Facebook Campus, 16 yıl sonra yeniden

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
"Bu yıl kısmi veya tam zamanlı uzaktan öğretime geçen üniversiteler, öğrencileri zorlamaya başladı. Bu nedenle kampüse ve üniversiteye bağlı kalmanın daha iyi bir yolunu bulmak her zamankinden daha önemli" ~ Facebook
- Bir cümleyle Campus, Facebook'un sadece üniversite öğrencileri için oluşturduğu bir Facebook. Yani Mark Zuckerberg, 2004 yılında yaptığı Facebook'un ilk versiyonunu bu yıl, 16 yıl sonra, ayrı bir uygulama olarak tekrar tanıtmış oldu.
- Nasıl? Campus'ü kullanmak için .edu uzantılı üniversite e-posta adresinizle kayıt oluşturmanız gerekli. Doldurulması gerekli alanlardan bir diğeri de mezuniyet yılı bilginiz. Hangi bölümde okuduğunuz, aldığınız dersler, memleketiniz, yaptığınız çift ana dal, yan dal, kurucularından olduğunuz ve kimsenin katılmadığı kulüpler gibi bilgiler ise opsiyonel olarak girilebilecek.
- Hesap oluşturulduğunda ortak ilgiye sahip sınıf arkadaşlarınızı bulup onlarla bağlantıya geçebilecek, okulunuza ait haberler okuyabilecek, konferans ya da konserlere sanal olarak bağlanabileceksiniz.
- Nerede? Şu an için sadece ABD'de 30 üniversitede kullanıma açılan Campus'e öğrenciler Facebook uygulaması içinden erişebilecek. Campus üzerinde yaratılan profiller asıl Facebook profillerinden ayrı olacak ve Campus içerisindeki haber akışı kişiye özel olacak.
- Ana özellikleri Campus'e özel haber akışı, Campus rehberi ve gerçek zamanlı chat uygulaması olan Campus'ün iş modeli de Facebook'la aynı. Kısaca sıkı güvenlik önlemleriyle korunduğu belirtilen verilere özel kişiselleştirilmiş reklam gösterimi.
- Ne olur? Üniversitelileri Tiktok videolarından ya da Instagram Reels'dan koparabilir mi emin olamasak da Campus'ün ilgi uyandıracağından eminiz zira aynısının 16 yıl önce Harvard'da çok ses getirdiğini biliyoruz...
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Facebook geçtiğimiz hafta açıkladığı Kampüs uygulamasıyla 2005 yılındaki Facebook'u yeniden keşfetti. TikTok ise milyar dolarlık bir şirkete dönüşmesini sağlayan algoritmalarını açıkladı.
17 Eyl 2020

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Televizyonda sunucuların “50 milyon bizi izliyor” dediği günlerden herkesin kendisi için üretilmiş başka bir içerik akışında yaşadığı "yankı odaları" dünyasına geldik. Sosyal medya ortak metni parçaladı, üretken yapay zeka ise kişiselleştirmeyi başka bir aşamaya taşıdı. Peki bu ortamda kitle iletişimi tamamen öldü mü? Belki de buradaki asıl krizi erişimin azalması değil, ortak gerçekliği kuran sistemlerin giderek daha az hesap verebilir hâle gelmesi olarak okumalıyız.

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.



