EURO 2024: Çeyrek finallere bakış

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
2024 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda çeyrek final maçları bugün başlıyor. Bu akşam 19.00'da şu ana kadarki performanslarıyla finali en çok hak eden iki takım olan Almanya-İspanya karşılaşacak. Birçoklarının "erken final" olarak tanımladığı bu müsabakanın kaybedenine yazık olacak. Günün diğer maçında ise şu ana kadar bekleneni veremeyen ama yine de kadro kalitesiyle favoriler arasında olan Fransa-Portekiz sahaya çıkacak. Turnuvada yarın EURO 2024'ün güzel sürprizlerinden İsviçre, kötü sürprizlerinden İngiltere karşısında zafer arayacak. Çok önemli bir galibiyet sonrası kendini diplomatik krizin içinde bulan A Millîler ise Hollanda karşısında 2008'den bu yana ilk yarı finaline yükselmek için mücadele edecek.
Almanya-İspanya: Erken final
Ben dahil birçok futbolsever için turnuvanın en iyi iki takımı, bu akşam 19.00'da Stuttgart'ta "erken final"de karşı karşıya geliyor. Hangi lige giderseniz gidin modern futbolun dominant takımlarının olmazsa olmaz uzmanlık alanları bellidir. Saha içi yerleşimi, oyunu rakip sahaya yığacak şekilde agresiftir. Rakip sahada top kaybedildiğinde tüm oyuncular, en hızlı şekilde topu geri kazanmalarına olanak sağlayacak biçimde birbirine yakındır. Rakip savunmaların önlem almasını zorlaştıracak yetenek çeşitliliğine sahiptirler. Yani atletik driplingçileri de vardır, topun kıymetini bilen usta pasörleri de, boşluk yaratma uzmanları da, dar alan sihirbazları da... Almanya ve İspanya turnuvada tüm bu gereklilikleri karşılayan, en üst düzey takımlar. Handikapları da benzer. Geçiş savunması konusunda son 8'in en iyi takımları onlar değil. Bu alanda Fransa'nın bariz bir üstünlüğü var.
Takımlar bu kadar denk ve benzer olduğunda, -eşleşmenin ağırlığını da hesaba katarsak- sıkıcı bir "final" izleme riski de her zaman vardır. Özellikle maçlara hızlı başlamayı seven iki takım da ilk bölümde gol bulamazsa bu denkliğe aşırı temkinliliğin eklenmesi ve tıngır mıngır uzatmalara gidilmesi şaşırtıcı olmaz.
- Muhtemel 11'ler: Almanya (4-2-3-1) Neuer; Kimmich, Rüdiger, Tah, Raum; Andrich, Kroos; İlkay Gündoğan, Musiala, Wirtz; Havertz. İspanya (4-3-3-) Simon; Carvajal, Le Normand, Laporte, Cucurella; Rodri, Fabian Ruiz, Pedri; Yamal, Williams, Morata.
- Öne çıkan istatistik: Bu iki takım aynı zamanda Avrupa Futbol Şampiyonası'nı 3'er kezle en çok kazanan ülkeler. İspanya 1964, 2008 ve 2012'de; Almanya 1972, 1980 ve 1996'da kupayı müzesine götürdü.
Fransa-Portekiz: Lütfen biraz futbol!
Almanya ve İspanya'yı nasıl överek birbirlerine benzettiysek Fransa ve Portekiz için de tam tersini yapabiliriz. İki takım da toplam oyuncu kalitelerinin çok altında kalarak çeyrek finale geldi. Portekiz, grup aşamasında Türkiye maçı dışında hiçbir müsabakada rakibine net bir üstünlük kuramadı. Son 16 turundaki Slovenya karşılaşmasında eğer Benjamin Sesko topu Diogo Costa'ya nişanlamasa büyük ihtimalle tatillerine başlamışlardı. Didier Deschamps'ın Mavileri de bunca yıldızına rağmen sadece "uyutma" konusunda becerikli gibi görünüyor. Oynadıkları 4 maçta 3 gol attılar, bunların biri penaltı, ikisi kendi kalesine! Umarım bu maç iki takım için de istatistiklere meydan okuma, gidişatı değiştirme, zincirlerini kırma maçı olur. Aksi hâlde vay maçı izleyenlerin hâline!
- Muhtemel 11'ler: Fransa (4-2-3-1) Maignan; Kounde, Saliba, Upamecano, Hernandez; Kante, Tchouameni; Griezmann, Dembele, Thuram, Mbappe. Portekiz (4-3-3) Diogo Costa; Cancelo, Ruben Dias, Pepe, Nuno Mendes; Palhina, Vitinha, Bruno Fernandes; Rafael Leao, Bernardo Silva, Cristiano Ronaldo.
- Öne çıkan istatistik: 2 takım EURO 2016 finalinde karşılaşmış ve Portekiz, uzatmada Eder'in golüyle kazanarak kupayı müzesine götürmüştü. Ancak yine Portekiz'in 1975'ten beri, -14 maçtır- Fransa'yı 90 dakikalık bir maçta yenemediğini hatırlatalım.
İngiltere-İsviçre: Sürprizcilerin yeni favorisi
Avusturya'nın elenmesiyle turnuvanın "sürpriz şampiyonluk adayı" sıfatını eline geçiren İsviçre, İtalya karşısında kusursuz bir oyun sergiledi ve sahadan 2-0 galip ayrıldı. Murat Yakın'ın 30 yaş ortalamalı tecrübeli ama modern ve eğlenceli takımı Gareth Southgate'in gençlerle dolu ama sıkıcı ve yavaş takımına karşı Düsseldorf Arena'ya rüzgarı arkasına alarak çıkacak.
Southgate'in bu maçta Yakın'ın 3-4-3'üne 3'lü savunmayla karşılık vermesi bekleniyor. Ama formasyon ne olursa olsun İngiltere için temel problem, orta saha dinamizmini tamamen öldüren uyumsuzluk. Turnuvanın ileriye doğru en yavaş paslaşan takımı, bu mecburi ahestelik içinde rakipleri tarafından çok kolay durduruluyor. Slovakya maçında son anda Jude Bellingham'ın harika golüyle turnuvaya tutundular ama bu tarihî röveşatanın tüm sorunları bir anda çözmesini beklemek hayalcilik olur.
- Muhtemel 11'ler: İngiltere (3-4-2-1) Pickford; Walker, Stones, Konsa; Alexander-Arnold, Rice, Mainoo, Saka; Foden, Bellingham; Kane. İsviçre (3-4-3) Mvogo; Akanji, Schar, Elvedi; Rodriguez, Zakaria, Aebischer, Ndoye; Vargas, Shaqiri, Okafor.
- Öne çıkan istatistik: Aslında tarih İngiltere'nin yanında. İsviçre'yle oynadıkları son 24 maçta sadece 1 kez yenildiler, büyük turnuvalarda 3 kez karşılaşıp 2 galibiyet 1 mağlubiyet aldılar. İsviçre bu turnuvalarda hiç çeyrek finalin ötesini görmedi.
Türkiye-Hollanda: 'Duygularım darmadağın...'
Türkiye bir kez daha hayli duygusal bir turnuva geçiriyor. İnişli çıkışlı ruh hâlleri takımın maçtan maça, devreden devreye bambaşka görünmesine neden olabiliyor. Avusturya maçı bu dengesizliğin her şeyiyle sahaya döküldüğü bir zafer akşamı oldu. Rekor hızda gelen golle yapılan başlangıç, Vincenzo Montella'nın Ralf Rangnick'in planlarını suya düşüren taktik dokunuşu, ikinci yarıda yerini "başı kesik tavuklar" gibi çırpınan bir takıma bıraktı. Neyse ki son anda Mert Günok'un olağanüstü kurtarışıyla Berlin bileti alındı. Öfori hâli milyonlara yayılırken Merih Demiral'ın "bozkurt" selamı kitlesel sevincin tartışmalarla, diplomatik krizle, ceza tehlikesiyle bölünmesine yol açtı. Hollanda maçı artık her şeyin ötesinde yersiz bir politik sosa da bulanmış oldu ve tribünde "devlet büyükleri"nin de yer alacağını öğrendik.
Romanya karşısında son 16 turunun en sorunsuz maçlarından birini oynayan Hollanda ise daha sakin ve berrak bir kafayla sahaya çıkmanın avantajına da sahip olacak. İki takımın da kanat oyuncuları ve kanat varyasyonlarıyla yarattıkları avantajları düşününce Dumfries, Ferdi Kadıoğlu, Barış Alper Yılmaz, Ake gibi oyuncuların karşı karşıya geleceği anların dikkat çekici olacağını söylemek lazım. Türkiye bu maçta orta sahada Hakan Çalhanoğlu'na kavuşuyor ama İsmail Yüksek ve Orkun Kökçü'den mahrum kalıyor. Hollanda'nın ise ilk 11'e Steven Bergwijn yerine formda Donyell Malen'ı yerleştirmesi bekleniyor.
- Muhtemel 11'ler: Türkiye (4-2-3-1) Mert Günok; Mert Müldür, Samet Akaydın, Abdülkerim Bardakcı, Ferdi Kadıoğlu; Kaan Ayhan, Salih Özcan; Hakan Çalhanoğlu, Arda Güler, Kenan Yıldız; Barış Alper Yılmaz. Hollanda (4-2-3-1) Verbruggen; Dumfries, De Vrij, Van Dijk, Ake; Reijnders, Schouten; Simons, Gakpo, Malen; Depay.
- Öne çıkan istatistik: Türkiye ile Hollanda arasında oynanan son 2 maçta 13 gol atıldı. Mart 2021'deki maçta Türkiye evinde 4-2 kazandı. Eylül 2021'de ise Hollanda iç sahada 6-1'le gülen taraf oldu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Sinan Ateş davasında ara karar açıklandı, 10 sanık tahliye edildi. EURO 2024'te Merih Demiral'a verilen cezanın gölgesindeki çeyrek finaller bu akşam 19.00'da İspanya ile Almanya arasında oynanacak maç ile başlıyor.
05 Tem 2024

YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026




