Engellerin Ötesi

Spor, evrensel bir değerdir ve herhangi bir engel sporcuların yeteneklerinin önünde yer almamalıdır.
Engellerin Ötesi

3 Aralık - Migros - Punto
Migros ile birlikte

Migros’taki on binlerce ürün Migros Sanal Market’le 45 dakikada #sanageliyor! Müşteri odaklı, güvenilir, teknolojik ve yenilikçi yapısıyla yaşam kalitesini ileriye taşımakta öncü rol üstlenen Türkiye'nin ilk online marketi Migros Sanal Market , online market alışverişini cazipleştiriyor. Alışverişte birçok ayrıcalık ve kolaylık sunan Migros Sanal Market’te şimdi yepyeni bir ayrıcalık daha var: Migros Sanal Market artık Migros tazeliğiyle Migros’taki on binlerce ürünü 45 dakikada teslim ediyor. Migros Sanal Market’te ; İster kredi kartıyla ister banka kartıyla ödeme yapılabiliyor, Haftanın 7 günü istediğiniz saatte ya da şimdi 45 dakikada teslimat seçeneğinden faydalanabiliyor, Alışverişlerde Money avantajlarından yararlanabiliyor, Money’ler alışverişlerde harcanabiliyor, Migros güvencesiyle seçilmiş taptaze ürünler, soğutuculu araçlarla soğuk zincir bozulmadan teslim ediliyor, Migros’taki fiyatlarla alışveriş yapıyor ve Migros avantajlarından faydalanabiliyorsun. İnternet sitesi ve mobil uygulama seçeneğiyle her an her yerden alışveriş yapmak mümkün oluyor. Migros kalitesi, Migros güvencesi ve Migros fiyatlarıyla alışverişe hemen başlamak için Migros Sanal Market’i ziyaret etmen yeterli.

Daha fazlasını öğren

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

1960’tan beri yapılan Paralimpik Oyunları’nın tamamında yer alan bir branş olan paralimpik yüzme, paralimpik sporcuların da sporda yer alması adına potansiyellerini gösterebilecekleri bir fırsat tanıyor. Sporda eşitliği sağlayabilmek ve sahip olunan engelin yüzme aktivitesine etkisini görünmez kılmak için belirli fiziksel ve görsel sınıflandırma çerçevesinde “spor sınıfları” sistemine uygun şekilde ilerleniyor. Spor sınıfları, aslında bir ayrıma yol açıyor gibi gözükse de bir eşitlik faktörü olarak nitelendirilmesinin daha doğru olduğuna inananlardanım. Yüzme gibi sporlara değer katan ve kapsayıcılığı sağlayan bu sistemin temellerini merak edenleri, “Nedir bu S’lerin anlamı?” diyenleri detaylı okuma için buraya alabilirim. 

Türkiye’de engelli bireylerin spora katılımlarının da artmasıyla uluslararası yarışlarda da daha çok sporcu yer alıyor. 2020 Tokyo Paralimpik Oyunları’nda Türkiye’yi temsil eden tüm sporcuların ortak noktası, başkalarına ilham olarak onların da yapabileceklerini inanıp hayallerine dair engellerini aşarak kendi hikayelerini yazmalarıydı.

Para Yüzme

Yüzme, doğasında dayanıklılığın olduğu bir spor, fakat suyun sağladığı kaldırma kuvvetiyle vücut ağırlığı normalde olduğundan daha az hissediliyor. Yani engelli bireylerin spor yapması, dışarıdan göründüğü kadar zor değil ve kendi hayatlarını yürütebilen bireyler olarak tutkularının peşinden koşabiliyorlar. Tokyo’da yer alan 5 yüzücümüz Sümeyye Boyacı, Sevilay Öztürk, Koral Berkin Kutlu ve Beytullah Eroğlu, Elif İldem de hobi olarak başladıkları hikayelerine motivasyon ve sıkı çalışmayla profesyonel olarak devam edenlerden. Bireysel müsabakalarında finale kalarak en iyiler arasında yer alan milli yüzücüler, ayrıca ilk defa takım olarak karışık serbest 4x50 bayrak yarışı S5 kategorisinde yarışarak 2:42.43’lük dereceyle olimpiyat yedincisi oldu. 

Sevilay ÖztürkKaynak: World Para Swimming

Kısa Kısa: Birer Rol Model

Sümeyye Boyacı’nın korkuyla başlayan serüveni kısa zamanda bir tutkuya dönüşmüştü. Ona bırakırsın diyenlere rağmen pes etmeyerek devam etti. Yüzmek için kollarına ihtiyacı olmadığına inanarak, küçük yaşta önemli yarışlara çıktı. 2018’de henüz 15 yaşındayken Türkiye’nin yüzme branşında ilk kadın Avrupa şampiyonu oldu. Ertesi sene Dünya Para Yüzme Şampiyonası’nda birinci olan rakibi tecrübeli yüzücü Teresa Perales’in 3 saniye ardında 44.74’lük derecesi ile Dünya ikincisi oldu.

Sümeyye BoyacıKaynak: Getty Images

Beytullah Eroğlu, uzun süre can simidiyle yüzerek bu spora başladı. Korkusunu yenerek Türkiye rekorlarını birer birer eline aldığı, 2010 Dünya altıncığı ve 2011 Avrupa şampiyonluğuyla başladığı yolculuğuna azmiyle ve yoğun çalışmalarıyla birçok madalyanın yanı sıra 2017’de 50 metre kelebekte Dünya şampiyonluğunu ekledi. Takımdaki birçok genç arkadaşının destekçisi oldu ve bir kaptan olarak onların gelişimine katkı sağladı.

6 yaşında Beytullah Eroğlu’nun etkisiyle yüzmeye başlayan Sevilay Öztürk için yüzme kısa zamanda hobiden tutkuya dönüştü. Antrenmanlarla gelişen, pek çok ulusal başarı elde eden Sevilay, uluslararası arenada ilk defa 30. Uluslararası Almanya Yüzme Şampiyonası’nda 10 metre sırtta ikincilik elde etti ve ardından katıldığı 2016 Rio Paralimpik Oyunları’ndaki en genç sporcuydu. 1 sene sonra da Avrupa şampiyonu oldu ve Tokyo Paralimpik Oyunları’nda 50 metre sırtta kazandığı bronz madalya ile bu alanda Türkiye’ye ilk madalyayı getirdi.

Beytullah EroğluKaynak: Getty Images

Koral Berkin Kutlu, 9 yaşında ailesinin desteğiyle başladığı sporda kısa zamanda büyük ilerleme kaydetti. 11 yaşındayken geçtiği IPC A barajının ardından henüz yaş sınırına takılarak Meksika’daki Dünya Şampiyonası’na katılmadı. Tokyo Olimpiyatları’na kadar pek çok başarı elde eden ve sıkı hazırlanan Berkin, Tokyo’ya dair hedeflerini gerçekleştirdi ve milli takımda yer aldı. Takımın en genci olarak 200 metre serbestte finale kaldı, 2:46.62’lik derecesiyle Dünya beşincisi oldu. 

Bu genç takımın daha ilerleyebileceği uzun bir yolu ve ilham olacağı çok hikayesi olacak gibi gözüküyor. Sümeyye’nin de deyişiyle yokluğu değil varlığı hissedenlerin; tutkularının peşinde koştukları, umut dolu mücadeleleri karşılığını buluyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

Sporun sınırsızlığı

Sesi Görenler Futbol Ligi, Tekerlekli Sandalye Tenisi, Paralimpik yüzme

03 Ara 2021

Migros ile birlikte
LTA

YAZARLAR

Demet Tümkaya

Demet Tümkaya, TEVİTÖL mezunu ve şu anda Koç Üniversitesi'nde Kimya-Biyoloji Mühendisliği ve Bilgisayar Mühendisliği okuyor. Teknoloji ve spora ilgi duyan Demet, Aposto bünyesinde yüzme ve voleybol üzerine yazılar yazıyor.

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek

Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Ömer Şentürk

·

28 Tem 2026

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek
Punto Punto

HİKAYE

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?
Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?