Elon Musk’ın Twitter’ı satın alması kullanıcıların mahremiyeti için ne anlama geliyor?

Satın almanın şirketin gizlilik politikaları açısından yarattığı riskleri görebilmek için kâhin olmaya gerek yok.
Elon Musk’ın Twitter’ı satın alması kullanıcıların mahremiyeti için ne anlama geliyor?

28 Nisan - Aksigorta - Quando
Aksigorta ile birlikte

Aksigorta şifre kullanımı konusunda uyarıyor Aksigorta , 2020 yılı sonunda hayata geçirdiği kurumsal sosyal sorumluluk projesi ‘Dijital Güvenlik Platformu’ ile hem birey ve aileler hem de KOBİ’ler için dijital dünyada güvende kalma konusunda güncel tavsiyeler paylaşıyor. Geçtiğimiz aylarda şirketler ve bireysel tüketiciler özelinde dijital güvenlik algısına yönelik bir araştırma gerçekleştiren Aksigorta , risk bilincini ve alınan önlemleri bu araştırmayla ortaya koydu. 12 ilde 317 şirketle gerçekleştirilen araştırma sonucunda, bu şirketlerden bugüne kadar olumsuz bir deneyim yaşayan %53'lük grup içinde her 5 kişiden 1'inin deneyimi sonrası ek bir önlem almaması dikkat çekti. Önlem alan firma yetkililerinin odaklandığı konular arasında ilk sırayı "Tablet veya bilgisayarda virüs programı kullanımı" aldı. İkinci sırayı ise "Telefonlarda hassas bilgilerin şifrelenmesi" ve "Telefonlara indirilen uygulamalara dikkat edilmesi" konuları öne çıktı. Şifre kullanımı konusunda ‘Dijital Güvenlik Platformu’ aracılığıyla uyarılarda bulunan Aksigorta , güvenlik açıklarını ortadan kaldırmak adına; yazılım güncellemelerine, güçlü parola kullanımına, kilit ekranı bildirimlerinin devre dışı bırakılmasına, önemli uygulamaların ve verilerin ayrıca şifrelenmesine ve dataların yedeklenmesi noktasına bireysel tüketici ve KOBİ’leri dijital dünyada güvenle kalabilmeleri için dikkat çekti.

Daha fazlasını öğren

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Elon Musk haftalar süren bir temaşa neticesinde 44 milyar dolar karşılığında Twitter’ı satın aldığında nihayet rahat bir uyku çekti mi bilemiyoruz; ancak Musk'ın platformun geleceği hakkındaki fikirlerinin bazı çevrelerin (uykusunu kaçırmadıysa bile) uyku kalitesini düşürdüğünden söz etmek mümkün.

Önceki ABD Başkanı Trump’ın platformdan “uçurulması” kararının arkasındaki şirketin üst düzey yöneticilerinden Vijaya Gadde de bunlardan biri. Ancak birçok kişinin rahatsız olma sebebi anlaşma sağlandıktan sonra ilgili departmanların yöneticileriyle yaptığı video konferansta ağladığı öğrenilen Gadde’ninkinden biraz farklı.

Vijaya Gadde

Tim Pool / YouTube üzerinden

İfade özgürlüğü meselesi

Musk’ın “koşulsuz ifade özgürlüğü” takıntısı şirketin nefret söylemi ve dezenformasyona karşı yıllardır sürdürdüğü mücadeleyi sekteye uğratacak mı, henüz konuşmak için erken; ancak şimdiden suları bulandırdığı ve platformda benzeri görülmemiş bir kullanıcı hareketliliği yarattığı da ortada. 

  • Arka plan: Satın almanın ardından birçok yüksek profilli hesabın takipçi sayılarında ciddi artışlar ya da düşüşler yaşanmıştı. Şirket bunların bot hesaplar kaynaklı değil, gerçek kullanıcı hareketlerinden dolayı yaşandığını teyit etti
  • Detaylar: ABD ve Birleşik Krallık'ta sol görüşlü hesaplar ile Demokrat partili ve İşçi partili siyasetçiler takipçi kaybederken, sağ görüşlü hesaplar ile Cumhuriyetçi siyasiler ve Tory'ler takipçi kazandı. Şirket bunun platformu terkeden ve yeni hesap açan kullanıcılardan kaynaklandığını belirtiyor.

Sonradan çark eden Musk, ifade özgürlüğü iddiasının koşulsuz olmadığını ve yasalarla uyumlu olması gerektiğini belirtse de, bu sefer de “hangi ülkenin yasaları” tartışmasının da fitilini ateşlemiş oldu. Öte yandan yasadışı olmayan, ancak platformu bazı kişiler için kullanılmaz hâle getirebilecek bir serbesitenin de önünü açacağının işaretini vermiş oldu.

