Cennet Ağaçları, Yeşil Papağanlar ve İklim Krizi Üzerine

İklim krizinin etkilerini günlük hayatımızda giderek artan afetler olarak gördüğümüz bir dünyada yaşıyoruz artık.
Cennet Ağaçları, Yeşil Papağanlar ve İklim Krizi Üzerine

Temmuz - BMW - Dünyahali
BMW ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Prof. Dr. Mine Durusu Tanrıöver

Bugünümüzü ve geleceğimizi tehdit eden sadece iklim krizi değil. Hızla genişleyen bir insan topluluğunun faaliyetleri sonucu doğal kaynakların tükenmesi ve ekosistemlerin tahrip edilmesi de Yuvamız Dünyamız üzerindeki hayatın sürdürülebilirliğini tehdit ediyor.  

Yaz mevsiminin ilk günlerini iple çekerim. Cennet ağaçlarının çiçeklerinin patladığı ve gözümü kapatıp derin bir nefes aldığımda kendimi gerçekten cennette hissettiğim günlerdir. Gün batımına yakın çiçeklerin rayihası tüm havayı sarar. Yıllardır belirlediğim bir cennet ağacı rotası vardır; bu dönemde her fırsatta bu rotada yürür ve ulu ağaçların altında gözümü kapatıp nefes molası veririm. Son yıllarda bu hoş kokulara yeşil papağanların neşe veren renkleri ve duyar duymaz heyecanla papağanları görmeye çalışmamı sağlayan sesleri eklendi. 

Bana verdikleri mutluluk dışında cennet ağaçları ve yeşil papağanların ortak bir yönü daha var. İkisi de insan tarafından ‘istilacı’ olarak adlandırılan türler. ‘İstilacı cennet ağacı’‘İstilacı yeşil papağan’… Bu nitelemeleri yapan canlı ise dere yataklarını binaları, ormanları devasa tarım arazileri, okyanusları çöpleri, diğer canlıların yaşam alanlarını şehirleri ile istila eden insan! İnsanın başka canlıları değişik şekillerde etiketleme çabası ne kadar da trajikomik! Oysa ki insanın istilasının nelere yol açtığını büyük bir küresel yıkım olarak canlı yayında izliyoruz. 

Bir Alman hekim arkadaşım gönderdiği e-postada, Haziran ayının ortasında sıcaklıkların 38 dereceye ulaştığını ve acil servislerin o bölge için aşırı kabul edilebilecek sıcaklığın etkilerine maruz kalan yaşlı insanlarla dolup taştığını belirtmiş. İnsanların alışık olmadığı sıcak ve nemli hava dalgalarına maruz kalmaları sadece sıcak çarpması ve yaralanmalar gibi akut olayları tetiklemekle kalmayıp kalp yetmezliği, solunum yolu hastalıkları ve böbrek hastalıklarının alevlenmesine, kalp krizine ve de ruh sağlığı sorunlarının ortaya çıkmasına yol açar. Yaşlılar, bebekler, gebeler, fazla kilolu ve obez kişiler, halihazırda kalp-damar ve böbrek hastalıkları olanlar, psikiyatrik rahatsızlığı olan kişiler, dış ortamda çalışan işçiler ve çiftçiler, düşük gelirliler ve evsizler aşırı sıcaklıklardan daha da belirgin şekilde etkilenirler

Ormanları, gölleri, nehirleri ve dağları ile Kuzey Deniz’i ve Baltık Denizi’ne uzanan Almanya sıcaklık ilişkili afeti yaşarken, aynı esnada Ankara’da bir anda bastıran yağmurla beraber can pazarına dönen şehirde sele kapılıp hayatını kaybeden insanların haberlerini alıyorduk. Komşumuz Irak ise, nefes almayı neredeyse imkansız kılan bir kum fırtınasının etkisi altında. Hastanelerdeki hasta bakım alanlarında bile kum uçuştuğu, binlerce insanın solunum sorunları ile acil servislere, hastanelere hücum ettiği ve sağlık sisteminin bu yükü kaldırmakta yetersiz kaldığı bildiriliyor. Aslında Irak’ın çöllerle kaplı batı sınırında bu kum fırtınaları yeni değil, ancak bu sıklıkta ve şiddette görülmesinin alarm verici olduğu belirtiliyor. Irak, Birleşmiş Milletler Çevre Programı’na göre iklim krizi açısından dünyadaki en kırılgan ülkeler arasında yer alıyor. Yıllardır çatışmalar yaşanıyor, alt yapı ve halk sağlığı hizmetleri oldukça az gelişmiş durumda. Kamplarda yaşayan, yerinden olmuş bir çok insanın olduğu Irak, sağlık sistemlerinin hazırlıksız olduklarında, değişen çevre şartlarıyla beraber ne kadar kolay çökebileceğinin en yakın örneklerinden biri. 

İklim krizinin etkilerini günlük hayatımızda giderek artan afetler olarak gördüğümüz bir dünyada yaşıyoruz artık.

Bazı bilim insanları bu çağı ‘Antroposen’, yani Sanayi Devrimi’nden bu yana insanlığın dünya üzerindeki yıkıcı etkisinin en üst düzeye çıktığı yeni bir çağ olarak adlandırıyor. Bugünümüzü ve geleceğimiz tehdit eden sadece iklim krizi de değil, hızla genişleyen bir insan topluluğunun faaliyetleri sonucu doğal kaynakların tükenmesi ve ekosistemlerin tahrip edilmesi de yuvamız dünya üzerindeki hayatın sürdürülebilirliğini tehdit ediyor.  

‘İstilacı’ cennet ağacı ve ‘istilacı’ yeşil papağana geri dönecek olursak..

Bu canlıların ‘istilacı’ olarak nitelendirilmelerinin nedeni başka canlıların yaşam alanlarına baskın şekilde giriyor olmaları ise bile, dengeyi kurması gereken gene doğa olmalı. Acaba yeşil papağanlar tarafından yuvalarından edilen sincap sayısını, yanan, yakılan ve katledilen ormanlarda, kesilen ağaçlarda yuvasız kalan sincaplarla karşılaştırsak nasıl bir oran elde ederiz? Siz bir ormanı yerle bir eden ya da dere yatağında bittiği için sele yol açan bir cennet ağacı topluluğu gördünüz mü? Ya da doğal su kaynaklarını tüketen ve balıkların mikroplastik ile dolu canlılar olmasına yol açacak şekilde denizleri kirleten bir yeşil papağan topluluğu? Ben denk gelmedim, sizin de geleceğinizi sanmam. O zaman soruyorum size; İstilacı olan cennet ağacı mı, yeşil papağan mı, yoksa insan mı?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

72: Tatilden Önce Son Çıkış! 🐢

Turizmde Yeşil Dönüşüm, Orman Yolculuğu, Peddon ile Röportaj

01 Tem 2022

BMW ile birlikte
Ryuta Ogawa

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı