Twitter kestiği payı azalttı, Apple'da her şey aynı


Bitpanda ile Cardano’yu yakından tanıyın Ethereum kurucularından olan Anthony di Iorio , ünlü yatırımcı ve podcast programcısı Anthony Pompliano’nun son yayınına katıldı. Di Lorio, Cardano ve Polkadot’un gelecekte çok büyük potansiyele sahip olan kripto para birimleri olduğu görüşünü belirtirken bu 2 popüler altcoin’e yatırım yaptığını ve sıkı bir Cardano ve Polkadot hayranı olduğunu sözlerine ekledi . Bu son güncel haber üzerine Bitpanda ; Ethereum’un rakibi Cardano projesini ve yerel token’ı ADA’yı tanımaya davet ediyor. Cardano : Ouroboros Proof of Stake (PoS) konsensüs algoritması ile Cardano , kendi merkezi olmayan uygulamalarını çalıştırabilen ve bu nedenle günlük hayatın çeşitli yönlerine uygulanabilen, ölçeklenebilir, güvenli ve çevre dostu, merkezi olmayan bir finansal sistem (DeFi) sağlamayı amaçlayan kendi blockchain ağına sahip bir projedir. Dahası : Cardano'nun iki katmanı vardır: eşler arası işlemlerin gerçekleştiği Cardano Anlaşma Katmanı (CSL) ve merkezi olmayan uygulamalar için bir test alanı olan Cardano Hesaplama Katmanı (CCL). Saniyede yüksek işlem (TPS) ve benzer kullanım durumları sayesinde Cardano, popüler Ethereum ağının rakibidir. Cardano’nun yerel token’ı ADA : Şu an herkes tarafından gönderilip alınabilen bu kripto para; işlem sırasında kalıcı, güvenli ve değiştirilemez bir şekilde kaydedilirken Cardano blok zincirinde saklanır. ADA'nın son aylardaki popülaritesi, merakla beklenen Cardano güncellemelerinin (Alonzo) lansmanı, ağın Ethereum ile rekabeti ve genel olarak altcoin piyasasındaki olumlu duygulara bağlanıyor. Sırada ne var : Merakla beklenen Alonzo güncellemesi, Cardano'nun hem merkezi olmayan uygulamalar hem de akıllı sözleşmeler açısından Ethereum’a doğrudan rakip olmasını sağlayacak olmasının yanı sıra tıpkı Ethereum gibi, Cardano da blok zincirinde yerel kripto token’larının piyasaya sürülmesini destekleyecek. Bitpanda : Bitcoin, Dogecoin ve diğer popüler kripto paralara yatırım yapmak için güvenilir olan ve Avrupa’nın önde gelen yatırım platformu olan Bitpanda’da ; hesabınıza minimum 100 TL yatırdıktan sonra, kripto paralar dünyasına anında giriş yapabilir veya dünyanın ilk gerçek Kripto Sepetine yatırım yapmaya başlayabilirsiniz. Bitpanda’da, Cardano gibi yenilikçi bir ağa bu bağlantı üzerinden yatırım yapabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Facebook bu ayın başlarında, "hayran abonelikleri" gibi yeni özelliklerden en az 18 ay boyunca gelir kesintisi yapmayacağını duyurduğunda diğer sosyal ağların üzerinde, yapılan kesintileri yeniden gözden geçirmeleri için baskı yaratmış olabilir. (Kendisine laflar hazırladığımız Apple hariç, ona birazdan değineceğiz.)
Twitter bunun üzerine kullanıcılarının, ekstra içerik için takipçilerinden ücret almasına ve canlı ses özelliği Spaces için bilet alımına olanak tanıyan Super Follows özelliği için salı günü bir açıklama yaptı. Açıklamaya göre başlangıçta planlandığı gibi %20'lik bir kazanç kesintisi yapmak yerine, içerik oluşturucularının herhangi birinden veya her ikisinden 50 bin dolarlık kazanca ulaşana kadar yalnızca %3'lük bir pay alacağını açıkladı. Daha sonra ise Twitter'ın payı %20'ye kadar artacak.
Twitter'ın yeni indirimi vesilesiyle, Apple ve Google uygulama mağazalarının dijital hizmetleri için aldığı ücretlerin yaratıcı ekonomideki büyümeyi engelleyeceği yönündeki şikayetleri düşünmeye değer buluyoruz.
Stratechery yazarı Ben Thompson'ın uygulama mağazalarının Spaces bilet satışlarından ne kadar aldığına ilişkin yaptığı açıklamaya göre Twitter kullanıcısı, desteklediği bir içerik üreticisinin bir Spaces biletine 10 dolar ücret öderse Apple 3 dolar, içerik oluşturucu 6,79 dolar ve Twitter 0,21 dolar kazanacak. (İçerik oluşturucu 50 bin dolar kazancı geçtikten sonra, bu dağılım, Apple 3 dolar, içerik oluşturucu 5,60 dolar ve Twitter 1,40 dolar şeklinde olacak.)
Apple ilk günden beri, kendisini yaratıcı insanlara ellerinden gelenin en iyisini yapmaları için yetki veren bir şirket olarak konumlandırdı. Orijinal Macintosh'taki yazı tiplerinden ilk iPhone'daki kameraya kadar, bir şeyler üreten insanlar için birinci sınıf araçlar geliştirdi. Ancak şimdi, App Store politikalarıyla Apple artık internette başarılı olan bağımsız içerik oluşturucuların önündeki en büyük engellerden biri olma yolunda ilerliyor dememiz yanlış olmaz.
Bu konuda Apple'a söylenmek istediğimiz başlıca nedenler şöyle:
- Apple'ın, uygulama içindeki dijital içerik satın alımı ödemeleri için uygulama içi satın alma sistemini (IAP) zorunlu kılması ve
- IAP'de %30'luk Apple payı ve bu kesintiden, uygulama içinden taracıya yönlendirerek kurtulmaya çalışan yazılımcılara izin vermemesi (Spotify'ı, ödeme almak için kendi web sitesine yönlendiren içerik gösterdiği için yasaklamış ve davalık olmuşlardı.)
Google'ın tarayacısında sadece Google Pay ile ödemeye izin vermesi nasıl bir kaos yaratırdı sizce? Ya da Stripe aynı ve hatta belki de daha sofistike ödeme platformu için %3 pay keserken Apple'ın %30'u biraz fazla değil mi?
Yaratıcı ekonomisi ekosistemi liderlerlerinden Li Jin'e göre Apple ödeme sistemi olarak sadece IAP'yi zorunlu tutmamalı, Stripe gibi diğer ödeme platformlarını da kullanıcının seçim özgürlüğüne bırakmalı. Kestiği payı düşürmeli, uygulama sahiplerine kullanıcılarıyla iletişime geçecekleri daha özgür bir ortam sunabilmeli. Yoksa Apple ve Twitter ardından, mobil operatörlerin de verdikleri hizmet dolayısıyla ücret kesmemeleri için bir neden var mı?

