Çin, Orta Doğu’da kazanabilecek mi?


Citroën C3 ELLE Türkiye’de Yeni Citroën C3 ELLE 77 yıldır modaya ve kültüre yön veren ELLE ile iş birliğini sürdüren Citroën, sınırlı sayıda üretilen yeni Citroën C3 ELLE ile hayata modern ve konforlu bir dokunuşta bulunuyor. İkonik moda dergisi ELLE ’in 21 Kasım 1945 tarihli ilk sayısından ilhâmla yaratılan Citroën C3 ELLE , B Segmenti’nin en verimli ve konforlu seçenekleri arasında yer alıyor. Neler var? ELLE logosunun renklerine selam veren, beyaz veya siyah olmak üzere iki tavan rengi; kum, kutup beyazı, çelik gri, platin gri veya parlak siyah gövde renkleriyle kombinlenebiliyor. Airbump® ekleri, ızgaradaki far ekleri ve tavan etiketinin çevresini kaplayan renkli vurgular, Citroën C3 ELLE ’in yeni renkleriyle uyum sağlıyor. İki renkli Advanced Comfort koltuklarda ana döşeme olarak açık Prusya grisi kumaş kullanılırken sırtlıkların üst kısımlarında koyu mavi-gri tonlarında rüzgâr grisi Alcantara kullanılıyor. Marka logosu baskılı dekoratif şerit, mavimsi saten vurgularla sırtlığın üst kısmını koltuğun geri kalanından ayırıyor. Dahası: Citroën C3 ’teki benzersiz ELLE dokunuşu, aracın içinde ve dışında yer alan “1945’ten beri ve sonsuza dek” imzasıyla taçlanıyor. Yeni Citroën C3 ELLE ile tanışmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
ABD'nin uzun süredir stratejik ortağı olan Suudi Arabistan'ın, Çin ve Rusya'nın başını çektiği bir ekonomi ve güvenlik örgütüne katılması daha birkaç yıl önce neredeyse hayal bile edilemezdi. Ancak Suudiler geçen ay Şanghay İşbirliği Örgütü'nde kendisine "diyalog ortağı" statüsü veren bir mutabakat zaptını onayladı: tam üyeliğe doğru ilk adım.
ŞİÖ'nün temelleri 1980'lerde, Sovyetler Birliği ve Çin'in ortak sınırlarındaki gerilimleri yönetmeye çalıştıkları dönemde atıldı. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından iki taraf beş taraf haline geldi: Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan. 2001 yılında, Şanghay Beşlisi olarak adlandırılan grup, bölgesel işbirliğini derinleştirmek için sınırların belirlenmesi ve askerden arındırılmasının ötesine geçmeleri gerektiği konusunda anlaştı ve ŞİÖ doğdu.
Bugün ŞİÖ, Şanghay Beşlisi'nin yanı sıra Hindistan, Pakistan ve Özbekistan'dan oluşuyor ve İran'ın da bu yıl içinde örgüte katılması bekleniyor. ŞİÖ'nün ayrıca Ermenistan, Azerbaycan, Kamboçya, Mısır, Nepal, Katar, Sri Lanka, Türkiye ve şimdi de Suudi Arabistan olmak üzere dokuz diyalog ortağı var ve beş ülke daha aynı yola girmiş durumda. Üç ülke (Afganistan, Belarus ve Moğolistan) gözlemci statüsüne sahip.
ŞİÖ, örneğin NATO ile kıyaslanabilecek bir askerî ittifak olmadığı gibi, salt ekonomik bir birlik de değil. Aksine, ŞİÖ tüzüğü güvenlik işbirliğini örgütün amacının merkezi olarak belirler ve ŞİÖ üyeleri düzenli olarak ortak askerî ve terörle mücadele tatbikatları düzenler. Örneğin, Ağustos ayında Rusya'nın Çelyabinsk bölgesinde ortak bir "terörle mücadele tatbikatı" yapılması planlanıyor.
Suudi Arabistan'ın ŞİÖ'ye katılma hamlesi, jeopolitik etkisini arttırmak ve ABD liderliğindeki mevcut uluslararası düzene meydan okumak isteyen Çin için bir zafer anlamına geliyor. Bu çabanın diplomatik ayağı çok önemliydi. Örneğin, Suudi Arabistan ŞİÖ memorandumunu onaylamadan üç haftadan kısa bir süre önce, İran ile diplomatik ilişkilerini yeniden tesis etmek üzere Çin'in aracılık ettiği bir anlaşmayı kabul etti. Çin yakında İsrail-Filistin çatışmasına bir çözüm bulmak için arabuluculuk yapmaya kalkarsa kimse şaşırmamalı.
Ancak bu tür diplomatik başarıları mümkün kılan da Çin'in ekonomik gücü. Suudilerin ŞİÖ mutabakatını imzalamasından iki gün önce, 27 Mart'ta devlete ait petrol devi Saudi Aramco'nun 3,6 milyar dolar değerinde bir anlaşmayla Çin'in Rongsheng Petrokimya şirketinin %10 hissesini satın aldığını açıklaması tesadüf değil. Halihazırda Çin'e ABD'nin dört katından fazla ham petrol tedarik eden Saudi Aramco şimdi de Çin'deki rafinerilere günde 690 bin varil ham petrol tedarik etmeyi kabul etti.
