Dilin kurduğu hiyerarşi: Bilim insanları neden anlaşılmaz bir dil kullanıyor?

Bilim insanları neden anlaşılmıyor? İnsanlık tarihinde hiç bu kadar çok bilimsel bilgiye erişimimiz olmamıştı. Belgeseller, kitaplar, podcast'ler, sosyal medya… Bilim, artık her yerde. Yine de toplum ile bilim arasındaki mesafe, kapanmak yerine daha da açılıyor gibi. Peki neden? Bana kalırsa bu sorunun yanıtı, bilimin diliyle toplumun dili arasındaki farkta yatıyor.
Biz bilim insanları, araştırmaların içine gömüldüğümüzde alanımızın terminolojisini öylesine içselleştiriyoruz ki bu kavramlar bize son derece doğal, hatta gündelik dil gibi gelmeye başlıyor. Ancak bu dili bilmeyen ve öğrenmeye hevesli olan biriyle konuştuğumuzda kullandığımız her kelime bambaşka bir dünyaya aitmiş gibi duyulabiliyor. Maalesef hevesli olan kişilerin heyecanı ve merakı da kullanılan bu terminoloji yüzünden yitip gidebiliyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
YAZARLAR

Ayça Can
Biyolog. Biyomedikal mühendisliği alanında araştırmalar yapıyor, biyouyumlu malzemeler ve nanoparçacıklar üzerine çalışıyor. Ayrıca “İçeriden Bi’olog” adlı podcast programını yapıyor.

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.




