
-Çikolata günümüzde belki de herkes tarafından en çok sevilen, insana en fazla mutluluk veren popüler yiyeceklerin başında geliyor. Çikolata olarak bildiğimiz kimine göre bağımlılık yapan bu yiyeceğin tarihi serüveni, milattan önceki Olmek ve Maya uygarlıklarının gizemli diyarlarına kadar uzanıyor.
Keşfedilmiş en büyük hazinelerden birisi, çikolatanın ana kaynağı olan Theobroma cacao ağacının tohumları. Mayalar'da, kakao ağacı güneşli zamanların gelişinden önce rüzgarın dört yönünü belirtmek amacıyla Karanlık Çağ günlerinde ekilen kutsal ağacı temsil ediyor. Maya İmparatorluğu’nun MS 900’lerde gizemli bir şekilde çöküşünün ardından son derece yetenekli ve medeni Toltekler ve onlardan sonra da Meksika’dan gelen Aztekler daha önceki Maya topraklarına yerleşiyor. Aztek çikolatasının potansiyelini ilk fark eden Avrupalının, İspanyol kaşif Hernán Cortés olduğu düşüncesi ağır bassa da, ilk keşif Kristof Kolomb’a atfediliyor. Bundan sonra kakao ve çikolatanın Avrupa’ya açılan yolculuğu başlıyor.
İspanya’da ilk kakaolu içecek yapılıyor. Daha sonra içine şeker kamışı, bal ve tarçın eklenerek, kakaonun çikolata olmaya başlaması tüm dünyaya yayılıyor. Toplanan ve kurutulan kakao çekirdekleri içerisinde bulunan yabancı maddelerden arındırılmak için eleklerden geçiriliyor. Ardından bir makinenin altında yüksek ısıya maruz bırakılıyor. Kabukları hafifçe sıyrılmaya başlayan kakao çekirdekleri tekrardan ayırıcı bir makinenin altına giriyor. Burada çekirdekler elekten geçiyor, kabuklar ve diğer parçalar tamamıyla ayrılıyor. Bu kısımda oluşan kakaoya ''kaba çekilmiş kakao'' ismi veriliyor. Elde edilen bu kakao, kalitesi arttırılmak üzere daha sonra kavrulmak için ayrılıyor. Çekirdeğin etli kısımları eğer fazla kavrulursa acı bir tat ortaya çıkıyor ve bunun sonucunda kakao kalitesi de düşüyor. Bu sebeple çekirdeğin kavrulma aşaması oldukça önem taşıyor.
Fakat çekirdekler bu şekilde çikolataya dönüşemiyorlar. Katıdan sıvıya, hafif katılaştırılıp tekrar sıvıya son olarak tekrar katı hale dönüştürmek gerekiyor. Kakao yeniden bir öğütücü makinenin altına giriyor ve burada ''kakao likörü'' halini alıyor. Sıvı hale gelen kakaonun içinde kakao yağı açığa çıkıyor. Sadece kakao ve kakao yağının varlığı yediğimiz çikolatayı meydana getirmiyor.
Peki çikolata nasıl oluşuyor?
Kavrulmuş kakao parçaları önce şekerle karıştırılıyor ve bir kapta ağır silindirler yardımıyla hamur haline getiriliyor. Bu hamur ince çikolata tabakalarına dönüştürülüyor ve bu tabakalar kakao yağı katılarak yumuşatılıyor. Sonra dikdörtgen şeklinde olukları bulunan bir makinenin içerisine konuluyor. Oluklar içindeki silindirlerle çikolatayı yumuşak ve pütürsüz hale getiriyor.
Sonunda sıvıya dönüşen çikolata kalıplara dökülerek soğutuluyor ya da tatlandırma aşamasına geçiliyor. Kakao ve süt oranına bağlı olarak çeşitlendiriliyor. Üç temel çikolata üretiliyor. Bunlar bitter, sütlü ve beyaz çikolata olarak isimlendiriliyor.
Çikolataya bu kadar iştahımız kabarmışken yazıyı İrem'in mutfağından bol çikolatalı nefis bir tarifle bitirmek isterim:
(Resmin üzerine tıklayarak tarife gidebilirsin.)
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR
İLGİLİ OKUMALAR


