin geliştirdiği bir duvar var, lakin bu duvar gülümsemeyle veya “Çarşıya iniyorum bir ihtiyacınız var mı?” sorusuyla kolayca kırılabiliyor. Dinginlik ve oluruna bırakma becerisi burada iletişimin anahtarı sanırım. Hava güzelse, henüz dükkâna gitme saati de gelmemişse uzun muhabbet, yürüyüş ve Tribu Caffe’de 80'lerindeki emekli profesör Belma Hanım ile karşılaşmak en sevdiğim Caferağa aktivitelerinden.

Burak mahalleden topladığı defne yaprağıyla


Dostluğun tentürünün üreticisi: Fahri Konsolos

Caferağa ve Osmanağa; yerlilerin de turistlerin de ortak ilgi alanı. Bu sebeple giderek mahalle olma özelliğini yitiriyor. Bunun en büyük sebebi eğlence alanlarının bu 2 mahalleye sıkışması ve artan gece hayatı nüfusuna hizmet vermek amacıyla çok fazla yeni mekânın fasılasız açılmaya devam etmesi. Yeni yerler Instagram ve Pinterest trendlerine göre şekillendiriliyor ve çoğu zaman sunulan ürünün kalitesi ve misafirlerle kurulan diyalog ikinci plana atılıyor. Sonucunda sadece “vitrine” yatırım yapan ve müdavimleri olmayan birçok işletme önce canlanıyor, kısa süre sonra da batıyor. Eski işletmeler yükselen emlak değerleri karşısında ayakta durmakta zorlanıyor, ancak bu "nostaljik" meskenler emeğin ve direncin bugün de bir karşılığı olduğunun göstergesi olarak büyük önem taşıyor mahalle için.

Caferağa mahallelileri


Çok ender de olsa daha farklı şeyler yapan yerler mevcut. Bu nadirlik talebin olmamasından değil, işletmelerin cesaretsizliğinden kaynaklanıyor diye düşünüyorum. Fahri Konsolos her ne kadar mahallenin yakın geçmişinin bir parçası da olsa, özgün. Trendleri takip eden “fancy”, aradığın şeyi bulmaya geleceğin bir bar, “Bunu erkek bardağında alabilir miyim?” diyebileceğin bir yer değil. Burası küçücük alanında bir haiku’dan daha uzun sürmeyen üretimlerini ziyaretçisine içtenlikle ve özenle sunmaya çalışan bir kokteyl bar. Üretim sürecinden haz alan insanların çalıştığı, sunduğu ürünlerin sohbetin başlatıcısı olmasını isteyen, dostluğun tentürünü üretmiş olmaktan mutluluk duyacak bir işletme.

Ben de iş ortağım Emir Ali Enç de Fahri Konsolos açılmadan önce Caferağa’da yaşıyorduk; bunun Fahri Konsolos’un mahalleyle kurduğu samimi ilişkide etkisi büyük. İstanbul’da böyle bir işi kaldırabilecek çok fazla semt yok, seçenekler arasında bize en samimi ve gösterişsizi hep Caferağa olarak gözüktü. Tek başına gelip “Kurbağa Kaçtı” ısmarlayan 70’lerinde beyefendiler ve hanımefendiler, yanlarında kutlama yapan 20’li yaşlardaki ekiple tanışıp sohbet edebilir Fahri’de. Hepsinin ortak özelliği; yaşama açık olmaları ve içtenlikten hoşlanmaları.

Kurbağa Kaçtı hazırlanıyor


Ağaçtan bardağa yolculuk eden sakız yemişleri

“Kokteyl bar” tanımlaması bana bir zamanların “gastro bar” ortamlarını hatırlatıyor. Şu an daha çok cekete iğnelenmiş bir rozet işlevi görüyor. İşini özen ve üretme arzusuyla yapan kokteyl bar sayısı, “kokteyl bar” ismi taşıyan işletme sayısına göre epey az. Bence iyi bir kokteyl bar; binlerce yıldır koklanmış ve tadılmış ürünlerin özveriyle dolu geleneğin dokunuşunu kaybetmeden yeni bir şey ortaya çıkarabileceği gerçeğinin kutlandığı alandır aslında. 

Caferağa’nın 100 sene önceki fotoğraflarına bakınca şu an kentleşmiş olan alanların koruluk olduğunu görebiliyoruz. Eminim ki yürüdüğümüz kaldırımların altında toprağın yaşamı hâlâ devam ediyor ve üzerine yapılar inşa etmediğimizde doğa güzelliklerini yansıtıyor. Bazen yaptığım yürüyüşlerde Fahri Konsolos’ta ürettiğimiz kokteyllerimizde kullanmak üzere çam dalları, incir yaprakları, sakız yemişleri ve varlığını farkında olmadan yanından geçtiğimiz birçok ağacın bize sunduklarını topluyorum. Bu yaşamın ve çeşitliliğin kentleşmiş bir yerde de akmaya devam ettiğine dair lirik bir hatırlama.

Akşam içmek üzere sokak aralarından topladıklarımız


Bu sürecin içindeyken en çok aklıma takılan soru “Bu ağaçlar kimin, birinden izin almam gerekiyor mu?”. Ben buna doğadan aldığımın karşılığını vererek cevap buluyorum. Kabuklarını vermut yapımında kullanmak için topladığımız yeşil cevizlerin içlerini açıp kargalar için mahallenin çeşitli noktalarına bırakıyorum mesela.

