Elon Musk yönetiminde “yeni” Twitter

Elon Musk'ın Twitter’ı satın almasından bu yana neler oldu, daha neler olması bekleniyor?
Elon Musk yönetiminde “yeni” Twitter

25 Ekim - Brand Week Istanbul - Punto
Brand Week Istanbul ile birlikte

5 gün 5 farklı sahne: Brand Week Istanbul 7-11 Kasım tarihlerinde Zorlu PSM ’de gerçekleşecek, EMEA bölgesinin en büyük marka ve iş dünyası festivali Brand Week Istanbul ’un programı açıklandı. Kimler var? 9 Kasım ’da program; Vala Afshar ’ın web 3.0’ın dijital pazarlamayı taşıyacağı gelecek üzerine yapacağı sunumla başlayacak. Prof. Ufuk Akçiğit ve Faruk Eczacıbaşı yetenek politikalarını ve beyin göçünü ele alırken, kent yaşamı ve mimari arasındaki ilişkiyi İlber Ortaylı ve Mert Boysanoğlu tartışacak. 10 Kasım ’da yaratıcılık, dijital trendler, bilimin geleceği gibi konular farklı disiplinlerden uzmanlarla detaylandırılacak. Serdar Erener, Şenol Güneş, Ahmet Gülüm, Mete Atatüre ve Bekir Ağırdır da 10 Kasım’da izleyiciyle buluşacak. 11 Kasım ’da, Slumdog Millionaire kitabının yazarı ve Hindistan’ın eski Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Vikas Swarup , 5G’nin birey ve toplum üzerindeki etkisini tartışacak konuşmasıyla teknoloji yazarı Serdar Kuzuloğlu , yaşamdaşlık kültürünün mimarı beyin cerrahı Prof. Dr. Türker Kılıç , enflasyon dönemlerinde pazarlama iletişimini ele alacak olan Levent Erden , şair Murathan Mungan , oyuncu Seda Bakan , MullenLowe Kreatif Direktörü Jose Miguel Sokoloff gibi isimler Brand Week Istanbul ’da yer alacak isimlerden. Brand Week Istanbul hakkında detaylı bilgi almak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.

Daha fazlasını öğren →

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Aylar süren çalkantılı bir sürecin ardından Elon Musk, elinde bir lavaboyla Twitter’ın San Francisco’daki merkez binasına giriş yaptıktan saatler sonra, 27 Ekim Perşembe günü sosyal medya devini en nihayetinde satın aldığını açıkladı. Twitter’ı devraldığını yine Twitter üzerinden duyurduğu “Sevgili Twitter Reklamverenleri” başlıklı paylaşımda Musk, platformu “insanlığa yardım etmek” amacıyla, “geniş bir inanç yelpazesinin sağlıklı bir şekilde tartışılabileceği” bir alana sahip olmanın önemli olduğuna inandığı için satın aldığını belirtirken; aynı zamanda Twitter’ın şu anda “daha fazla nefret üreten ve toplumu bölen aşırı sağ ve aşırı sol” bölünmesi konusunda “büyük bir tehlike” altında olduğunu ifade ediyordu.


Bu paylaşımdan bir gün sonraysa 44 milyar dolarlık devralma anlaşmasının tamamlandığına ilişkin resmî açıklama geldi ve şirketin yeni sahibi olarak Musk’ın ilk işi, Twitter’ın kurucusu ve eski CEO’su Jack Dorsey’in görevinden ayrılmasıyla Kasım 2021’de CEO olan Parag Agrawal, CFO Ned Segal, hukuk işleri ve politika şefi Vijaya Gadde ve 2012’den beri Twitter’ın genel hukuk danışmanlığını üstlenen Sean Edgett’i görevden almak oldu. Musk’a göre Agrawal, Segal, Gadde ve Edgett, platformdaki sahte hesapların, toplam kullanıcıların %5’inden daha azını oluşturduğunu söyleyerek hem kendisini hem de Twitter yatırımcılarını yanıltmış ve devralma sürecinin uzamasına neden olmuştu.

Öte yandan, Musk’ın işten çıkaracakları sadece bu dört isimle sınırlı kalacak gibi durmuyor. Aslına bakacak olursanız, Musk’ın Twitter’ı satın almak için teklif verdiği nisan ayından beri Twitter çalışanları, devralmanın tamamlanmasıyla işlerinden olacakları korkusuyla yaşıyor. Yaşanan son gelişmeler ışığındaysa Twitter çalışanları endişelenmekte oldukça haklı gibi gözüküyor. Konuya aşina bir kişinin bu ayın başlarında yaptığı bir açıklamaya göre, Musk, Twitter’ın iş gücünün %75’ini işten çıkarmayı hedefliyor. Her ne kadar Musk bu iddiayı yalanlamış olsa da New York Times’ın konuya hakim kişilere dayandırdığı habere göre, Musk’ın işten çıkarılacak çalışanlar için şirket yöneticilerinden isim istediği aktarılıyor.