Konumuza dönecek olursak; Musk, şirketin algoritmik kodunu açık kaynağa çevirerek herkesin erişimine sunmak istediğini dile getirdi. Musk her ne kadar bu adımın platforma duyulan güveni artıracağını iddia etse de, bu değişikliğin daha çok sayıda saldırının yolunu açacağından endişelenen siber güvenlik uzmanlarının konu hakkında bazı şüpheleri mevcut

  • Arka plan: Twitter; bot istilası, güvenlik açıklarından faydalanılarak kamuya mal olmuş kişilerin hesaplarının çalınması ve çalıntı hesapların kullanılarak dolandırıcılık yapılması gibi sorunlarla hâlihazırda yıllardır uğraşıyor. Musk’ın hesabı da daha önce kripto para dolandırıcılarının hedefi olmuştu.

Güvenlik meselesi

Firmanın tüm algoritmalarının kodlarını açık hâle getirmesi, bunların rakip sosyal medya platformları tarafından taklit edilerek rekabetçi avantajını yitirmesi ya da kampanyalarının verimliliğini daha da artırmak isteyen reklam verenler tarafından agresif olarak istismar edilmeye çalışılması gibi sonuçlar doğurabilir. 

Açık kaynak kodlu yazılımların güvenlik açıklarının da daha kısa sürede ve daha çok kişi tarafından keşfedilerek kapatılana dek daha büyük zararlara yol açma potansiyeline sahip olması da cabası.

Kısacası, cam gibi şeffaf olmaya çalışırken cam gibi kırılgan bir yapıya dönüşmek de ihtimaller dahilinde.

Öte yandan, Musk eğer zararlı yazılımlara yönlendiren, kripto dolandırıcılığı yapmaya çalışan, siyasi tetikçilik yapan ya da dezenformasyon yayan, hülasa sosyal medyayı istila eden spam botlarıyla mücadele sözünü tutarsa, bu elbette dünyanın her köşesinden güvenlik uzmanlarının da işine yarayacaktır.

Tabii açık kaynak kodlu algoritma kullanımı, spam botlarının kullanıcı davranışlarını daha etkili biçimde tanıyarak daha iyi hedeflemelerle kontrolü ele geçirmelerine ve ekosistemi daha güçlü şekilde manipüle etmelerine yol açmazsa.

Mahremiyet meselesi

Ancak Elon Musk’ın botlara karşı mücadele edeceği sinyalini verirken kurduğu cümlede geçen “platformdaki tüm kişilerin gerçekliğini belgelemek”ten kastının ne olduğu şu aşamada net değil. Kullanıcılardan kimlik doğrulama mı isteyecek (ve anonim hesapların sonunu getirecek) yoksa internetin birçok köşesinde karşımıza çıkan “robot olmadığınızı ispatlayın” basitliğindeki testlerden birini mi koyacak, şu aşamada kestirmek mümkün değil.

Electronic Frontier Foundation

EFF üzerinden

Dijital hakları savunma örgütlerinden “Elektronik Hudut Vakfı” (EFF), paylaştığı bir blog yazısında kimlik doğrulama ve platformda gerçek kişi olarak var olma zorunluluğu getirilmesinin, başka türlü güvenli şekilde kendisini ifade edemeyen kişi ve gruplar için ifade özgürlüğünün sekteye uğraması anlamına gelebileceği yönünde uyarıda bulunuyor ve takma ad kullanımının erk sahipleriyle (hükûmetler, işverenler, yasadışı örgütler) iyi geçinmeyen herkes için sansür niteliği taşıyacağını vurguluyor: 

“Facebook’un gerçek isim kullanmayı zorunlu kılma politikası Amerika yerlileri, geleneksel Kelt ve Endonezya isimlerine sahip kişiler, Katolik kilisesi mensupları, trans ve toplumsal cinsiyet rollerine uyum sağlamayan bireyler ile seks işçilerinin platformdan uzaklaşmasına neden oldu. Baskıcı rejimlerin muhalifleri, eğer gerçek isimleri altında yazmaya mecbur bırakılırsa bu onlar için de hayati bir tehlike doğuracaktır.”

  • Dahası: Platformun özel mesajlaşma (DM) hizmetinin uçtan uca şifrelenmediğinin de altını çizen kurum, özel mesajlara şirketin yeni sahibi tarafından keyfî olarak erişilemeyeceğinin bir garantisi olmadığını da ekliyor.

Eğer platform, kullanıcıların anonim hesaplar yönetmesine izin vermeye devam ederken yine de gerçek kimliklerini doğrulamasını isterse; bu anonim hesapların gerçek kimliklerinin baskıcı rejimlerle paylaşılmayacağının, ya da bir siber saldırı sonucu sızdırılmayacağının da garantisi yok. Hele ki platform kaynak kodunu açıp kendisini saldırılara daha da açık hâle getirmişse.