Suudi Arabistan sadakatini en yüksek teklifi verene satıyor gibi görünüyor. Suudiler, ŞİÖ'ye ek olarak, Çin'in egemen olduğu bir başka grup olan ve Brezilya, Rusya, Hindistan ve Güney Afrika'yı da içeren BRICS'e katılmayı da resmen talep etti. 2001 yılında Goldman Sachs tarafından bir varlık sınıfı olarak tasarlanan BRICS gruplaşması kısa sürede kendi başına bir hayat kazandı. 2006 yılında bir ticaret ittifakı olarak ortaya çıkan BRICS, kendisini G7'ye jeopolitik bir alternatif olarak konumlandırmaya çalışmakta, hatta ABD dolarına alternatif olabilecek ortak bir para biriminin piyasaya sürülmesini tartışmakta.
Çin'in BRICS'in toplam GSYH'sinin %72'sini oluşturduğu göz önüne alındığında, blok -muhtemelen genişletilmiş bir biçimde- ticari ödemeleri renminbi (yuan'ın resmî adı) ile yapmaya başlamaya karar verebilir. Bu henüz gerçekleşmese bile Çin, Rusya ile yaptığı gibi Suudi Arabistan'dan hidrokarbon alımlarını renminbi ile yapmaya karar verebilir. Çin'in, küresel petrol talebinin %15'ini ve küresel petrol ticaretinin %10'unu oluşturduğu düşünüldüğünde, diğer yakın petrol üreticisi ülkeler de aynı düzenlemeye dahil olabilir.
Çin'in ABD'yi yakın zamanda Orta Doğu'dan çıkarması beklenmiyor; zira Amerika, Körfez ülkelerinin çoğu için en önemli güvenlik ortağı olmaya devam ediyor. Suudi Arabistan ABD askerî üslerine ev sahipliği yapmaya devam ediyor ve geçen ay iki ülke Riyad'daki yeni bir askerî test merkezinde ilk ortak ‘drone karşıtı’ tatbikatlarını tamamladı. Aynı hafta iki Suudi Arabistan havayolu şirketi ABD'li üretici Boeing'den 78 uçak sipariş etmeyi ve 43 tane daha satın alma opsiyonu edinmeyi planladıklarını açıkladı.
Bununla birlikte, Çin'in Orta Doğu'da artan ayak izleri ABD'yi endişelendiriyor. ABD'li yetkililer, Suudi Arabistan'ın ŞİÖ'ye katılma hamlesinin etkilerini, bunun çok gecikmiş olduğunu söyleyerek küçümserken, Huawei 5G teknolojisinin Orta Doğu'da benimsenmesinden duydukları endişeyi dile getirdiler ve Birleşik Arap Emirlikleri'ni Çin'e ait bir güvenlik tesisini kapatmaya çağırdılar. ABD, Çin ile işbirliği yapmanın ülkelerin Amerika ile ilişkilerine zarar verebileceği uyarısında bulunuyor.
Suudi Arabistan'a göreyse ikili ilişkilere zarar veren taraf, ABD. ABD Başkanı Joe Biden 2020 seçim kampanyası sırasında gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi nedeniyle Suudi Arabistan'ı "parya" (e.n. uluslararası toplumdan dışlanmış ülke) ilan etmekle tehdit etti. Biden o zamandan bu yana tutumunu yumuşatmış olsa da, silah tedariki gibi birkaç temel kısıtlama yürürlükte kalmaya devam ediyor.
Dahası, ABD Senatörleri Chris Murphy ve Mike Lee kısa bir süre önce Dışişleri Bakanlığı'nın Suudi Arabistan'ın ülke içindeki insan hakları uygulamalarını ve Yemen'deki savaşa katılımını soruşturmasını talep eden bir "ayrıcalıklı karar tasarısı" sundu. Önergeye göre, bu soruşturmaya ait rapor 30 gün içinde sunulmazsa krallığa yapılan tüm güvenlik yardımları kesilecek.
Dolayısıyla Suudi Arabistan'ın Çin'e yönelmesi, ABD politikasından duyduğu memnuniyetsizliği yansıtıyor. Suudilerin bu siyasi pazarlık yaklaşımına ilk kez başvurdukları söylenemez; ancak bu durum zararsız olduğu anlamına da gelmiyor. Çin'in Orta Doğu ülkelerini siyasi ve ekonomik bloklar halinde bir araya getirme çabalarına olanak tanımanın geniş kapsamlı stratejik sonuçları olabilir.
Kırgızistan'ın eski başbakanlarından Djoomart Otorbaev, Central Asia's Economic Rebirth in the Shadow of the New Great Game (Routledge, 2023) adlı kitabın da yazarıdır.
© Project Syndicate, 2023.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Çin'in Orta Doğu satrancı, küresel para birimi hamlesi ve BRICS ortaklığı, Tayvan ve demokrasisine karşı oluşturduğu tehdit…
16 Nis 2023

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.