Apple politikalarını yumuşatır mı bilmiyoruz ancak antitröst davaları biraz olsun umut vadetmeye devam ediyor diyebiliyoruz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Gerçeklikten kaçış ve sanal gerçeklik; Twitter, Facebook ve özellikle Apple'ın platform kesintilerinin yaratıcı ekonomisi üzerine etkileri
24 Haz 2021

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
HMD, yapay zeka asistanına erişim sunan bir tuşla donatılan retro Nokia telefon serisini tanıttı. Serideki sohbet robotu odağı, bir kez daha yapay zekanın dokunabildiğimiz versiyonunun nasıl görüneceğine yönelik soruları gündeme taşıdı.

Kullanıcılar ChatGPT, Claude ve Gemini’a aynı soruları sorduklarında çoğu zaman benzer doğrulukta yanıtlara ulaşsa da deneyim aynı hissettirmiyor. Dil modelleri arasındaki performans farkı daraldıkça rekabetin odağı, IQ'dan duygusal zekaya (EQ) ve davranış tasarımına kayıyor.

Google’ın yapay zeka özetleri yayıncıların arama trafiğini azaltırken, yapay zeka dedektörleri de insan eliyle yazılan metinleri yanlışlıkla makine üretimi olarak işaretleyebiliyor. İnternetin yayıncı, arama motoru ve okur arasındaki eski dengesi çözülürken yeni dönemin temel sorusu şu: Bir metnin kim tarafından ve nasıl üretildiğine dair güven nasıl tekrar inşa edilecek?

Sam Altman, yakın zamanda katıldığı bir podcast programında yapay zeka yarışında bilimkurgu romanlarına konu olacak bir aşamaya gelindiğini duyurdu. Fakat OpenAI CEO’su, "Artık teknolojik tekilliğin (singularity) içindeyiz" dediğinde aslında yalnızca yapay zekanın geldiği noktayı tarif etmiyor, onlarca yıldır laboratuvar tartışmalarında ve gelecek tahminlerinde bahsi geçen bir kavramı da bugünün gündemine taşıyordu.

Sosyal medya ve akıllı telefonların olmadığı bir dünyayı hiç tanımamış olan genç nesiller, bugün kablolu kulaklıklar, retro oyun konsolları, CD’ler ve analog kameralara büyük bir rağbet gösteriyor. Dikkat süresini tekeline almayacak ürün ve hizmetler peşinde koşan bu kuşak, “yavaş teknoloji” olarak anılan bir akımı sessiz sedasız yükseltiyor.



