Çıldırmış Ayı


The Irish Spirit : Logan Roy’u nasıl bilirsiniz? İşin esprisindeyiz tabii ama sadece birkaç gün önce başlayan dördüncü sezonuyla yine sohbetlerimizden eksik etmediğimiz Succession ve Roy Ailesi geri döndü. Kötü haberse veda busesi kondurmadan önce bunun medya devinin iş ve aile entrikalarıyla buluşacağımız son sezon olması… İlk bölümünü izlediğimiz 2018 yılından bu yana neler değişti ama muhabbetlerimizin de dizinin de başrollerinden olan Brian Cox ’a (Logan Roy) olan hayranlığımız hiç değişmedi. Kendisi İrlanda asıllı ve İrlanda’nın yaşadığı patates kıtlığı sırasında halk dünyanın dört bir yanına dağılmak zorunda kalırken Cox ailesi de İskoçya’ya bu dönemde göç etmiş. Rolünün getirdikleriyle ekranlardan bile sert tavrını içimize işleten usta oyuncu bu serüvene London Academy of Music and Dramatic Art’a 17 yaşında başlamasıyla adım atmış. Kariyerinde tiyatro, TV dizi ve filmleriyle sinemada birçok başarı yakalayan oyuncu hiç şüphesiz The Irish Spirit ’in yaratıcı, cesur, özgür ve eğlenceli dünyasını yansıtıyor. Öyle ki The Irish Spirit ruhunun getirisiyle farklı alanlara el atmaktan çekinmeyen Cox, yazdığı üç kitapla da birçok dilde kendine yer bulmayı başarıyor. Dahası: Dizinin pek çok sahnesinde İrlanda ruhunun boğazdan akıp giden hâli bize eşlik ediyor. Son sezona başlamak için bugünü bekleyenler ve kendine şöyle güzel bir hatırlatma yapmak isteyenler için Duende şurada dizinin unutulmaz bölümlerini listeledi. Sláinte mhath! Ne spoiler yediğin ne de spoiler ’a maruz kaldığın bir final sezonu olmasını dileyerek The Irish Spirit ’in ağızda yaratıcı bir tat bırakan ruhunu yakalamak üzere seni bu bağlantıya davet ediyoruz.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: Cocaine Bear
Yönetmen: Elizabeth Banks
Yapım yılı: 2023
Jenerik: Kentucky’nin Lexington kentindeki Kentucky Fin Mall’da yıllardır doldurulmuş bir ayı sergileniyor. “Kokain Ayısı” takma adıyla anılan bu ayının cansız bedeni 1980’lerin ikinci yarısında Kuzey Georgia’da bulunmuş. Kanında aşırı doz uyuşturucu, etrafta ise açılmış 40 kokain paketi tespit edilmiş. Hikâyenin kaynağı ise Aralık 1985’te Kolombiya’dan uyuşturucu kaçırırken düşen bir uçaktan atılan çantalar. ‘Kurmacadan daha tuhaf’ türündeki bu gerçek olayın, Cloudy with a Chance of Meatballs, The Lego Movie ve Spider-Man: Into the Spider-Verse gibi her biri çılgın ve yaratıcı serilere dönüşmüş filmlerin ardındaki ikili Phil Lord ve Christopher Miller’ın dikkatini çekmesi hiç de tuhaf gelmiyor. İkili “Kokain Ayısı’nın” hikâyesindeki boşluklar üzerine tahmin yürütüyor. Ortaya çocuklar ve ebeveynlerinin, millî park görevlilerinin, çete üyelerinin, turistlerin ve polislerin ayının kurbanı olduğu bir korku komedisi çıkıyor.
Neden izleyelim? Cocaine Bear, tür filmlerinin belki de en çok hakkı yenen sularında geziniyor: Korku komedisi. Son yıllarda bu alt türde çıta Zombieland (2009), Jennifer’s Body (2009), The Cabin in the Woods (2011), The Final Girls (2015), Ready or Not (2019) ve Bodies Bodies Bodies (2021) gibi örneklerle gittikçe yükseldi. İyi bir korku komedisi tarifi için gereken en önemli malzemenin kendisiyle dalga geçme erdemine sahip sinemacılar olduğu gerçeğiyse değişmedi. Sinemayı işbirliklerinin başından beri bir oyun alanı olarak gören, filmlerini her şeyden önce kendilerini eğlendirmek için yaptıkları her daim belli