Doğanın Hikayecisi: David Attenborough


Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Doğa belgesellerine meraklıysanız eğer, şimdi telaffuz edeceğimiz isme yabancı olamazsınız. Sir David Attenborough, ilk olarak 1979 senesinde BBC’nin Life on Earth belgeselinin yapımcılığı ve sunuculuğunu üstlendiğinden beri hem kendisi -ve pek tabii ona birçok ödülü de beraberinde getiren- hem de sesi, doğal yaşama dair her dönem en son teknolojiyle çekilmiş belgesellerle özdeşleşmiş durumda.
Attenborough, belgeselci olmasının yanı sıra aslen bir doğa bilimcisi. En derin maviden en sık yeşile, dünyanın daha önce kameraya yansımamış birçok köşesinin, birçok endemik türün, canlının bilinirliğinin oluşması veya artmasında kendisinin rolü büyük. Öyle ki o, şimdiye dek hem yaşayan hem de nesli tükenmiş en az 20 tür ve cinse adı verilerek onurlandırılmış.
Aralarında 2001 yapımı The Blue Planet ile 2006 yapımı Planet Earth’ün de bulunduğu Attenborough belgeselleri çoğunlukla insanlığın doğal dünya üzerindeki etkisine atıfta bulunur. Örneğin The Living Planet adlı serinin son bölümünün neredeyse tamamı insanoğlunun çevreyi yok etmesine ve bunun durdurulmasının yollarına odaklanır. Hal böyle olmasına rağmen Attenborough’ya karşı zaman zaman ciddi eleştiriler de yapılmadı değil. Örneğin The Guardian gazetesinin köşe yazarı George Monbiot, 2018’de kaleme aldığı makalesinde, o sırada BBC’de yayınlanan Dynasties serisinde bozulmamış bir vahşi doğa hakkında yanlış bir izlenim uyandırıldığı ve ekolojik yıkımın gerçek boyutunu izleyicilere yansıtmadıkları için David Attenborough ve BBC'ye saldırmıştı. Monbiot’un bu ciddi eleştirisi Attenborough’yu da etkilemiş olmalı ki, o da son zamanlarda iklim krizi ile ekolojik yaşamın tahribatı hakkında daha açık sözlü hale geldi. İki yıl önce bir parlamento seçim komitesine yaptığı sunumda Attenborough, karbon emisyonlarına dair “ne kadar radikal olsak az” şeklinde konuştu.
8 Mayıs’ta 96 yaşına giren David Attenborough’nun kendi adını da taşıyan son belgesel filmi David Attenborough: A Life on Our Planet ise onun deyimiyle ekoloji ve doğal yaşama dair bir ‘tanık ifadesi ve geleceğe dair vizyon’. Attenborough, A Life on Our Planet’ta uyarıyor: “Biz insanlar dünyayı istila ettik… Gezegenimiz felakete doğru gidiyor. Doğaya karşı değil, doğayla birlikte nasıl çalışabileceğimizi öğrenmemiz gerekiyor… Bugüne dek yapmış olduğumuz en büyük hatayı ancak şimdi harekete geçersek düzeltebiliriz.” Birleşik Krallık’ta ‘kamuya mal olmuş en güvenilir kişi’ de seçilmiş Attenborough’nun bu sözlerine kulak verme zamanımız gelmedi mi?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj
01 Tem 2026








