
n okuyoruz|Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
Dezenformasyonun, yani kasıtlı olarak üretilen yanlış bilginin, giderek her alanda büyük bir soruna dönüştüğünün hepimiz farkındayız. Bu kimi zaman iklim krizi veya sağlık gibi toplumun her kesimini ilgilendiren alanlarda, kimi zaman da azınlık veya korumasız durumdaki kesimleri hedef aldığı şekliyle karşımıza çıkıyor.
Bütün bu örneklere rağmen dezenformasyonla ilgili tartışmalar, özellikle de internet ve sosyal medya üzerine olanlar, siyasete odaklanmayı ve sorunu bu eksenden ele almayı tercih ediyor. Oysa bunun gündelik siyasetin ötesinde başlayan bir sorun olduğunu ve buna yeterli önemi göstermemenin daha fazla zarara sebep olduğunu anlamamız lazım.
Bana göre bunun en iyi örneklerinden birisi 2014 yılında başlayan ve uzun bir süre devam eden Gamergate olarak andığımız taciz kampanyası. Bir grup erkek video oyunu fanının başlattığı, kadın ve LGBTİ+ oyun yapımcılarını, oyun gazetecilerini ve fanlarını hedef alan bu kampanya dezenformasyon ve doxxing gibi taktiklerle oyun sektörünü “politik doğruculuktan kurtarmayı” amaçlıyordu.
Fakat bu yaşananlar internette yaşanan ve video oyunlar gibi nerd işi bir şeyle alakalı olduğundan, üstüne kadınları ve LGBTİ+ bireyleri hedef aldığı için yeterince önemli görülmesi. Zaman içerisinde bu kitle evrildi ve kullandıkları politik doğruculuk, SJW, virtue signaling ve “woke” kavramının hakaret olarak kullanımı gibi birçok kavram ve taktikle hem toplumun hem de siyasetin farklı alanlarına sızdılar. Brexit ve Donald Trump’ın ilk seçim galibiyeti de bunları takip etti. Üzerinden geçen on yılda geldiğimiz noktayı sanırım hatırlatmama gerek yok.
O zamandan bu yana değişmeyen şeylerden birisi cinsiyetçi dezenformasyonun normalleştirilmesi veya ona daha fazla göz yumulması. Burada elbette toplumsal dinamikler ve diğer sorunlar da devreye giriyor ancak benzer bir dezenformasyonun bir kadınla bir erkeği hedef alması durumunda tepkinin nasıl değişeceğini hepimiz biliyoruz. Bu da yetmezmiş gibi 2014 yılından bu yana cinsiyetçi dezenformasyonu üreten kültürün de normalleştirildiğine ve onların ürettiği kavramların nasıl rahat bir şekilde kullanıldığına her gün internette tanık olmaya devam ediyoruz.
Bu yüzden gazetecilerin kendilerini bu konuda eğitmesi ve cinsiyetçi dezenformasyona karşı daha dayanıklı ve eğitimli olması şart. Savaş ve Barış Haberciliği Enstitüsü (IWPR) tarafından hazırlanan Cinsiyetçi Dezenformasyon Rehberi bunun için iyi bir başlangıç olacaktır. Dezenformasyonun cinsiyetçi hâlini daha iyi tanımanıza ve bunların yayılmasını önlemek için yapabileceklerinizi anlatan rehber daima el altında bulundurulması gereken bir çalışma olmuş.
Evet, belki gazeteciler tek başına cinsiyetçiliği ve onun ürettiği dezenformasyonu ortadan kaldıramaz ama bu kültürü normalleştirmeyi ve yaygınlaştırmayı bırakmaları, onun ürettiği dezenformasyonun yayılmasını önlemeleri bile çok büyük bir katkı sağlayacaktır. Çünkü internetin her yerini doldurmaya çalışan dezenformasyona karşı duracak ve doğru bilgiyi sağlayacak birilerine ihtiyacımız var.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
n okuyoruz|Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu haftanın anahtar kelimeleri: cinsiyetçi dezenformasyon, Elon Musk, Google, iklim krizi.
01 Ara 2024

YAZARLAR

n okuyoruz|
Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
İLGİLİ OKUMALAR