olan Phil Lord ve Christopher Miller ikilisi de hâliyle bu iş için biçilmiş kaftan. Yönetmen koltuğunu bu filmde oyunculuk kökenli Elizabeth Banks’e emanet etmişler ve daha önce Pitch Perfect ve Charlie’s Angels evrenlerinde kamera arkasına geçen Banks, bu özgün hikâye sayesinde en az onlar kadar çılgın olabildiğini ve çılgınlığın kaliteden ödün vermek demek olmadığını kanıtlamış. Cocaine Bear, sadece yönetmenlik vizyonuyla değil, aksiyon sahnelerindeki zamanlama, görüntü yönetmenliği ve müzik kullanımındaki başarılarıyla da kaliteli bir iş olduğunu gösteriyor.
Yukarıda da kullandığım ‘kurmacadan daha tuhaf’ tanımına uygun bir olaydan ilham alması bir film için avantaj olmaktan çok dezavantaj olabiliyor. Ortada bir hayli tuhaf, “yok artık!” dedirten bir olay varken, daha ne kadar ileri gidilebilir ki? Uyuşturucu etkisindeki bir ayının neler yapmış, nelere sebep olmuş olabileceği üzerine kafa yoran senarist Jimmy Garden yarattığı absürt karakterlerini çok beklenmedik bir düzlemde buluşturmayı başarmış bana kalırsa: Ebeveynlik. Bu tema, filmin nihayete erdiği şelalede karşı karşıya gelenlerin ortak noktası: Ayı tarafından kaçırılan Dee Dee, ormandaki şelaleye yapacakları geziyi iptal eden annesine tepki olarak okulu kırarak ormana gidiyor. Dee Dee'nin uyuşturucunun peşindeki çete üyelerinden Syd’le (Eddie’nin babası) yaşadığı sorunlar, hayatının gittiği yeri sorgulamasına sebep oluyor. Öte yandan Kokain Ayısı’nın da bir anne olması ve yavrularıyla olan ilişkisi, yüzleşmelerle dolu final sahnesini güçlendiriyor. Yaşları fark etmeksizin çocuklarının isteklerini ve duygularını önemseyen ve önemsemeyen iki farklı ebeveynin sonları aslında çocuklarına yaklaşımlarıyla belirleniyor; üstelik bir başka ebeveyn tarafından. Bir anne ve kızının, bir baba ve oğlunun yüzleşmesine giden yolda onlarca kişinin (hem de olabildiğine absürt, saçma ve trajikomik şekillerde) can vermesiyse bu yüzleşmelerin psikolojik ağırlığını sıfırlıyor, izleyiciyi kahkahaya boğuyor.
Nerede izleyebilirsin? Cocaine Bear, bugün Türkiye’nin dört bir yanındaki sinema salonlarında Çıldırmış Ayı adıyla gösterime girdi.
Benzer işler:
- The Cabin in the Woods (2011, Drew Goddard)
- The Dead Don’t Die (2019, Jim Jarmusch)
🟠🟢🔵 Duende’yi Letterboxd’da da takip edebilir, Haftanın Filmi incelemelerimize ve Keşif Sineması’nda adı geçen filmlere hesabımızdan ulaşabilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Jim Jarmusch ve Jozef Van Wissem'in gerçeği yadırgayan ruhani müzikal seyahati, Elizabeth Banks'in Çıldırmış Ayı'sı, Depeche Mode'un ölümle kol kola dans eden son albümü Memento Mori.
31 Mar 2023

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı ve editör. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Beyazperdede yılın ilk yarısına Phil Lord ve Christopher Miller imzalı "Project Hail Mary" ve korku sinemasının yükselişi damga vurdu. 2026'nın ilk altı ayını geride bırakırken gişede ve festivallerde öne çıkan filmleri ve bazı keşifleri yeniden hatırlıyoruz.

"Bir şey olmak zorunda mıyız? Hayır, ama amaçsızca nehirde akarken karşımıza çıkacak her şeye hazırlıklı olacak kadar da olgun muyuz?" Bibliyoterapi'de hayat amacı peşine düşmeden yalnızca var olarak hayatta kalan karakterlere odaklanan üç kitaplık bir reçete var bu hafta.

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.
13 Tem 2026