Geceye hazırlanıyoruz


Caferağa’nın gececileri

Caferağa-Moda-Kadıköy üçgeninde gece her sokak kendi müdavimlerine ayrılır. Barlar Sokağı olarak da bilinen Kadife Sokak bira şişeleri ve sokakta sohbet etmeyi tercih edenler için rezerve edilmiştir. Biraz daha aşağı indiğinde Türkçe müzik dinlemeyi sevenleri bulursun. Fahri Konsolos’un sahile yakın, Moda Parkı tarafları duygu yoğunluğun yüksek olduğunda senin için doğru lokasyon olabilir. Özellikle yazın Havuz’un orası sokak sanatçılarının buluşma noktası hâline gelir. Şair Nefi Parkı ise 4-5 kişilik grupların kendi içlerinde sessiz sakin vakit geçirmek için tercih ettikleri meskendir. Ben ağaçların olduğu sokaklardan geçmeden evime gitmeyi sevmiyorum, yazın favorim Havuz oluyor genellikle, “Acaba bu sefer kimi göreceğim?” diye gidip mutlaka bir dostla merhabalaşıyorum. 

Ne olacağını bilmediğimiz gecelerin bildiğimiz sonu


İlgi alanlarına göre de ayırabiliriz Caferağa ahalisinin uğrak noktalarını. Tiyatro ve sinemayla ilgilenenler Passenger’da takılır, Rock’n Rolla’da da bira içmeyi, yüksek sesle müzik dinlemeyi ve konuşmak için kulaklara bağırmak zorunda kaldığın ortamları sevenler vardır. Kuytu sadece bar çalışanlarını; “Nerede çalışıyorsun?” sorusuna cevap verebilenleri içeri alır, sabaha kadar açıktır. Oluşturduğu yapıyla mahalle, mahalleli ve gece çalışanlar için çok değerli bir mekân. Mecra’da hafta sonları elektronik müzik ve “kuir topluluğu” dansta, piste, neşede ve eğlencede olur. Her mahallenin kaderinde gitmemeye yeminli olsan da ara ara geceyi sonlandırdığın o mekân vardır. Benim için bu Dorock XL. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

NEREDE YAYIMLANDI?

SoliSoli
∙

BÜLTEN SAYISI

🌕 Caferağa, Burak Ayaz

Mahalle: Caferağa. Mahalleli ve anlatıcı: Burak Ayaz.

12 Oca 2023

İBB Kültür AŞ ile birlikte
Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

SoliSoli
∙

HİKAYE

Klişelerden uzak Reykjavík turu: Bir günde 10 yerel durak

Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Uraz Kaspar

·

20 Eki 2026

Klişelerden uzak Reykjavík turu: Bir günde 10 yerel durak
SoliSoli
∙

HİKAYE

'Coğrafi Rezonans Hattı'nda dijital göçebelik: Kaçtığımız şey gerçekten yaşadığımız yer mi?

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.

'Coğrafi Rezonans Hattı'nda dijital göçebelik: Kaçtığımız şey gerçekten yaşadığımız yer mi?
SoliSoli
∙

HİKAYE

Devir deneyim devri: Etkinlik ekonomisi kent hayatını nasıl etkiliyor?

Etkinlikler, şehrin farklı aktörlerini buluşturan, boş alanları görünür kılan, mahallelerin hikayesini değiştiren ve ekonomik hareket yaratan; üstelik bütün bunları ölçülebilir ve programlanabilir bir yapıya dönüştüren kullanışlı formatlar. Ancak bir şehrin “etkinlik sahnesi” olarak tasarlanması, her zaman doğru cevabı vermiyor. Etkinlik bittiğinde geriye ne kalıyor? Yaratılan değer, kültürel ekosistemin yanı sıra kamusal alanlara erişime, yerel işletmelere ve mahallelerin gündelik yaşamına da katkıda bulunuyor mu?

Elif Bayram

·

13 Eki 2026

Devir deneyim devri: Etkinlik ekonomisi kent hayatını nasıl etkiliyor?
SoliSoli
∙

HİKAYE

Hayalî etkinlikler, sahte manzaralar, on yıllık antik tiyatrolar: Turizmde sahtecilik nasıl yükseliyor?

İtalya'da sıfırdan inşa ettiği sözde 2.000 yıllık amfitiyatroya giriş için ziyaretçilerden 40 avroya kadar ücret alan 69 yaşındaki Franco Malosso 28 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu akıl almaz olaydan hareketle yapay zeka halüsinasyonları sonucu yaygınlaşan, var olmayan turizm atraksiyonlarını inceledik.

Deniz Aytekin

·

11 Eki 2026

Hayalî etkinlikler, sahte manzaralar, on yıllık antik tiyatrolar: Turizmde sahtecilik nasıl yükseliyor?
SoliSoli
∙

HİKAYE

Kendi sınırları içinde sınırsız bir vizyon: Miuccia Prada

Miuccia Prada ve Raf Simons’ın 2027 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, yeniden eteğe dönüyor. Moda sürekli yeniyi talep ederken Miuccia Prada’nın gücü, geçmişini reddetmeden değişebilmesinde yatıyor. Yıllar önce kurduğu bir fikri bugün yeniden yorumlayabilmesi, yaratıcılıkla tutarlılığın birbirine engel olmadığını; aksine aynı çizgiyi koruyarak da sürekli yenilenmenin mümkün olduğunu gösteriyor.

Asena Sarıbatur

·

04 Eki 2026

Kendi sınırları içinde sınırsız bir vizyon: Miuccia Prada