Dürüstlük meselesi

Başka bir örnek üzerinden ilerlemek gerekirse Musk; Tesla, SpaceX ya da herhangi başka bir şirketini eleştiren hesapların kimlere ait olduğunu ortaya çıkarmaya çalışacak mı, çalışmayacak mı? Şirket muhbirlerinin ya da sendikalaşma çabalarını yürütenlerin faaliyetlerine, kendisine ait bu özel platformda izin vermeye devam edecek mi? Muhalif görüşlere sahip çalışanların işleri güvence altında kalacak mı?

Önünde görünür bir engel bulunmamakla birlikte, satın alma işleminin tamamlanması için rekabet denetçisi kurumların onayı gerekiyor. Bu süreç ise altı ayı bulabilir. Bu, Musk gibi birisi için oldukça uzun sayılabilecek bir süre. Ayrıca sözleşmede iki taraftan birinin cayması durumunda karşı tarafa 1 milyar dolar ödemesini gerektiren bir de cezai müeyyide var.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

⌨️ Açık kaynak, ifade özgürlüğü, veri mahremiyeti

Elon Musk'ın Twitter hakkındaki planları platformun ve kullanıcıların geleceğini hangi şekillerde etkileyecek?

28 Nis 2022

Aksigorta ile birlikte
dpa

YAZARLAR

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando

HİKAYE

AI’ın dokunulabilir hâli: Nokia’nın retro telefonları yapay zekanın geleceğine dair ne söylüyor?

HMD, yapay zeka asistanına erişim sunan bir tuşla donatılan retro Nokia telefon serisini tanıttı. Serideki sohbet robotu odağı, bir kez daha yapay zekanın dokunabildiğimiz versiyonunun nasıl görüneceğine yönelik soruları gündeme taşıdı.

Doğa Yurduneri

·

05 Ağu 2026

AI’ın dokunulabilir hâli: Nokia’nın retro telefonları yapay zekanın geleceğine dair ne söylüyor?
QuandoQuando

HİKAYE

AI’da davranış tasarımı: Rekabet IQ’dan EQ’ya mı kayıyor?

Kullanıcılar ChatGPT, Claude ve Gemini’a aynı soruları sorduklarında çoğu zaman benzer doğrulukta yanıtlara ulaşsa da deneyim aynı hissettirmiyor. Dil modelleri arasındaki performans farkı daraldıkça rekabetin odağı, IQ'dan duygusal zekaya (EQ) ve davranış tasarımına kayıyor.

Doğa Yurduneri

·

02 Ağu 2026

AI’da davranış tasarımı: Rekabet IQ’dan EQ’ya mı kayıyor?
QuandoQuando

HİKAYE

Yayıncılığın çifte krizi: Google’a veda ihtimali masada, özgün insan içeriği kaosu kapıda

Google’ın yapay zeka özetleri yayıncıların arama trafiğini azaltırken, yapay zeka dedektörleri de insan eliyle yazılan metinleri yanlışlıkla makine üretimi olarak işaretleyebiliyor. İnternetin yayıncı, arama motoru ve okur arasındaki eski dengesi çözülürken yeni dönemin temel sorusu şu: Bir metnin kim tarafından ve nasıl üretildiğine dair güven nasıl tekrar inşa edilecek?

Ümit Alan

·

31 Tem 2026

Yayıncılığın çifte krizi: Google’a veda ihtimali masada, özgün insan içeriği kaosu kapıda
QuandoQuando

HİKAYE

Sam Altman’dan tarih çizgisine yeni bir işaret: 'Tekillik eşiği' ne demek?

Sam Altman, yakın zamanda katıldığı bir podcast programında yapay zeka yarışında bilimkurgu romanlarına konu olacak bir aşamaya gelindiğini duyurdu. Fakat OpenAI CEO’su, "Artık teknolojik tekilliğin (singularity) içindeyiz" dediğinde aslında yalnızca yapay zekanın geldiği noktayı tarif etmiyor, onlarca yıldır laboratuvar tartışmalarında ve gelecek tahminlerinde bahsi geçen bir kavramı da bugünün gündemine taşıyordu.

Doğa Yurduneri

·

28 Tem 2026

Sam Altman’dan tarih çizgisine yeni bir işaret: 'Tekillik eşiği' ne demek?
QuandoQuando

HİKAYE

Yavaş teknoloji akımı: Akıllı telefon çağının yarattığı dikkat krizine çare olabilir mi?

Sosyal medya ve akıllı telefonların olmadığı bir dünyayı hiç tanımamış olan genç nesiller, bugün kablolu kulaklıklar, retro oyun konsolları, CD’ler ve analog kameralara büyük bir rağbet gösteriyor. Dikkat süresini tekeline almayacak ürün ve hizmetler peşinde koşan bu kuşak, “yavaş teknoloji” olarak anılan bir akımı sessiz sedasız yükseltiyor.

Doğa Yurduneri

·

27 Tem 2026

Yavaş teknoloji akımı: Akıllı telefon çağının yarattığı dikkat krizine çare olabilir mi?