Rekabet Kurumu, dijital dönüşümü rekabet hukuku yönünden inceledi


Dijital enerji platformu: Apollo Enerjide dijital çağ başladı Nedir? Türkiye'nin ilk bulut tabanlı fatura kontrol, optimizasyon ve tahminleme platformu Apollo , altyapı ve donanım maliyeti olmadan kolay entegrasyonla, geçmiş tüketim verilerini kullanarak hesaplanan işletme karakteristiğine en uygun elektrik tarifesi avantajı sunuyor. Farklı sektörlerdeki müşterileri için yapay zekâ ve makine öğrenmesi ile tüketim trendlerini anlık ve geleceğe dönük analizlerle tesislerin 360 derece tek platformdan enerji izlemesini sağlıyor. Neden Apollo? Tesisler için en önemli gider kalemlerinden biri olan elektrik tüketimini ve buna karşılık gelen faturanızın gerçek zamanlı doğrulamasını sağlayarak kwh’de değişiklik olmasa dahi maliyetlerinizi düşürmeye yarıyor. Gelişmiş ve kişiselleştirilebilen alarmlar tüm olağan dışı tüketimleri anlık olarak tespit ediyor, operasyonel ve kişi bazlı hataların önüne geçmeyi sağlıyor. Gelişmiş grafik ve kullanıcı dostu arayüzüyle multidisipliner enerji çalışma alanı yaratarak dijital dönüşüm evresindeki şirket çalışanlarının üretkenliğini artırmayı ve enerji takibini daha pratik hâle getirmeyi vadediyor. Apollo IoT tahminleme ve operasyonel verimlilik sağlayarak gereksiz tüketimlerin önüne geçiyor, enerjinizi en verimli şekilde kullanarak tüketimlerinizi ve karbon emisyonunu azaltmayı mümkün kılıyor. Apollo ’yu keşfetmek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Rekabet Kurumunun, dijital pazarları rekabet hukuku yönünden incelediği "Dijital Dönüşümün Rekabet Hukukuna Yansımaları" isimli çalışma metni yayımlandı. Konuya ilişkin açıklamada, internet kullanımındaki artış ve teknolojik gelişmelerin hızının, dünya genelindeki teşebbüslerin iş yapma modeli ile çalışma prensiplerini derinden etkilediği ifade edildi.
Geniş açı: Dijital pazarlardaki tüketici tercihlerinin dijital dönüşüm etrafında yeniden şekillendiğinin; dijital pazarların geleneksel iş modellerinden farklı birçok yönüyle rekabet otoritelerinin dikkatini giderek daha fazla çektiğinin ve bunun bir sonucu olarak da daha fazla incelemeye tabi tutulduklarının belirtildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Rekabet Kurumunun dijital pazarlar özelindeki tecrübeleri, bu pazarların geleneksel pazarlardan farklı karakteristik özelliklere sahip olduğunu, bu pazarlara yönelik yapılan ve yapılacak incelemelerde ilgili pazarların tanımlanmasının, bu pazarlarda teşebbüslerin pazar gücünün doğru şekilde tespitinin, bir zarar teorisi çerçevesinde ihlal konusu davranışın doğru şekilde ortaya konulabilmesinin ve ihlale yönelik uygun ve etkili hukuki çözümün tasarımının görece güçleşebildiğini göstermektedir. Zira dijital pazarlar, güçlü ağ etkileri, veri sahipliğine dayanan güç, pazarların evrilmeye eğilimli yapısı, pazara girişin ve pazarda büyümenin önündeki yüksek engeller, teşebbüslerin hızlı şekilde olağan dışı büyüklüklere ulaşması ve farklı sektörlere faaliyetlerini kolaylıkla kaydırabilmesi ile onlarca farklı iş modelini barındırması gibi özelliklerle karakterizedir. Tüm bu özelliklerin bileşimi ise evrensel olarak bu pazarlardaki rekabet hukuku uygulamalarını önemli ölçüde etkilemekte ve çoğunlukla zorlaştırmakta, bu yönüyle de rekabet hukuku uygulaması bakımından yeni araç arayışlarına yol açmaktadır."
Dahası: Türkiye'deki internet kullanıcısı sayısının ve internette geçirilen sürenin artmasının da kullanıcıların dijital pazarlardaki teşebbüslerle karşılaşmalarına neden olduğunun aktarıldığı açıklamada, bu durumun teknoloji teşebbüslerinin rekabeti sınırlayan veya sınırlayabilecek eylemlerinden tüketicilerin daha fazla etkilenmelerine neden olabildiği bildirildi.
- Bunlara ek olarak, açıklamada, tüketiciler üzerinden olası etkiler haricinde yatırımların, inovasyon güdüsünün ve dijital pazarların rekabetçi yapısının da bu eylemler tarafından olumsuz etkilenebileceğine dikkat çekildi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Elon Musk'ın "maksimum doğruyu arayan yapay zeka"sı. Yenilenmiş bilgisayar, oyun konsolu, modem ve akıllı saatler. Mesajlaşma uygulamalarından Birleşik Krallık hükümetine "mahremiyet" tepkisi.
19 Nis 2023

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?