Elon Musk yönetiminde Twitter’ı gelecekte neler bekliyor?

Musk’ın şirketin başına geçmesi henüz oldukça taze; bu nedenle platformda ve şirkette yaşanacak değişiklilere dair çok fazla bir şey söylemek mümkün değil. Ancak elimizde olan bilgilerden yola çıkacak olursak Musk, Twitter’ı bir “her şey uygulaması”na (everything app) dönüştürmeyi planlıyor.

Musk’ın “her şey uygulaması” olarak tanımladığı şey aslında özellikle de Asya’da oldukça popüler olan “süper uygulamalar”. Mobil uygulamaların “İsviçre çakısı” da denebilecek olan süper uygulamalar, kullanıcılarına mesajlaşmadan sosyal ağa, kişiler arası ödemelerden e-ticaret ve alışverişe kadar pek çok farklı hizmet sunuyor. New York Üniversitesi’nde pazarlama profesörü olarak görev yapan, teknoloji podcast’i “Pivot”ın sunucularından Scott Galloway’e göre süper uygulamaların Asya’da bu derece yaygın olmasının nedeni ise bölgedeki çoğu insan için internete ana erişim biçiminin “mobil” olmasından kaynaklanıyor.

Süper uygulamalara örnek verecek olursak: Çin’de günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası olan, tahminlere göre aylık 1 milyardan fazla kullanıcıya sahip WeChat, kullanıcılarının araba veya taksi çağırmasını, arkadaşlarına ve ailelerine para göndermesini ve mağazalarda ödeme yapmasına olanak tanıyor. Güneydoğu Asya’nın öne çıkan süper uygulaması Grab ise yemek teslimatından araç çağırmaya ve yatırım gibi finansal hizmetlere kadar pek çok hizmet sunuyor.

Peki neden?

Haziranda Twitter çalışanlarıyla gerçekleştirdiği bir soru-cevap oturumu sırasında Musk, WeChat gibi bir süper uygulamanın Asya dışında muadili olmadığını belirterek benzer bir uygulama yaratmak için bir fırsat gördüğünü söylemişti. Aynı oturumda Musk ayrıca, Twitter’ın mevcut 237 milyon olan kullanıcı sayısının “en az bir milyar”a çıkmasını istediğini ifade etmişti.

Musk ile Twitter arasındaki dava sürecinde ortaya çıkan mesajlaşmalarda ise Musk’ın platforma dijital ödeme özelliği eklemeyi istediği; bir başka mesajda ise Musk’ın Twitter’ı blok zincirine ekleme ihtimalini tarttığı ve daha sonra bu fikirden vazgeçtiği ortaya çıkmıştı. Ancak cuma günü şirket sözcüsünün yaptığı açıklamaya göre, Musk’ın Twitter’ı satın alması için 500 bin dolar yatırım yapan Binance’in, blok zinciri teknolojisi ve kriptonun platforma nasıl fayda sağlayabileceğinin araştırılması amacıyla bir ekip oluşturmuş durumda. Bu da blok zinciri ve kriptonun Twitter için hâlâ güçlü bir olasılık olduğu anlamına geliyor.

Öte yandan, sosyal medya platformu olmanın sınırlarını aşarak bir süper uygulama olma fikrini test eden ilk ve tek ABD merkezli şirket Twitter değil. Daha önce Snapchat’in çatı şirketi Snap, kişiler arası ödeme hizmeti “Snapcash”i uygulamaya koydu; ancak bu özellik 2018’de sonlandı. Bununla birlikte, şirket mobil oyunlara genişlemeyi de denedi ancak tıpkı Snapcash gibi bu girişim de maliyeti düşürme çabalarının bir parçası olarak sonlandırıldı.

Snap’e ek olarak Meta Platforms çatısı altındaki Facebook ve Instagram da sosyal ağ ve mesajlaşmanın ötesine geçerek e-ticareti test etti; ancak onların da başarılı olduğunu söylemek pek mümkün değil.

