

Yenilenen tasarımıyla MG ZS şimdi Türkiye’de
MG ZS Benzinli, elektrikli bisikletiyle şehirde Elektrikli bisiklet, scooter kullanımı gibi akımlara uygun bir yaklaşımla piyasaya çıkan ve geçtiğimiz yıl elektrikli modelleriyle Türkiye pazarına giren MG , yeni benzinli modeli ZS ’i…
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
ABD’de politika faizinin 75 mi yoksa 100 baz puan mı artırılacağını yaklaşık 12 saat sonra öğreneceğiz. Kuruldan çıkan karar ne olursa olsun Fed tarafından (gecikmeli de olsa) benimsenen patika oldukça net. Faiz oranları artmaya devam edecek.
Piyasa beklentileri ağırlıklı olarak 75 baz puan artırıma işaret etmekle birlikte Powell’ın toplantı sonrasında vereceği mesajlar çok önemli. Patikanın şahinlik katsayısının öğrenileceği bu konuşmanın ardından mevcut beklenti ve fiyatlamalarda güncellemeler görmemiz çok olası.
Fed an itibarıyla, faiz oranlarında aşırı bir hareket yapmakla (ekonomik yavaşlama) yapmamak (kalıcı enflasyon) arasındaki ince çizgi üzerinde hareket ediyor. Yürütülen iletişim, verilen mesajlar ve alınan aksiyonlar politika faizini yılın sonunda %4’ün üzerinde olması beklentilerini güçlendiriyor.
Bu toplantıda bu eğilimin değişmesi beklenmiyor zira ülkede talep yönlü enflasyon hala çok güçlü ve tabana yaygın bir seyir içinde. Merakla beklenen cevap ise nötr faiz olarak adlandırılan başabaş oranın nerede oluşacağı. Bu cevap için de en önemli ipucu kurum tarafından güncellenecek ekonomik beklentiler olacak. Tahmin setindeki güncelleme ise muhtemelen oldukça kapsamlı olacak zira artan enflasyon beklentileri ve en az iki tanesini daha art arda göreceğimiz 75’er baz puanlık faiz artırımları istihdam piyasasından büyüme beklentilerine kadar her ekonomik göstergeyi etkileyecektir.
Kısaca bu gece gözler önce FOMC toplantısından çıkacak kararda, sonrasında da Powell’ın mesajlarında olacak. Sonrası ise mesajlar çerçevesinde şekillenecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Fed resesyon ile kalıcı enflasyon arasındaki ince çizgide yürüyor, Avrupa'da borçlanma maliyetleri tarihî düşük seviyede seyrediyor, Hazine'nin borç hacminde tarihî zirve görülüyor.
21 Eyl 2022

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta yurt içinde Eylül ayı işgücü ve dış ticaret istatistikleri ile üçüncü çeyrek turizm gelirleri öne çıkarken, yurt dışında Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz kararları ön planda.
26 Eki 2026

Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.

Türkiye ile Suriye arasında, savaş yıllarında büyük ölçüde atıl kalan sanayi tesislerinin yeniden faaliyete geçirilmesi ve yeni sanayi bölgelerinin kurulması için uzun zamandır geniş kapsamlı bir hazırlık yürütülüyor. Son dönemde açıklanan projeleri birlikte değerlendirdiğimizde, Türkiye’nin Suriye’de üç ayaklı büyük bir yatırım planı uygulamaya hazırlandığı görülebiliyor