“Kuş serbest kaldı”

Süper uygulama vizyonunu bir kenara bırakacak olduğumuzda ise Musk’ın Twitter’a dair en önemli planı “ifade özgürlüğü” olarak öne çıkıyor. Uzun yıllar boyunca platformdaki taciz ve zorbalık yüzünden “toksik” olarak eleştirilen Twitter, bu ifadelerden arınarak itibarını düzeltmek için bir süredir oldukça çaba gösteriyor. Daha önce platformdaki söylemleri nedeniyle eski ABD Başkanı Donald Trump’ın hesaplarını kapatan ve platforma girişini yasaklayan Twitter, geçtiğimiz günlerde aynı tutumu ünlü sanatçı Kanye West için de göstermiş, kısa bir süreliğine de olsa West’in hesabına kısıtlama getirmişti.

Ancak Musk’a göre Twitter, bütün bu kısıtlamalarla biraz fazla ileri gitmiş gibi görünüyor. Twitter’ın aldığı bu önlemlerin ifade özgürlüğünü baltaladığını düşünen, Twitter’ı satın almasının ardındaki asıl nedenin “insanlığa yardım etmek” olduğunu savunan Musk’ın devral işleminin gerçekleşmesiyle “Kuş serbest kaldı” şeklinde bir tweet atması da Musk’ın platformu herkesin düşüncülerini iyi ya da kötü fark etmeksizin söyleyebileceği bir ortama dönüştürme isteğinin sinyallerini veriyor. Buna göre, yeni “Twitter Şefi” olarak Musk’ın platformdaki mevcut kuralları daha az sıkı bir hâle getireceğini söylemek mümkün.

"Yanlış bilgi dalgası"

Önümüzdeki iki yıl boyunca Kongre’nin yönetiminin kimin elinde olacağının belirleneceği ara seçime iki hafta kala ABD oldukça kırılgan bir dönemden geçerken siyaset ve medya uzmanları, Musk’ın Twitter’ı satın almasıyla 8 Kasım’daki seçime yönelik bir “yanlış bilgi dalgasının” ortaya çıkabileceğinden endişe duyduklarını belirtiyor. 

Twitter’dan men edilmeden önce Trump, 2020 seçimlerindeki rakibi, bugünün ABD Başkanı Joe Biden’a karşı kaybettiğinde Twitter hesabından aslında kazananın kendisi olduğunu ve seçimin ondan “çalındığını” beyan eden bazı açıklamalarda bulunmuştu. Şimdiyse birçok sosyal medya platformunun kendilerine karşı önyargılı olduğunu söyleyen Cumhuriyetçiler Twitter’ın platformdaki kısıtlamaları kaldıracağını söyleyen Musk tarafından satın alınmasını memnuniyetle karşılarken Demokratlar da Twitter’daki aşırı sağ görüşlerin ve seçime yönelik yanlış bilgilerin artacağından endişe duyuyor.

AB'den uyarı

Öte yandan, Musk’ın Twitter’a yönelik bu “serbestlik” planlarının önünde büyük bir de engel bulunuyor: Avrupa Birliği.

Musk’ın “kuşu serbest bıraktığını” söylemesinin sadece saatler sonra Avrupa Komisyonu’nun İç Pazarlar Komiseri Thierry Breton, Musk’ın Twitter vizyonunun AB’nin içerik denetleme kurallarına uygun olmadığına dair uyarıda bulundu.

Ekimde resmen yasallaşan AB’nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA), terör propagandalarından güvenli olmayan oyuncak reklamlarına kadar çevrimiçi ortamlardaki pek çok “zararlı” içeriğin kaldırılması için Avrupa Komisyonu’na daha önce benzeri görülmemiş birtakım yetkiler veriyor. Musk’a bu kurallara uymaktan başka seçeneği olmadığını hatırlatan Breton, henüz baharda “Avrupa dışında ne yaptığı umrumda değil” demiş, ancak Avrupa’da faaliyet göstermek istiyorsa DSA’ya uymak zorunda olduğunu söyleyerek uyarıda bulunmuştu. Başka bir deyişle, Elon Musk’ın vadettiği boyutta bir ifade özgürlüğünün AB’nin değerleriyle çakışması oldukça olası gözüküyor.

ABD, Musk'ın girişimlerine inceleme başlatmaya hazırlanıyor

Bütün bunlarla birlikte, konuya aşina kaynaklara göre ABD yetkilileri, SpaceX’in Starlink uydu ağı anlaşması ve Twitter’ı satın alması dahil olmak üzere Musk’ın bazı girişimlerinin ulusal güvenlik incelemelerine tabi tutulması gerekip gerekmediğini tartışıyor. Görünen o ki Musk’ın kendisine şimdiye kadar 80 milyon dolardan daha fazlasına mal olduğunu söylediği Ukrayna’ya Starlink uydu hizmetini durdurmak zorunda kalabileceği yönündeki söylemlerinin ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin yancısı barış tweet’leriyle birlikte giderek daha Rusya dostu bir duruş sergilemesinden rahatsız olan ABD’li yetkililer, Musk’ın Twitter’ı bir grup yabancı yatırımcıyla satın almasından da pek hoşnut değil gibi duruyor.

Konuya ilişkin görüşmemlerin henüz çok erken aşamada olduğunu belirten anonim kaynaklar, ABD hükümeti ve istihbarat topluluğundaki yetkililerin, Musk’ın atılımlarının incelenmesi için ne gibi yolları deneyebileceklerini araştırdıklarını aktarıyor. Buna göre, bir ihtimalin, ABD’deki Yabancı Yatırım Komistesi’ni yöneten yasa aracılığıyla Musk’ın anlaşma ve operasyonlarının ulusal güvenlik riskleri açısından gözden geçirilmesi olabileceği değerlendiriliyor.

Hazine Bakanlığı tarafından denetlenen kurumlar arası bir panel olan CFIUS, ABD işletmelerinin yabancı alıcılar tarafından satın alınmasını inceliyor. Musk’ın konsorsiyumunda yabancı yatırımcıların var olduğu gerçeği ise 44 milyar dolarlık Twitter anlaşmasına yönelik bir CFIUS incelemesinin tetiklenebileceği anlamına geliyor. Buna göre, sözü geçen yabancı yatırımcılar, Suudi Arabistan Prensi Alwaleed bin Talal, Changpeng Zhao tarafından kurulan ve yönetilen dijital varlık borsası Binance ve Katar’ın egemen servet fonunu içeriyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando
∙

BÜLTEN SAYISI

🐦 “Kuş serbest kaldı”

Elon Musk'ın Twitter'ı satın alması, sosyal medya devinin geleceği için ne ifade ediyor?

31 Eki 2022

CNN

YAZARLAR

İrem Denli

Teknoloji Editörü

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando
∙

HİKAYE

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Çiğdem Öztabak

·

13 Eki 2026

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Doğa Yurduneri

·

13 Eki 2026

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

İflas masasındaki dijital miras: Bir şirket öldüğünde verilerine ne olur?

Bugün şirketler, faaliyet gösterdikleri süre boyunca müşterilerinden çalışanlarına, iş ortaklarından tedarikçilerine kadar milyonlarca kişi ve kuruma ait veri topluyor. Şirket kapandığında ise bu devasa dijital arşiv bir anda ortadan kaybolmuyor. Verilerin bir bölümü yasal yükümlülükler nedeniyle saklanmaya devam ederken bazıları, başka şirketlere devredilebiliyor; hatta iflas sürecinde satışa çıkarılan varlıklar arasında yer alabiliyor.

Doğa Yurduneri

·

12 Eki 2026

İflas masasındaki dijital miras: Bir şirket öldüğünde verilerine ne olur?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Robotlar patron olurken: İşten çıkarma kararını algoritma verebilir mi?

Algoritmalar artık iş dağıtıyor, çalışanları puanlıyor ve hatta işten çıkarma kararlarında belirleyici oluyor; insan denetimi ise otomasyon yanlılığı ve gig ekonomisinin hukuki boşlukları nedeniyle her zaman gerçek bir güvence sağlamıyor. Kaliforniya, “Robot Patrona Hayır” yasası ile işten çıkarma ve disiplin kararlarının yalnızca yapay zekaya bırakılmasını yasaklayan ilk ABD eyaleti oldu belki ama asıl sorunun kapitalizmin ulaştığı noktayla ilgili olduğunu hatırlamak gerekiyor.

Ümit Alan

·

09 Eki 2026

Robotlar patron olurken: İşten çıkarma kararını algoritma verebilir mi?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Yapay zeka dağınık odaya girdiğinde: Şirketler ajanlara ne kadar hazır?

Şirketler yapay zekayı toplantı notu çıkaran araçlardan operasyon yürüten ajanlara dönüştürmek istiyor; ancak bir yandan da güvenilmez veri, eksik bağlam ve belirsiz sorumluluklar kurumların yıllardır kapalı odalarda tuttuğu dağınıklığı da su yüzüne çıkarıyor. Üstelik ajanların gerçekten işe yaradığı bir düzende asıl mesele, onlara hangi işleri devredeceğimiz kadar açılan zamanı insanın muhakemesine, öğrenmesine ve daha nitelikli üretime ayırıp ayıramayacağımız da.

Cem Arıdağ

·

09 Eki 2026

Yapay zeka dağınık odaya girdiğinde: Şirketler ajanlara ne kadar hazır?